Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyaset uzun soluklu, şerefli bir yoldur...

3.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yerel seçimler yapıldı. Yapıldı yapılmasına ama İstanbul’da daha önce görülmedik ve tuhaf bir şekilde hala sonuçlanmadı. Seçimin yenilenmesi gibi ters bir karar, ülkenin huzurunu fazlasıyla bozacak gibi... İnşallah YSK’dan bu yönde bir karar çıkmaz. Herkes kaderine razı olur ve geleceğe hazırlanır...

Ben, bu seçimin bir ders olmasını istemekteyim. Zira önümüzde duran sonuçlar, iktidar partisinin dahi öngöremediği bir neticeyi işaret ediyor.

Burada bir şeyi ifade etmek istiyorum. İnanıyorum ki iktidardaki AKP, ana muhalefet partisi ve diğerleri, seçime hazırlıksız girdiler veya kendilerine aşırı güvendiler.

Burada en büyük karar organı "Türk Milleti" oldu. İnce bir ayar verdi, her iki tarafı da "ikaz" etti. Şimdi derlenip toparlanmak gerekiyor, çünkü ülke ekonomik ve siyasi olarak adeta bir "çıkmaz ve buhran" içinde.

Evet, Türkiye iki taraftan, içte ve dışta yapılan yanlışlar nedeniyle kıskaç altındadır.

Bunun açık seçik görülmesi şarttır.

Peki, bütün bunlarla başa çıkılamaz mı? Evet, çıkılır. Ancak bunun için hem iktidar ve hem de muhalefet partilerinde cesaret, kararlılık ve birliktelik olması şarttır.

Çünkü ülkemizin içinde bulunduğu şartlar, artık yalnızca iktidarın "yalnız kararları" ile çözülecek boyuttan çıkmıştır.

Birlik ve beraberlik şarttır.

Bugün artık seçimleri sen kazandın, ben kazandım ile vakit geçirilecek durumda da değiliz.

Seçimin kazananı yoktur, kaybedeni ise ülkemiz ve insanlarımızdır.

Sıkıntılar meydanlarda, çarşılarda, pazarlarda ve yaşanan ihanetler ile ülke sınırlarımızdadır.

Şu anda yapılması gereken, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın  inisiyatifi eline alması, muhalefet partilerini bir araya getirmesi ve kurtuluş şartlarını anlatarak herkesin bir araya gelip anlaşmasını sağlamasıdır.  

Durum acildir ve çaresiz değildir.

Burada herkes eteğindeki taşı döksün. Genel ve tarafsız olanak ülkenin "kurtuluş reçetesinin kırmızı çizgilerinde” birleşilsin.

Vatanseverlik bunu icap ettirir ve kaçınılmaz formülümüz budur.

Vakit kaybı ise iki tarafın ve en önemlisi ülkemizin kaybı olacaktır. 

 

Siyaset kalite ve tecrübe ister

Ben, girdikleri seçim veya aldıkları görevler itibariyle siyasette kaybedenlerin küsüp darılmasını hiç affetmem.

Bunun bir ders olduğunu anlamaktan, sonuçların iyi irdelenmesinden ve eksiklerinin ayıklanarak tecrübe bilgilerinin derlenmesinden, devam eden çalışmalara da ders olarak aktarılmasından yanayım.

İzmir seçimlerinde 15 yıllık görevden sonra Sayın Aziz Kocaoğlu, görevi bıraktı. Ben, göreve gelen Sayın Tunç Soyer’i ve Sayın Aziz Kocaoğlu’nu konu aldığım yazımda, özellikle Aziz Bey’in tecrübe ve deneyimlerinden aldığı örnek yaşam karalarını topluma ve partisine sunmaya devam etmesinin önemini ifade ettim. 

Bugün bir gazetede okudum; Sayın Kocaoğlu siyasetten ayrılmayacağını, aday olmayacağını ama CHP içinde faaliyetine devam edeceğini ifade etmiş.

Çok sevindim. İzmir’de bir büro açacağını ve yalnızca randevulu kabulleri olacağını beyan etmiş. Selam sabah gelenlerle bir işi olmayacağını da eklemiş, iyi de etmiş.

Çok medeni ve kararlı bir davranış, ayrıca tebrik ediyorum.

Böylece rekabeti ve birtakım çalışmalarının istismar edilmesini önleyecektir.

Bugün CHP içindeki parti kademelerinde görev alanların ehliyet ve kaliteleri hakkında söylenenler pek iç açıcı değildir.

Keza diğer partilerde de aynı tablo vardır.

Siyaset bilgili, görgülü, iyi bir geçmişi olan ve çalışmaları başarılarla dolu olanların hakkıdır.

İdeolojik saplantılıların, ayrımcıların, cemaatçilerin ve mezhep ayrımcılarının partilerde yeri olmamalıdır. Bugünkü tablo ise ne yazık ki farklıdır.

Siyaset, işsiz güçsüz, abuk sabuk kişilerin işi değildir.

Zira seçilenler, yerelin ve milletin hayat hakkını yönlendirecek kişilerdir.

Bunların ise şaibeli, kötü ahlaki davranışları olan, yeteneksiz, ehliyetsiz ve tarafgir kimseler olmaması esastır.

Sayın Aziz Kocaoğlu gibi CHP, AKP, Saadet ve diğer partilerde aday olup kaybedenlerin işi terk etmemeleri, bilakis ders çıkartarak ve geçmişlerindeki olumlu çalışmaların derslerini gelecekte siyasete girecek gençlerle paylaşmaları esastır.

Bu bir görevdir.

Ben İzmir’de yaşıyorum, bilhassa CHP ve AKP’de aday olanların veya aday yapılmayanların, işi bırakıp çekilmeye çalışmamalarını ve parti çalışmalarına devamlarını diliyorum.

Bu arada gençlerin de siyasete atılmalarını ve kendilerini yetişmelerini istiyorum.

Siyaset adamlarınız ne kadar "kaliteli" olurlarsa hem kendileri ve hem de ülkemiz kazanacak. Lider sultası da sona erecektir.

Sayın Aziz Kocaoğlu’nu örnek kararından dolayı kutluyorum.

Ofisini açtığında kendisini ziyaret etmek isterim. Randevu talebim vardır, bilsin.

Bütün siyasetçilere  başarı dileklerimle.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test