Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Geleneksel Ortadoğu siyasetimiz nasıldı?

8.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ile Mısır arasında Haziran 1937’de imzalanan dostluk anlaşmasının tam adı “Bozulmaz Barış, Samimi ve Daimi Dostluk Anlaşması”idi. Bir dostluk anlaşmasının “bozulmaz” olarak nitelendirilmesi diplomaside nadir görülen ileri ve değerli bir durumu ifade ediyordu. Mısır’la şimdiki ilişkimize bakıldığında ise nereden nereye gelindiğini açıkça görebiliyoruz: şimdi istesek deOrta Doğu’nun en önemli ülkesinin başkentine büyükelçi gönderemeyeceğimiz bir noktada bulunuyoruz.

Türkiye Temmuz 1937’de, yani Mısır’la yaptığı Anlaşmadan bir ay sonra, İran, Irak ve Afganistan’ı da yanına alarak Sadabat Paktını kurdu. Böylece, İkinci Dünya Savaşının tehlike çanları çalmaya başlarken, batısındaki ülkelerle kurduğu Balkan Antantından sonra doğusunu da güvenceye almış oluyordu. Türkiye, kurduğu bu dostluklarla etrafında bir barış, istikrar ve güvenlik çemberi oluşturuyordu.

Atatürk’ün 1923’ten ölümüne kadar Dışişleri Bakanlığını yapan Dr. Tevfik Rüştü Aras, Görüşlerim (İstanbul, 1968) adlı eserinde, o dönemde Türkiye’nin, sözüyle hareketleri birbirine tamamen uyan, sadece imzasına değil vaatlerine de bağlı kalan bir ülke olduğunu dünyanın öğrendiğini, Türkiye’nin bölge barışına önem verenlerin başında bulunanlardan sayıldığını belirtiyor.

Türkiye’nin o zaman, küçük ülke büyük ülke demeden bölge içi dostlukları artıran bu siyaseti ülkeyi savaştan kurtarmıştı. Şimdi ise, maalesef, sıfır sorundan yola çıkılarak bugün gelinen yalnızlık, ülkemizi Orta Doğu’da birçok badirenin içinde bıraktı.

Atatürk, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşında işlediği vahim hatalardan ders aldı. Onun dış politikası, mecbur olmadıkça ve savunma ihtiyacı belirmedikçe acele ittifaklara koşmanın büyük yanlışlık olacağı düşüncesine dayanıyordu. Atatürk, ülkenin temel rotasını çağdaş uygarlık ailesinin bir ferdi olmak yönünde belirlerken, komşularının içişlerine karışmamaya, onların toprak bütünlüklerine saygılı davranmaya, özellikle de Arap ülkeleri arasındaki uyuşmazlıklara taraf olmamaya özen gösteriyordu.

Bu politikada gerçekçilik vardı, ama gayretkeşlik yoktu. Yani biri Türkiye’den akıl sormadıkça Türkiye kendiliğinden akıl vermeye kalkışmıyor, ikili ilişkilerde karşı tarafın güvenini kazanmaya çalışıyordu. Muhatabının, kurgulanan bir oyunun parçası haline geliyormuş izlenimi edinmesine meydan vermekten kaçınıyor, samimiyeti ön planda tutuyor, oyun kuracağım derken komşularını küstürmüyordu. Attığı her adımda gerçekçi davranıyor, kendisini ilgilendirmeyen veya gücünü aşan işlere girmiyordu.

Kurtuluş Savaşımız Doğunun mazlum uluslarına örnek olmuştu. Türkiye rotasını Batı’ya çeviriyor, ama Doğu ülkelerinin bağımsızlığına ve egemenliğine önem veriyordu. Atatürk, “Şimdi doğudan güneşin doğduğunu nasıl görüyorsam, bütün Doğu milletlerinin uyanışını da öyle görüyorum” diyordu. Yani Batı’nın emperyalist politikasına alet olmayacağını gösteriyordu.

Yeni bağımsızlığına kavuşan kimi Arap rejimleri, Hilafetin kaldırılması ve Hatay’ın ilhakı nedeniyle Türkiye’ye uzak dururken, Arap aydınları özellikle din işlerini devlet işlerinden ayıran Atatürk Devrimlerini ilgiyle izliyordu.

Atatürk’ün ölümünden sonra da Orta Doğu politikası değişmeden sürdü. Türkiye Birleşmiş Milletlerde Arap ülkelerinin desteğini almaya çalışırken, onların ne yanında ne de karşısında olmaya dikkat etti. Osmanlı döneminde birlikte yaşamış olmamızı kültürel bir köprü olarak değerlendirdi. Bu siyaseti yürütürken, “İsrail’le olan ilişkilerinin Araplarla ilişkilerine karşı olmadığı, Araplarla ilişkilerinin de İsrail’le ilişkilerine karşı olmadığı” şeklinde bir çizgi izledi. Arapların kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda da taraf olmadı. Bu saygın politika sayesinde Türkiye Birleşmiş Milletler’de 1970 yılında yapılan Kıbrıs oylamasında Arap ülkelerinin desteğini almayı başardı. İran-Irak Savaşı sırasında tarafsız kalarak bu iki ülkenin güvenini kazandı, onların menfaatlerini talepleri üzerine bir diğerinin ülkesinde temsil etti. Bu siyaset ona hem Batı’da hem Doğu’da itibar kazandırdı.

Dünyada birbirine rakip tek tanrılı üç dinin de doğduğu yer olan Ortadoğu’da, mezhep ve aşiret farklılıklarından kaynaklanan çatışmaların nedenleri çok derinlere inmektedir. Böyle bir ortamda Orta Doğulu aydınların barış, özgürlük ve demokrasi özlemleri filizlenecek zemin bulamamakta, hep hayal olarak kalmaktadır. Birçok Orta Doğu ülkesinin kültür hayatında bizdeki kadar çeşitlilik ve zenginlik görülememektedir. Bazılarında bir yılda basılan kitap sayısı neredeyse New York’da bir haftada basılan kitap kadardır.

Orta Doğu’da eskiden beri siyaset, çöllerdeki kum tepelerinin her fırtınadan sonra yerini değiştirmesi gibi değişmektedir. Siyasete, seçimle iş başına gelenler değil, krallar, aşiret reisleri, şeyhler ve mezhepler yön vermektedir. Bu değişken iklime güvenerek yola çıkmadan önce, atılacak her adımı çok dikkatli hesaplamak mecburiyeti vardır.

Milli çıkarlarımız, Türkiye’nin yeniden geleneksel Orta Doğu siyasetine dönmesini zorunlu kılmaktadır. Suriye’de bir an önce rejimle doğrudan ilişki kurularak Şam Büyükelçiliğimizin yeniden açılmasında yarar vardır. Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacıların dönüşünün ve Suriye’nin kuzeyindeki meselelerin doğrudan Şam ile konuşulması aklın gereğidir. Suudi Arabistan ve Mısır’la ilişkiler önemlidir. Libya’da iç savaşı sonlandırmayı öngören bir yol izlenebilir.

Sonuç olarak, gönlümüzden geçen, bölgenin barış ve istikrarı için, önemli bir bölgesel güç olan Türkiye’nin, çöl rüzgarlarından etkilenmeden, yeniden çevresine güven veren geleneksel siyasetine dönmesidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 24 Temmuz 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 23 Temmuz 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Ko...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 22 Temmuz 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 21 Temmuz 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Yazarlar
Website Security Test