Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

ABD ne istiyor?

17.5.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bundan dört beş yıl öncesine kadar, ABD’nin süper güç olma vasfını yitirmeye başladığını söyleyen raporlar yayınlanıyordu. ABD kaynaklı raporların pek çoğunda yeni küresel gücün Çin olabileceği konusunda hemfikirdiler.

Dünya okumasında düz duruş ve bakış açısının bir işe yaramadığı son yaşanan gelişmelerle bir kere daha ortaya çıktı.

ABD gibi çok kutuplu dünyada, diğer kutbu yok ederek tek başına dünyanın tek süper devleti, unvanını, ele geçirmiş bir gücün bu gücünü seve isteye ya da kerhen, yumuşak başlı bir tavırla başka bir güce devretmeyeceği kesinleşti.

Kendince siyasi ve ekonomik olarak bazı taktikler geliştirdi ve uygulamaya koydu, eskiden de bu işleri yapardı, ancak diplomasiyi ve perde arkasından oynamayı tercih ettiği için, geniş halk kitleleri bu işteki ABD sorumluluğunu ya fark etmez, fark etse bile ispatlanamayan komplo teorisi gibi medyada küçümsenir, alaya alınır unutulur giderdi.

Trump’un yönetimi devralmasıyla tüm diploması dili ve perde arkası oyunları bir kenara bırakılarak cepheden hedef alma operasyonları yapılmaya başlandı.

Bütün dünya ülkeleri, ABD’nin ‘’ ya benim yanımdasın ya da düşmanımsın’’ söylemine uygun olarak pozisyon almaya başladılar. İsteksiz olanlar içerisinde küçük iteklemelerle pozisyon aldırılanlar olduğu gibi, küçük müdahalelerle pozisyon aldırılamayanlar ise sıraya sokularak birer birer müdahale edilmeye başlandı.

İlk müdahale ülkesi Venezüella henüz devrilip hizaya sokulamadı, Hemen arkasından İran. İran ABD ve batı müttefiklerin bir araya gelerek imzalanan anlaşmaya sadık olarak nükleer faaliyetlerini askıya almasına rağmen Trump iktidarı, İsrail’in ve bol para kaynağı olarak görülen, Arapların teşvikiyle anlaşmadan çekilerek İran’a ambargo uygulamaya başladı. Ambargo nedeniyle İran riyali dolar karşısında %70 değer kaybetti, batı kökenli firmalar yaptırım korkusuyla İran’dan uzaklaştı, bir petrol zengini ülke daha fakirliğe mahkum edilmiş oldu.

Elbette hizada durmayan bazı diğer ülkeler de var bunlardan biri Rusya, diğeri Çin. Rusya’nın 2018 yılı dış ticaret fazlası 211,6 Milyar dolar, Çin’in ise aynı dönemde 352 milyar dolar dış ticaret fazlası mevcut. Burada Çin daha dezavantajlı görünüyor dış ticaret fazlasının 323,3 milyar dolarlık kısmını ABD ile olan ticareti nedeniyle vermiş.

Sanırım bu rakamlardan sonra, ticaret savaşları denen şeyin aslında bir savaş olmadığı, at ile sinek arasında bir dava olduğu daha iyi anlaşılmıştır.

ABD ile problem yaşayan bir diğer ülke ise Türkiye’dir. İnsanımızın mertliğine, cengâverliğine bağımsızlık askına, başı kesilir baş eğmez tavrına kimse bir şey diyemez. Tüfek icat olmadan evvel yeryüzünün en cesur, cengâver milleti olduğu kuşkusuz. Ancak artık meselelerin hal ediliş biçimleri değişmiştir. ABD NATO’ya girdiğimiz günden buyana bizi, bir müttefikten ziyade, ne söylense yapan, arada para vererek susturulan, yancı bir ülke olarak görmüştü. Bu nedenledir ki dik duruşa verdiği cevap iç karışıklık, darbe tehdidi ve ekonomik ataklar olmaktadır.

Türkiye’nin dış ticaret açığı 2018 yılında 55 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar Azalma eğilimli bir ivme izlediğini gözlemlesek de, iç talepteki ithal ürünlere olan azalma ve yavaşlamaya bağlı olarak talep düşüklüğü ve kur artışlarının getirdiği, ucuzlayan Türk mallarına karşı talep artışının bunda etkili olduğu ortada. Katma değerli mal ve hizmet üretip enerji kaynaklarımızı yerlileştiremediğimiz sürece dış ticaret fazlası vermemiz mümkün değildir.

Dış ticaret fazlası vermeyen ülkeler sürekli dış finansmana ihtiyaç duyarlar. Dış finansman belli mahfillerin etkisi ve kontrolü altında olduğu sürece, ekonominizde sürekli bir kırılganlık yaşama olasılığınız yüksektir. Her ne pahasına olursa olsun yapılacak her işin bir pahasının olduğunu ve bunu bu toplumun kaldırıp kaldıramayacağını iyi hesap etmek zorundayız.

Matrix filmindeki sahne gözlerimin önüne geldi, Kendisine gerçekleri ve doğruları anlatan Motpheus’a ihanet eden Cypher,’’ gerçeklerin bu kadar acı verdiğini bilseydim Matrix’te kalmayı tercih ederdim’’ der.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 19 Ağustos 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğl...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 18 Ağustos 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, ...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 16 Ağustos 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 15 Ağustos 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 14 Ağustos 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 13 Ağustos 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 12 Ağustos 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğl...

Yazarlar
Website Security Test