Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ve iklim mültecileri geliyor

30.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır


Küresel Isınma Kurultayı'na sevil toplum örgütü önderleri katılarak önemli tebliğiler sundu.


Kuresel Isınma Kurultay'nda dikkat çekilen konulardan biri yalıtım oldu...İkinci oturumda yalıtım meselesi tartışıldı.

 

 

Ekonomi Gazetecileri Derneği Küresel Isınma Kurultayı’nı yaklaşık 50’ye yakın sivil toplum örgütü ile birlikte gerçekleştirdi…

Toplantının öğleden önceki bölümleri bir şekilde kamuoyuna yansıdı. Ancak her zaman çok ilgi gören kapanış oturumunda konuşan Bangladeş İstanbul Başkonsolosu Muhammed Monirul İslam’ın iklim değişikliğine ilişkin sözleri Kurultay’a katılımcılarda şok etkisi yarattı.

Muhammed Monirul İslam Bangladeş’in iklim değişikliğinden en çok etkilenen ama iklim değişikliğine en az neden olan ülke olduğunu vurgulayarak başladı konuşmasına ve sonra devam etti:

. Dünyanın 1 derece ısınmasıyla Bangdaleş’in yüzde 20’si sular altında kalacak.

. Ve benim ülkemde milyonlarca iklim mültecisi olacak. 30 milyon insan göç emek zorunda kalacak.

Evet 160 milyon nüfuslu bir ülkeden çıkan bu önemli ses aslında iklim değişikliğinin gelecekte yaratacağı en büyük yoku da ortaya koyuyordu.

Yani en çok yağmur, en soğuk, en sıcak gibi hatta hortum, dolu gibi bugünlerde yaşamımıza girmeye başlayan şok değişikliklerin en önemlisi iklim mültecileri olacak. sorun çok büyük… Ve herkes bu sorun çözülmezse bir şekilde payını alacak.

Bu yüzden SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Değer Saygın sözleri Kurultay’ın en değerli cümleleri olarak kayıtlara geçti.

Değer Saygın sera gazı salımlarının üçte ikisinin enerji sektöründen geldiğinivurguladı ve bu alanda değişiklik önerisi getirdi.

Hem de acil bir değişiklik… Ve bir başka önemli noktaya dikkat çekti ve şu satırların altını çizdi:

. Yenilenebilir enerjide yatırım maliyetleri azalıyor. Verimlilik artıyor. Enerji verimliliğini artırma konusunda tüketicilere de ciddi görevler düşüyor.

. Türkiye hem güneş hem de rüzgâr enerjisinde dünya fiyatlarının altında … Jeotermalde ise kurulu güç açısından dünyada ilk 5’teyiz. Gelecek yılın başında rüzgâr ve güneşte yeni YEKA’lar açıklanacak.

. Enerji dönüşümü sadece iklim değişikliği açısından değil ekonomik ve sosyal açıdan da ciddi faydalar sağlayacak. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisinde elinde çok büyük fırsatlar bulunuyor

Kurultay’ın bu defa ki farklıklarından biri de kadınların ağırlığı oldu. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi’nin önerisi ile bu yıl ilk oturumun konuşmacıları da yöneticisi de kadın oldu.

ÇEVKO Başkanvekili Fügen Soykut başkanlığında gerçekleşen bu oturumda gazeteciler Meral Tamer, Mine Acar, Canan Eraslan ve Serpin Alparslan çok önemli mesajlar verdi.

 

 

Yalıtımı büyüt cari açığı küçült

Kurultay’ın önemli konuşmacılarından biri de Austrotherm’in Türkiye Genel Müdürü Özgür Kaan Alioğlu oldu. Yalıtımı anlattı Alioğlu ve mesajları verdi:

. Avrupa’da şuan ortalama 12 cm kalınlıkta ısı yalıtım levhası kullanılıyor. Ama bu da Avrupa’ya yetmiyor. Önümüzdeki yıllarda 2020 enerji perspektifi çerçevesinde ısı yalıtım kalınlıklarını daha da artırmaya çalışıyorlar.

.  Mevcut politikaları, önümüzdeki yıllarda sıfır enerjili binalar yapmak yönünde. Yani artık enerji tasarrufu yapmak istemiyorlar, artık enerjiyi kullanmamak istiyorlar. Bu, bina hiçbir şekilde fosil yakıt kullanmayacak, atık gaz olmayacak, iklim değişikliğine herhangi bir negatif etkisi olmayacak demek.

. Mantolamanın kalbinde ısı yalıtım levhası yer alıyor. Geleceğimiz için en önemli konu olan doğanın korunması açısından enerji tüketiminin azaltarak salınan karbon gazları miktarını yaklaşık yarı yarıya düşürebiliriz.

. İki kat daha kalın mantolama ile bunu sağlarken aynı zamanda tüketicilerin yaklaşık 2 kat (100%) daha fazla enerji tasarrufu yapmaları da sağlanmış oluruz. Mantolama yatırımlarının geri dönüş sürelerini yaklaşık 40% oranında azalır.

. Ülkemizin konutlarda ısıtma-soğutma amaçlı ithal ettiği enerji miktarı nerdeyse yarı yarıya inmiş olur. Bu sayede enerji ithalatı kaynaklı cari açık sorunumuzun çözümüne de büyük bir katkı sağlanır.

 

Tüket attan vazgeç

Kadınların oturumun yöneten ÇEVKO Vakfı Başkanvekili Fügen Soykut verdi. Soykut’un altını çizdiği noktalar şöyle oldu:

. Küresel ısınma ve iklim değişikliği uzak ya da yakın gelecekte değil, bugün yaşanan bir olgu bunu bilmeliyiz.  Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için farkındalık ve aksiyon almak çok önemli.

. Tüket – At mantığı yerine, “sürdürülebilir üretim-sürdürülebilir tüketim-geri dönüşüm” süreçlerini içeren döngüsel ekonomi, sürdürülebilir bir gelecek için büyük önem taşıyor. Doğal kaynak tasarrufu ve daha düşük çevresel etki, sürdürülebilir bir ekonomik sistemle desteklenmelidir.

 

Sektörün duayen isimlerinden Abdullah Kiğılı son döemde iki önemli çıkışa imza attı.

Abdullah Kiğılı'dan iki önemli adım

Türkiye’de erkek hazır giyim sektörünün oluşmasında ve gelişmesinde öncü rol üstlenen aktörler arasında yer alan Kiğılı 1938’de kuruldu. Bugün Kiğılı ve Abdullah Kiğılı Exclusive Cut markalarıyla, yurtiçinde toplam 67 ilde 225 mağazada ve yurtdışında 15 ülkede 26 satış noktasında hizmet veriyor.

Bu markayı yaratan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı aynı zamanda sektörü de önderlik yapan bir isim olarak öne çıkar. Sektörü bir araya toplayan Birleşmiş Markalar Derneği’nin kurucularından Abdullah Kiğılı oldu. ne zaman sektörde bir sorun olsa o koştu ve çözdü. Her zaman sektörün Abdullah Abisi oldu. son dönemde iki flaş çıkış ile yeni gündemde Abdullah Kiğılı…

İlki 10 Kasım reklamları… Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sevgiyi hatırlattı herkese… Herkesi düğmesini iliklemeye davet etti 10 Kasım’da…

Muhteşem bir reklamdı… Bir marka tanıtımından çok Mustafa Kemal’e yönelik sevgimizin ekranlara bir kere bin kere daha taşınmasını sağladı.

İkinci öne çıkışı ise yıllardır tüketici için kabus olun, sektörün itibar kaybı olan bir yanlışlığı rüzeltmek için net bir adım attı.

Ve Kiğılı yıllardır süregelen bir geleneği sonlandırdı. Artık alışverişin kurallarını yeniden yazıldı. İndirimlerde sıkça duymaya alıştığımız “e varan” ve “a varan” söylemlerine karşı duruş geliştirdi.

Kiğılı, YouthWorks tarafından hazırlanan ve iki filmden oluşan “Kiğılı’dan çok net hareket” isimli yeni reklam filmini yayına aldı.

Reklamda bir baba ve kızın arasında geçen diyaloglarla ”e varan” kelimesinin absürtlüğüne dikkat çekilirken; ikinci filmde ise bebek bekleyen bir çiftin sohbeti eşliğinde günlük hayatta “e varan” söyleminin yarattığı komediye şahit oluyoruz. Reklamın sonunda, markanın indirim döneminde belirsizliğe son veren, açık ve net kampanyasına dikkat çekiliyor.

 

Kemal Akar ve Sadettin Çay'in önderlik ettiği ekonomi buluşmasının ilk konuğu İSD Başkanı Erdal bahçıvan oldu. Sabah erken saatte yapılan toplantıya çok sayıda işadamı, gazeteci ve sevil toplum örgütü önderi katıldı.

Mesleki eğitimi teşvik etmeliyiz

Madeni Eşya Sanatkarları (İMES) Sanayi Sitesi’nin başkanlığını aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası’nın da yönetiminde yer alan Kemal Akar yürütüyor.

İstanbul’un en sevilen sayılan işadamlarından biri… Yönetiminde Sadettin Çay gibi iyilikseverliği ile ünlü işadamları yer alıyor. Son dönemde herkes dururken onlar yeni sanayi siteleri açmaya devam ediyor. Gebze’de ardından da Bandırma’da yeni sanayi siteleri geliyor.

Hem işlerini iyi yapan hem de ticari hayatta ahlaki kurullara sıkı sıkı bağlı kalmaya başaran bu ekibin başlattığı ekonomi buluşmalarının konuğu İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan oldu. Bahçıvan hem sorunlarını dile getirdi hem de çözüm yollarını şu sözlerle anlattı:

. Geçmiş yıllarda ekonomi, yüksek enflasyon, yüksek faiz, döviz kurlarındaki artış ve öngörülemezlik gibi sıkıntılardan çok çekti.

. 2000’li yılların başında uygulamaya konan ekonomik plan ve atılan temel ile AK Parti hükümetinin istikrarlı şekilde bu planı uygulamasının 2016 yılına kadar meyveleri topladık.

. Bu dönemde öngörülebilir döviz kuru, tek haneli enflasyon ve faizlerin makul boyuta gelmesi başarıldı.

. Son dönemde yaşanan rehavet nedeniyle sistem 2018 başından beri tökezlemeye başladığı. Ve son günlerde tekrar dengelenme sürecine girmeye çalışıyoruz.

. Finansal istikrarsızlığın sonuçları tansiyonun hasarına benzer. Tansiyonun inip çıkar bir noktada dengeleye gelir ama vücutta tahribata yol açar.

. Ekonomi dengelendikten sonra bir check-up ile hangi sektörde kalıcı sorun olduğunun tespit edilmesi gerekir.

. Yeni dönemde atağa kalkmamız gerekiyor. Bunun için müteşebbis eksiğimiz yok. İkinci nesile de yansımış olan bir müteşebbis gücü var.

. Finansman konusunda ise milli bir finansman politikası lazım. Sanayinin finansmanı özel sektör finansmanına bırakılmamalı.

. Sanayinin finansmanının ayrıştırılmış ve özerkliğinin olması gerekiyor. Kalkınma Bankası’nın tekrar modernize edilerek sanayinin hizmetine sunulması talebimiz var.

. Bu konu Türkiye’nin gündemine geldi. Sanayicimizin zorluklarla topladığı kaynak finansman olarak kaybediliyor.

. İSO 500’de son 7 yılın ortalamasına göre sanayici kazandığının yüzde 52’sini finansmana harcıyor ve dünyada böyle bir örnek yok.

. İnsan konusunda ise eğitim sistemimiz sanayiyi beslemiyor. Meslek liselerinin kökünü kazıdık. Okullar tarla, öğrenciler tohum ise tarlaya tohum ekemiyoruz.

. Keşke önümüzdeki 10-15 yıl en yetenekli evlatlarımızı öğretmen olmaya yönlendirsek, okulların önemi içindeki eğitimden geçiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük burç yorumları. 12 Aralık Çarşamba, günlük astroloji yazıları. Tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak,...

11 Aralık Salı günlük burç yorumları. Günlük astroloji ve burç yazıları. 11 Aralık Salı.

Yazarlar
Website Security Test