Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Önlemler gecikirse sorunlar büyür

8.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Seçimlerden sonra da ülkemizin en önemli iki sorunu enflasyon ve işsizlik olmaya devam edecektir. Açıktır ki, mevcut kaynakları rekabet gücü olan reel sektörlere aktarmadan, teşvikleri bu seçili sektörlere yöneltmeden söz konusu iki sorunu da kalıcı olarak çözmek mümkün olmayacaktır.

İşsizlik sadece ekonomik bir sorun değildir. Sosyal ve sonuçta siyasal bir boyutu da vardır. Kasım 2018 ayı itibariyle işsizlik oranı % 12,3 tür. İşsiz sayısı yaklaşık olarak 4 milyon kişiye ulaşmıştır. Genç nüfusta işsizlik oran kaygı verici düzeye çıkmıştır. Ekonomi yönetimi bu yıl içinde 2,5 milyon kişiye daha istihdam sağlanacağını açıklamıştır. Ancak bu düzeyin hangi önlemlerle gerçekleştirileceğine dair bir açıklama yoktur. İstihdam artış için yatırım ve üretimin arttırılması, yeni iş alanlarının açılması, ir başka ifade ile ekonomik büyüme hızının yükseltilmesi gerekmektedir. Oysa 2018 yılı için zaten tahmin edilen büyüme hızı % 2’ler civarında iken ve 2019 yılında dünyada ve Türkiye’de ekonomik daralma beklenirken yeni istihdam yaratmak kolay iş değildir. Derecelendirme kuruluşu Moody’s 2019-2020 Makro Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda %2 seviyesinde daralacağı öne sürülmüştür. Yeni seçilen Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı da ekonominin küçüldüğü tespitinde bulunmuştur. Son aylarda yayımlanan raporlar da sanayi üretiminde gerilemeyi göstermektedir. Sigorta prim desteği, belli sürelerle vergi, prim ve ücret desteği, KOBİ destekleri, yeniden yapılandırma düzenlemeleri ile işsiz sayısını azaltmak bir ölçüde mümkündür ama iyileşme hem geçicidir ve hem de maliyeti yüksektir.

Çözüm yolu bellidir. İç ve dış yatırımları arttıracak uygun bir ortam yaratılacaktır. Bunun içinde güven ve istikrar sağlanacaktır. Esasen kıt olan tasarruflar reel sektörlere aktarılacaktır. Teşvik sistemi genellikten çıkarılacak ve önümüzdeki dönemlerde rekabet edebilecek sektörlere yönlendirilecektir. Bu niteliklere sahip sektörlere proje bazında teşvik verilecektir. Yatırımın üretim, ihracat ve istihdama katkısı aranacak ve yeni teknolojiler ve daha geniş pazarlar getirip getiremeyeceğine bakılacaktır. Doğrudan yabancı yatırım girişlerinin arttırılması için hukuk düzeni dahil, uluslararası değerlere uygun yapısal reformlar yapılacaktır.

Her ekonomide olduğu gibi bizim ekonomimizde de fiyat istikrarı en önemli göstergelerden biridir. Yatırım planlamasından üretime, maliyet hesaplamasından faiz hadlerinin oluşmasına kadar birçok ekonomik faaliyet için fiyat istikrarı esastır. Bu yılın Ocak ayında % 20,3 olan tüketici fiyat endeksi Şubat ayında yıllık olarak % 19,67 ye gerilemiştir. Daha da önemlisi, Ocak ayında yıllık olarak % 19,02 olan çekirdek enflasyonun % 18,12 ye ve üretici fiyat endeksinin % 29,59 a gerilemesidir. Bu enflasyon hadleri halen çok yüksektir ancak düşüş trendine girilmiş olması önemlidir. Enflasyon faiz hadlerinin sebebidir ve faiz hadlerinin yüksekliği rekabet edici yatırımların başlıca engelidir.

Burada da çözüm bellidir. Yerli yatırımlar ve üretimler desteklenecektir. Kur istikrarı sağlanacaktır. İthal edilen maddelerin, yurt içinde rekabet gücüne sahip olacak şekilde üretilmesine başlanacaktır.

Dünyadaki ekonomik gelişmeler de aleyhimize değildir.

FED’in faiz artırımına gitmemesi doların değer kazanmasını önlemiştir. Bu durum, hem dış borçlarımızın hem de ithalatımızın maliyetini yükseltmemiştir. Şirketlerimizin açık pozisyonlarını da olumsuz yönde etkilememiştir. Dış kaynağa ihtiyaç duyan ülkelere ve bu arada ülkemize kaynak girişi de böylece devam edecektir.

Ancak bütün bu gelişmelerin uzun süre devam edeceği düşünülmemelidir. Hindistan-Pakistan anlaşmazlığının nasıl sonuçlanacağı bilinmemektedir. ABD-Çin ticaret savaşı müzakereleri halen devam etmektedir ve olumsuz bir sonuç dünya ticaret dengesini etkileyebilecektir. ABD büyüme hızı % 2,6 ya kadar yükselmiştir ve bu durum FED’in faiz kararlarını yeniden gözden geçirmesine sebep olabilecektir. Petrol fiyatlarının ne yönde gelişeceği konusunda tahmin yapmak pek mümkün değildir.

Türkiye, yerel seçimlerden sonra uzun süre yeni bir seçim atmosferi yaşanmayacağı hususunu da göz önünde tutarak, önlemlerini bir an önce almak durumundadır. Gecikme, sorunların büyümesi anlamına gelecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 - 24 Mart 2019 Hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kov...

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, GÖZLEM'in ülke gündemindeki olay ve gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı, işte görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test