Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Karışan Akdeniz

14.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir, Anadolu’nun en batısında, Akdeniz’in en doğusunda önemli bir liman kenti olarak tarih boyunca Akdeniz’e damgasını vuran bir yerleşim olarak göz doldurdu. İzmir körfezi hem bir sığınma limanı hem de Anadolu’nun nimetlerini dışarıya taşımanın bir çıkış noktası oldu.

Kapalı bir denizin etrafındaki kültürleri birbirine bağlayan en önemli unsur ise denizcilik ve denizciliğin kilit noktaları olan doğal limanlar. Bu limanlar, ekonominin, kültürel ve toplumsal ilişkilerin düğümlendiği merkezler oldu. İzmir Körfezi de bu doğal limanlardan birisi. Bu nedenle İzmir’in genlerinde liman var diyoruz.

 

Akdeniz Toplantıları

İki yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Akademisi, İzmir körfezi ve limanının çevresine kattığı tarihi, ticari, kültürel ve toplumsal değerler ile Akdeniz havzası içindeki olanakları bir dizi toplantı ile ele aldı.

Geçtiğimiz günlerde de, İzmir’de Akdeniz temalı 2 toplantı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Akdeniz Akademisinin 6-7 Aralık tarihlerinde düzenlediği uluslararası sempozyumun konusu “Akdeniz’in Kıyı Kentlerinde Sürdürülebilir Yaşam” idi. Prof Dr. Adnan Akyarlı’nın yönlendiricilik yaptığı oturumda Başkan Aziz Kocaoğlu da “İzmir Modeli”nin körfeze ilişkin özelliklerini aktardı.

Yaşar Üniversitesi Akdeniz Araştırmaları Merkezinin 14 Aralık günü düzenlediği uluslararası katılımlı toplantıda ise “Levant’ın Liman Kentleri” üzerinde duruldu. “Yaşar Üniversitesi Akdeniz Araştırma ve Uygulama Merkezi” Akdeniz coğrafyasındaki ilişkileri ve sorunları çeşitli yönleri ile değerlendirmek amacıyla beş yıl önce Türkiye’nin Birleşmiş Milletler temsilcilerinden emekli Büyükelçi  Ertuğrul Apakan tarafından kuruldu. İkincisi düzenlenen liman kentleri konulu etkinliklerin benzerleriyle Akdeniz’in daha iyi kavranması  amaçlanıyor.

Dünyanın en güzel iklimine ve doğasına sahip, zeytin, üzüm, incir gibi dünya nimetlerinin yoğun olarak bulunduğu Akdeniz, ünlü tarihçi Braudel’in dediği gibi, 16. yüzyıla dek dünya ekonomisinin ve toplumsal hayatının bel kemiği idi. Ancak dünya ticaretinin Akdeniz’den Atlantik ve kuzey denizi limanlarına kayması, Akdeniz’in altın çağının sarsılmasına neden oldu. Genç yaşta aramızdan ayrılan tarihçimiz Faruk Tabak bu gerilemeyi “waning of the mediterranean – Solan Akdeniz” başlığı ile kitaplaştırdı.

 

Sorunlar Yumağı Akdeniz

Günümüzde de, Akdeniz’e kıyı devletler ve kentler deniz kirlenmesi dahil birçok ciddi sorunla karşı karşıya. On  yıl önce Fransa Adalet Bakanlarından ve Alpler - Cote d’Azur Bölgesi (PACA) Belediye Başkanı Michel Vauzelle’in Marsilya’da düzenlediği “Akdeniz ve Avrupa” konulu toplantıya katılmıştım.  Toplantıdaki konuşmalarda kuzey Afrika ile güney Avrupa ülkeleri arasındaki gerginlik belirgindi.

Bu durum, CIA’nin körüklediği “Arap Baharı” denilen kargaşa ile daha da kötüye gitti. Libya’nın Amerikan müdahalesiyle hunharca parçalanması sonucu, Akdeniz, zavallı göçmenlerin sahipsizce boğuldukları bir denize dönüşmeye başladı.

ABD kökenli Exxon adlı uluslararası şirketin İsrail ve Güney Kıbrıs açıklarında, Türkiye’yi dışlayarak doğal gaz araması da Akdeniz’de gerginlikleri tetikleyen tehditlerden biri olarak gelişiyor. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ta deniz üssü kurmasına muhalefet edenlere karşı CHP milletvekillerinden emekli Büyükelçi Onur Öymen, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Akdeniz’de kurmak istedikleri enerji denkleminin Türkiye’ye karşı kurulduğuna dikkat çekerek, "bize karşı kurulan bir dengenin tarafı” olmayı düşünenleri kınıyor.

Tüm kötü gidişe karşın Akdeniz’de ticaret gelişiyor. Venedik Belediye Başkanlarından, Prof. Dr. Paolo Costa, “küresel geçiş ve yerel ticaret ortamı olarak Akdeniz’in geleceği” başlıklı sunumunda, dünya ticaretinin yüzde 70’inin denizlerde geliştiğine dikkat çekti. Sunduğu verilerden, Akdeniz ülkeleri arasında ve Süveyş kanalı yoluyla deniz ticaretinin son yıllarda çok yoğunlaştığı görülüyor.

Akdeniz’in barış gölü olması isteniyorsa, sorunları emperyalist müdahalelere bel bağlayarak değil de ikili görüşmelerle çözmenin, ülkelerimiz için en doğru siyaset olacağı açıktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 22 Ocak 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 21 Ocak 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 20 Ocak 2019 Cumartesi Pazar. Hafta sonu astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test