Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Trumpizm (2): Fiziksel güce ibadet

1.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD Başkanı Trump, Amerikan ideallerinde bir değişimin vitrine koyulan yansımasıdır!
Amerika, Rusya’nın liderliğinde ortaya çıkan Sovyet Bloğu ile birlikte, 2. Dünya Savaşı’nın iki galibinden biriydi. Dünya artık iki başlıydı: Doğu ve Batı
Bu Savaş, yerküre üzerinde yeni keşfedilen ve iştah kabartan kaynakların paylaşım mücadelesi sonrasında, alışılmış güç dengelerinin bozulmasıyla ortaya çıkan bulanıklığı gidermek ve o boşluğu doldurmak için çıkmıştı. Ve o boşluk, fiziksel güçle doldurulmuş, netlik silahla sağlanmıştı.
Bugün ise o nazik dengeler yine bozuk; yine bir paylaşım sorunu yaşanıyor. Bu seferki dengesizlik, yeni ve çekici kaynakların keşfinden çok daha var olan kaynakların hızla eksilmesine dayalıdır. Eksilen kaynaklara karşın talep artınca ortaya iki sonuç çıkıyor;

• Eksilen kaynakların değeri artıyor.
• Bu değeri karşılayabilen sayısı azalıyor.
• Paylaşım olanaksızlaşıyor; çatışma kaçınılmaz hale geliyor.
• Silah, paradan daha değerli bir güç kaynağı halini alıyor.

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişiklikleri, doğal kaynakları hızla eksiltiyor. Buzulların erimesi, küresel deniz suyu seviyesini hızla yükseltiyor. Bugün var olan Danimarka ve Hollanda gibi alçak rakımlı bazı İskandinav ülkeleri yanında bazı ada ülkeleri haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya.

 

Yani üzerinde yaşanabilir toprak azalıyor.

Yaşamın sürekliliği için vaz geçilmez gereklilik kullanılabilir su kaynakları hızla eksiliyor. Küre ne kadar ısınırsa da yerküre o kadar soğuyacak, bu aşikâr.
Yani su ve enerjiye, bugün olduğundan daha çok gereksinim duyacağız.
Toprak, su ve enerji eksildiği oranda bunlara bağlı olarak sürdürülen yaşam da tehdit altında ve yaşamın diğer bileşenleri de eksilecek ve yetmeyecek. Eksildiği için değeri artan kaynaklar kimin elinde ya da denetimindeyse o yaşamın geleceğine yön verecek. Bu nedenle fiziksel güç, diğerlerine göre en çok değerlenen “öncelikli” bir ekonomik varlık kimliği kazanıyor.

 

Yani ne kadar silahın varsa yaşam şansın o kadar artar.

Bu durumda Amerika, diğer tüm ekonomik kaynaklarını geliştirmek için, o kadar silah satmak zorunda. Bunun için küresel çatışma ortamını yaygınlaştırmak, öncelikle silaha olan talebi ve ona dayalı olarak da silahın değerini arttırır. Uzlaşının ekonomik getirisi çatışmadan daha düşük. Lafla peynir gemisi de yürümediğine göre önce insanları birbirine düşman edip onlara silah satalım, bırakalım savaşsınlar. Savaştıkça daha çok silaha gerek duyarlar; biz de daha çok silah satarız. Savaştıkça eksilecekler; eksildikçe daha çok savaşacaklar. Onlar topraklarında eksildikçe sahip oldukları varlıklara sahip olma şansı da artacak. Bu yaklaşım Amerikan Dış Politikasında hep vardı ama demokrasi ve uygarlık söylemi ardında akıllıca gizlenmişti. Ama bugün işler değişti: artık demokrasi ve uygarlık söyleminin kamuflajına gerek yok. Amerika için önce Amerika gelir! Sonrasında ne geldiğinin çok da önemi yoktur.
Başkan Trump’ın farkı; bu değişimi açıkça ifade etmesidir! Zaten bunu için iş başında değil mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 24 Ekim 2019 Perşembe. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 23 Ekim 2019 Çarşamba. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 22 Ekim 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 21 Ekim 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Ekim 2019 Pazar. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test