Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türk turizminde bir şeyler yapılmak isteniyor; ancak...

14.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk turizmi, elli seneyi aşan geçmişiyle ülkenin “ödemeler dengesine” gittikçe artan ve etkili bir katkı sunuyor. Ancak zaman zaman krizler ile içten ve dıştan gelen etkiler, sektörün performansını etkiliyor. Son iki yıldır olduğu gibi...

 

Yaşananların tesirleri de geçmiş değil.

Çünkü krizler, öyle bir kaç günde geçen ve tesirlerinin hemen ortadan kalktığı olaylar değildir. Etki ve tepkilerinin iyi analiz edilmesi gerekir. Peki ne olacak? Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından “Başbakanlık” kaldırılınca bakanlar ve bakan yardımcılıkları ortaya çıktı. Bürokrasideki “müsteşar” ve “müsteşar yardımcıları” tarihe karıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ise sektörde isim yapmış bir şirketin sahibi atandı. Memnun olmadım değil; çünkü hiç olmazsa bu iş nasıldır ve neler yapmalı gibi acemilik evresi soruları ile zaman kaybı yaşanmadığını düşündük.

Sayın Bakan özel sektörden; ama çarkların devletteki, hele bu yeni sistemdeki işleyişinden ne kadar haberdar ve bu anlamdaki acemiliklerden ne kadar etkilenir, göreceğiz...

Devletin mekanizması, özel sektöre benzemez; önce bunun bilinmesi gerek. İkincisi, sektöre olan hitabetinde eksiği ve fazlasıyla yapılması düşünülenleri dikkatle ve doğru biçimde ifade etmesi gerekmektedir. Sayın Bakanın tavırları kararlılık ifade ederken, “Gelirseniz geliniz, uçak kalkıyor, açıkta kalırsınız” gibi tehditvari hitaplarının ise hayret ve tedirginlik uyandırdığı yönünde tesirler görülmektedir.

Ayrıca dışarıdan getirdiği tanıtma ile ilgili elemanların apar topar “Türkiye’ye kim geldi, neden geldi, ne bıraktı, ne bırakmadı” sorularına ilişkin doğru dürüst verilerin olmadığına yönelik beyanları ise, ne yazık ki sektörde ve işi bilenlerde “tebessüm” ve yanı sıra “ciddi endişe” uyandırdığı gibi yadırgandığını da söylemek isteriz. “Tanıtma için veri yok” lafı, en hafif tabirle “bakanlığın geçmişini bilmeyenlerin acemiliğinden” başka bir şeyi değildir.

Antalya toplantısında bunu söyleyenlerin değerlendirmeleri, sektörde hala konuşulmakta ve gülüşmelere yol açmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda, Emniyet Müdürlüğü’nde ve Merkez Bankası’nın bütçe prensiplerinde bu konuya ilişkin değerlendirmeler mevcuttur. Senelerdir yapılmaktadır. Bakanlığın arşivlerinde de vardır. Bu hesaplamaların, söz konusu kurumların koordinasyonuyla yapıldığının bilinmemesi, calib-i dikkattir.

Öyle görünüyor ki “bilmeden konuşmak” ve “bilmeyenlerle çalışmanın zorlukları” ne yazık ki Sayın Bakanı beklemektedir.

 

Tanıtma ve girdi hesapları

Türkiye’nin tanıtımı ve buradan elde edeceği girdi, yanlızca sektörün iç dinamikleri ile değil, dış tanıtım ve satış dinamikleri olan boyutları arasındaki çok sıkı işbirliğine bağlıdır. Evet, bunun da şartı “işi bilmek” ve tedarik dinamiklerini harekete geçirecek bütçe imkanlarının mevcudiyetidir.

Ancak Türkiye’nin gidişatında dış rezervasyon dinamiklerine pek itibar edilmediği ve dışlanma eğiliminin olduğu sezilmektedir. Türk Hava Yolları ise çok önemli bir turizm enstrümanı ve unsurudur. “İki yaka arasında taşıyamadığın” turist, senin değildir. Bunun yanında konaklama imkanları ve diğer unsurların da iyi koordine edilmesi şarttır. Sayın Bakanın “Her işi biliyorum” düşüncesine kapılmadan geniş bir koordinasyonla çalışması faydalı olacaktır.

 

İyi işler yapılmasını umuyorum.

Ancak tekrar ifade etmek isterim; son olarak “turizm fonu” gündemdedir. Bunun “salma” tesirli tanıtımı, sektörü ve tarafları tedirgin etmiştir. Bu teşkilatın çalışması, kontrolü ve devlet parası kadar sektörden toplanacak paraların sarfında ortak yönetimin olup olmayacağı açıklığa kavuşmadan işe başlanması iyi olmayacaktır. Bu muhakkak düşünülmüştür. Sayın Bakanın özgüvenini kullanması ve serdetmesi olumludur. Ancak biraz daha tecrübe isteyen kadrolara dikkat ederek, bunların konuşmalarını süzgeçten geçirerek ve dikkatlerini çekerek çalışması iyi olacaktır.

 

Sektöre gelince

Son sözüm sektörün kendisine... Sivil toplum örgütlerinin, her şeye uzak duran, adeta bana dokunmayan bin yaşasın tavrıyla sektörün etkisini yok olma noktasına getirdiği ortadadır.

Bakanlığın ve sektörün sivil örgütlerinin “yıllanmış” başkanlarının artık yeni gelenlere yardımcı ve uyarıcı olması gerekmektedir. Aksi halde zaman kaybederiz...

Sektörden gelen bakanın etki ve yetkisi, özellikle de bilgisi olabilir ve faydalıdır. Bunun yanında “kendisine” ait olumsuzlukları da olabilir.

Geleceğe yönelik isteğimiz ise günün yanlış ve doğrularının harp şekline dökülmeden işlerin olması gerektiği gibi yapılması, elli yıllık turizm geçmişimizde bilenlerin, görenlerin ve yaşayanların da yaptıklarını kötülemeden, bugünün şartlarının gereklerini yerine getirerek işlerin düzenlenmesi ve nihai etkin “kazancın” sektöre ve ülkeye kazandırılmasıdır.

Bilmem anlatabildim mi... Unutmayalım, işler havada değil, ciddi takip altındadır.

Yeni testinin suyu soğuk olur. Ancak kırmayalım ve kontrolü de eksiltmeyelim.

Takip edeceğiz Sayın Bakan, iyiyi takdir edeceğiz, yanlışların ve yanlış söylemlerin de tenkidini yapacağız. Dilerim her şey yolunda gider...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 - 24 Mart 2019 Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kov...

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, GÖZLEM'in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı, işte görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test