Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

YSK kararı hakkında...

10.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ne söylenebilir ki? Bundan önceki makalemizde söyledik. İtirazların hiç birisi kanunda yer alan "seçimin neticesine müessir olaylar ve haller"(md.130/3) arasında görülmediği için, YSK'nın itirazları reddetmesi gerektiğini yazdık. Maalesef YSK beni mahcup etti. Ancak, benim yanlış yorum yaptığımdan değil. YSK'nın yanlış karar verdiğinden. Yanlış karar "sandık kurullarının oluşumuna" dayandırılıyor. Ancak bugüne kadar sandık kurullarının oluşumu nedeniyle seçim iptal edildiği hiç görülmedi. En azından bizim bilgilerimiz bu yönde.

Çünkü, sandık kurullarını kim oluşturuyor? İktidar. En kıdemli hâkim başkanlığındaki kurul 4 asıl ve 4 yedek üye ile 4 siyasi parti temsilcisinden oluşuyor. İl Seçim Kurulları valiliklere yazıyor. Kurulları oluşturmak için kamu görevlisi istiyor. Tıpkı en fazla oy alan siyasi partilerden de istediği gibi...  Dikkatinizi çekerim, kamu görevlisinin "ilçe merkezinde görev yapan ve toplam memuriyet süresi on yıldan fazla olan" (md.19/2) kamu görevlisi olması gerekiyor. Öyle ki, aynı bakanlığa ait memurlardan iki kişi aynı sandıkta asıl üye olarak görev yapamıyor.  Valiliklerden gelen üye adayları arasından asıl ve yedek üyeler kura ile belirlenerek en kıdemli hâkimler başkanlığında seçim kurulları belirleniyor.

Öyle anlaşılıyor ki, memur sayıları yetmediği takdirde bankalardan görevliler alınıyor. Bankaların açıklamasına göre de bu tür talepler kendilerine yıllardan beri yapılıyor. Yıllardan beri Seçim Kurullarının bu taleplerine yardımcı olmaya çalışıyorlar. Doğal olarak aynı banka memurları da aynı sandık kurulunda görev yapamıyorlar. Ama kanunda bunun dayanağı yok. Eskiden var olduğu, bilahare bu hükmün kaldırıldığı anlaşılıyor. Ancak, Yüksek Seçim Kurulunun bu konuda genelge yayınladığı ve kurulların bu şekilde teşekkül ettirildiği belirtiliyor. Bu genelge bizde yok. Ancak bir televizyon programında böyle bir genelge gösterildiğini anımsıyorum.

Velev ki, kurullar kanuna aykırı olarak teşekkül ettirilmiş olsun. Ancak, kurulların bu şekilde teşekkülü sonucu "seçimin neticesine müessir olaylar ve hal" var mı? YSK'nın bu güne kadarki bütün kararlarında ilk önce bakılan ön şart bu... İşte kararda bilinmeyen bu... Seçim sonucu hangi "somut" olay ve hal ile etkilenmiş... Yoksa muterizlerin "soyut" iddialarına göre karar mı alınmış? Artvin Yusufeli'nde bir oy farkla kazanılan seçimde iki kısıtlı oy kullandığı için seçimin sonucunun "somut" olarak etkileneceği belli. Ancak burada nasıl bir etkilenme olduğu anlaşılamıyor. İtiraz sahipleri de bu konuda "somut" bir delil getiremiyorlar. Üstelik sondajlama ve tespit sonucu 57 sandık ve Büyük Çekmece ile Maltepe oyları sayıla sayıla bir etkilenme olmadı.

Kaldı ki, farz edelim etkilenme oldu. O zaman o oyları veren seçmenler aynı zarfın içine 4 oy koyduğuna göre; usulsüz ve kanunsuz olarak yapılan seçimlerde ilçe, encümen ve muhtar seçimlerinin de birlikte iptal edilmesi gerekmez mi? Bunları muaf tutmanın hangi hukuki gerekçesi olabilir. Sandık kurulu sadece Büyükşehir oylarını etkilemiş; diğerlerine dokunmamış gibi bir saçmalık olabilir mi? Gömleğin bir düğmesi yanlış iliklendi mi gerisinin de doğru iliklenmesi mümkün olmuyor. Olmadığı için, kim ne derse desin, 1950'lerden bu yana Türk demokrasisinde eleştirilemeyecek ve gururumuz olan "yargı denetiminde seçimleri", bundan böyle kim savunabilecek. Avrupa ve dünyaya bu ülkeyi rezil etmeye kimin hakkı olabilir?

Şimdi bazı okuyucularımız, bu hâkimleri "kim yetiştiriyor ?" diyebilir. Çünkü bu tür karar alan kişiler arasında ki Fetöcüler de çıktı, bizlerin de öğrencileri var. İnanın yarım asra yaklaşan hocalık hayatımda hiçbir hocanın bunları "hukuk dışı" bir tutum ve davranışa sevk edebileceğini düşünemiyorum. Bu pırıl pırıl çocuklar nasıl oluyor bilmiyorum, ama piyasaya çıkınca bozuluyorlar. Özellikle, çok iyi tanıdığım bazı tanıdığım siyasileri tenzih ederim, ama yetkili siyasilerin enfeksiyonu, liyakat esasına uymamaları, çalınmış sorularla ve mülakatla eleman devşirmeleri ve yeteneksiz yakınların üniversiteyi derece ile bitirenlerin yerine tercih edilmesi (nepotizm) bu kurumları yıpratmakla kalmıyor, Devletimizin dış dünyadaki itibarına da zarar veriyor. Bunun sosyal ve ekonomik sıkıntılarını yaşamaktan da kurtulamıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 24 Eylül 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık B...

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Ba...

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık ...

Yazarlar
Website Security Test