Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Suriyelilere satılacak gazete!..

1.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk basınının "ne hâlde olduğunu" anlatmak istiyorum, bu hafta; hem de "en acı örneklerden birini" sütunuma koyarak!..

1955 yılının sonbaharından beri "önce amatör / 20 lira haftalık" ile İstanbul'da, kısa bir süre sonra 1956'da Ankara'da "profesyonel / 150 lira aylık ile" başladığım 63.5 yıllık gazetecilik hayatımda çok güzel günlerle beraber, sıkıntılı, acı süreçler de vardı.

Mesleğin içinde yaşadığım bu 63.5 yılda, basınımızın çok büyük çoğunluğunu, hem kurumsal, hem kişisel bazda etkileyen "maddi, manevi, siyasi, askeri, adli krizler" oldu; atlattık.

Şimdi, "Bugün ne hâldeyiz" onu ortaya koyacak olan örneği, sütunumda sizlere sunacağım, değerli okurlarım.

Bilesiniz ki, çok sevdiğim, değer verdiğim, inandığım, güvendiğim bir meslektaşımın geçen hafta "gazetesinin başyazısının bulunduğu" sütundaki "SURİYELİ BİR MÜŞTERİ ARIYORUZ" başlıklı yazı kadar "beni sarsan, şok eden" pek az olay vardır, meslek hayatımda...

Çalıştığım gazetelerden bazılarının "Paydos" dediği, kapılarına "kilit vurduğu" ya da "vurdurulduğu" ya da "satıldığı" günler oldu, ama "Suriyeli kurtarıcı" aramak?..

Bu tablo, sadece "basınımızın değil, ülkemin içinde olduğu durumu" göstermiyor mu?..

Daha birkaç ay önce Gaziantep'teydim, Ökkeş Özekşi'nin çıkardığı "GAZİANTEP 27" adlı gazetenin, pırıl pırıl bürosuna gitmiş, gazetenin kadınlı / erkekli ve de cıvıl cıvıl, meslek heyecanını coşkuyla yaşayan genç mensuplarıyla tanışmış, onlarla sohbet etmiş, çaylarını içmiş, beraber resim çektirmiştim.

Evet, birkaç ay sonra, "yorum yapmadan, noktasına virgülüne dokunmadan" sütunuma aldığım okuyacağınız "Ökkeş Özekşi" imzalı başyazı, "bugün Türk basındaki sarsıntının şiddetini ve sebeplerini" çok iyi anlatıyor; çaresi var mı; işte başyazının başlığı da "onu" çok iyi anlatıyor, yalnız bir engel var; acaba "aranan yabancı kan" bulunacak mı?

Bugün Ankara / İzmir / İstanbul başta Anadolu'nun her yerinde "bu tabloya benzer günleri yaşayan" yüzlerce ve yüzlerce gazete var; ne acı değil mi?..

 

Suriyeli bir müşteri arıyoruz

1994 yılında faaliyete geçtik. Bir ara yine kriz yaşamış ve Kemal Derviş döneminde kısa süreliğine siyah beyaz çıkmaya başlamıştık.. Ama uzun sürmemişti. Son olarak dolar darbesiyle kağıt, kalıp ve boyaya gelen aşırı zamlar nedeniyle 2018 Ağustos ayından beri siyah-beyaz çıkıyoruz. Yaklaşık 6 aydır da böyle devam ediyoruz. "DAYAN 27"  diyoruz kendi kendimize. Bu Kriz sonrası ilk adımı siyah beyaza dönerek attık biliyorsunuz. "En fazla 1-2 ay sürer tekrar normale döneriz" demiştik ama maalesef olmadı. Eski arşivlere baktığımızda renkli baskıları görünce içimiz cıızz  ediyor elbette. Daha kötüsü siyah beyaz baskı bile kurtarmıyor artık...

Niye? Çünkü artan fiyatlar inmiyor. Aksine maliyetler habire artıyor. Açık gittikçe büyüyor.. Çalışanlarımızı üzüyor, alacaklılarımızı küstürüyoruz. Hatta sağ olsun meslektaşımız Telgraf gazetesi sahibi Şeref Bey, bir süre önce arızamız nedeniyle matbaasında bastırdığımız gazetemizin ödemelerini geciktirdiğimiz için bizi icraya vermiş durumda. Hakkı tabii.

Şu bir gerçek, tırnağın varsa başını kaşı. Geçmiş yıllarda da bu tür sıkıntılar gördük ama böylesini yaşamadık desem doğrudur. Tamam, Gaziantep'in gazetesiyiz, tamam mutlaka yaşamalıyız. Tamam, çizgimiz takdir ediliyor. Tamam duruşumuz var.. Arayan herkes aynı şeyleri söylüyor bu da kabulümüz.

Ama sadece o kadar. "Her bir koldan 5 tane -10 tane abone yapalım, reklamımızı koyun, gazeteye destek verelim yaşatalım bu gazeteyi" diyen Gaziantepliye rastlamadım dersem sakın gülmeyin.

 

ÖKKEŞ BEY DÜRÜSTTÜR ZARAR GELMEZ

Daha trajikomik tarafı ise, "Hizmet üretelim, Ek dergi yapalım" diyen, tanıtım ve reklam talebinde bulunan arkadaşlarımızı oyalayıp duruyorlar. Bizim arkadaşlar "yani bazıları gibi mi yapalım, habersiz ilanlarınızı mı koyalım, aleyhinizde mi yazalım" dediklerinde "Ökkeş bey dürüsttür, o öyle şeyler yapmaz, ondan zarar gelmez" diye karşılık veriyorlar. Elbette destekleyenler olmuyor değil, ama bunlar bu gazeteyi yaşatmaya yetmiyor. Yine de o arkadaşlara teşekkürü borç biliyoruz.

Baktık olmuyor, sonunda harekete geçtik hep birlikte. Çünkü artık başka çaremiz kalmamış durumda. Bu nedenle Resmi ilan hakkına sahip bu gazeteyi yaşatacak bir müşteri arıyoruz. Gaziantepliden beklentimiz kalmadığına göre, SURİYELİ bir iş adamı bulabilirsek devretmeye hazırız. Belki onlar yaşatabilir diye düşünüyoruz.

Gelelim son söyleyeceklerime. 25 Yıldan beri onurumuzla şerefimizle bu kentin adını taşımanın sorumluluğu ile önemli bir misyon üstlenen gazetemizin geldiği nokta, Gaziantep'in en çok okunan, bayilerde en çok satılan bir gazete olmaktır. Ama bu politikayla, bu misyonla yürüyebilmek, ülkenin bu koşullarında imkansız hâle gelmiştir.

Bu anlayışla her gün zarar eden bir gazete olmanın üstesinden gelmek benim gibi adamların kaldıracağı yük değildir. Onun için çevrenizde bildiğiniz tanıdığınız SURİYELİ bir iş adamı var ise, bu gazeteyi yaşatması için yazılı basın olarak resmi ilan hakkı ile birlikte devretmeye hazırız. HEPİNİZE İYİ HAFTALAR... / ÖKKEŞ ÖZEKŞİ...

 

Okuyucu Soruları...

Ensar'ın dünü ve bugünü!..

Bir okuyucum soruyor; "Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye göçünde, Hazreti Muhammed'e ve yanındaki az sayıdaki Müslümana yardım eden Medinelilere 'Ensar' denir. Peki, ama bugün Ensar Vakfı, 'Türkiye'den göç eden' bunca Türk vatandaşı varken, onlara yardım edeceğine, neden okullardaki çocuklarımızı devşirmeye çalışıyor ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda 'Değerler Eğitimi'ni üstleniyor?  Danıştay 'bu konudaki yapılan protokolü iptal ettiği hâlde', mesela Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, Ensar Vakfı ile nasıl 'aynı' protokolü yapabiliyor?"

CEVAP: Bunu bana değil, Bakanlığa atandığında, basınımızda "Nihayet çağdaş bir Milli Eğitim Bakanı geldi" diye tanıtılan ve övülen Milli Eğitim Bakanı'na, Antalya'daki Milli Eğitim Müdürü'ne ve de Danıştay Başkanı'na sorarsanız, daha net bir cevap alabilirsiniz!

 

Sözün Özü

Kahkahalarla gülmek gerekmiyor mu; hem "ABD sen kim oluyorsun da, Maduro'yu tehdit ediyorsun" diye kıyametler koparırken, hem de "Dünya'nın beklediği faiz kararı açıklandı" başlıklı haberler yapan gazeteler, acaba Türkiye'de değil de, Mars'ta, Jupiter de mi çıkıyor?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 21 Şubat 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık.

Günlük Burç Yorumları 20 Şubat 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık.

Günlük Burç Yorumları 19 Şubat 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık burcu...

Günlük Burç Yorumları 18 Şubat 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. 18 Şubat 2019 burçları ne bekliyor? Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Ter...

Günlük Hafta Sonu Burç Yorumları 16 ve 17 Şubat 2019 Cumartesi, Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, ...

Yazarlar
Website Security Test