Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Revizyon değil, yeniden yapılanma

13.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Öngördüğümüz üzere, seçimler sonrasında, sistem tartışması Türkiye gündeminin göbeğine oturdu. 31 Mart yerel seçimlerinden ve 23 Haziran İstanbul seçiminden istediği ve beklediği sonuçları alamayan siyasal iktidar, ne kadar engellemeye çalışırsa çalışsın, sistem tartışması gündemden düşmüyor, düşürülemiyor.

İktidar partisi içinde bile tartışma yoğun biçimde yaşanıyor. Bakmayın siz iktidar sözcülerinin ‘revizyon’, ‘rehabilitasyon’ gibi söylemlerle olayı küçültmeye, geçiştirmeye, önemsizleştirmeye çalışmalarına. Bu konu öyle sözcüklerle geçiştirilemeyecek kadar derindir, önemlidir. Ekonomiden dış politikaya, günümüzde yaşanan pek çok sorunun temelinde, adına ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS)’ denilen ve başka ülkelerde örneğine rastlanmayan yönetim biçimi vardır. Sistem sorunu çözülmeden, diğer sorunların çözülmesi mümkün değildir. İktidar partisinden yeni partiler çıkacak olmasında bile, belirleyici olan temel mesele sistem sorunudur.

 

İktidarın yanlışları

31 Mart’ın ve 23 Haziran’ın sonuçlarını çok yönlü irdeleyip dersler çıkarması gereken siyasal iktidar, hiç de bu dersleri almış gözükmüyor. Bırakın ders almayı, bu konuda gerekli değerlendirme süreçlerini bile başlatmıyor.

Özellikle İstanbul seçiminin yarattığı şoktan halâ kurtulamamış durumdalar. Bu nedenle de yanlış üstüne yanlış yapıyorlar. Telaş ve şaşkınlıkla yaptıkları her hamle, iktidarı daha da aşağıya çekiyor. Kendi sorumluluklarını, hatalarını ve yetersizliklerini görmezden gelip, muhalefete yükleniyorlar. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, muhalefetin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının seçildiği belediyelerde, başkanları çalıştırmamak üzerine hazırlık yapıyorlar. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ilgili üç yıldır bekleyen soruşturmayı gündeme getiriyorlar. Yeni parti kuracak Ali Babacan’a yönelik girişim ise, Bülent Arınç’ın, bu işin dönemin tüm sorumlularını kapsayabileceği uyarıyla durduruluyor.

Bir başka yanlış adım ekonomi alanında görülüyor. Merkez Bankası (MB) Başkanı Murat Çetinkaya’nın hukuken tartışmalı biçimde görevden alınması, ekonomi alanını daha sıkıntılı hale getiriyor. MB’nin bağımsızlığı konusundaki kuşkuları, eleştirileri adeta doğruluyor. İktidara yakın SETA üzerinden gazetecilerin fişlenmesi ise, uluslararası kamuoyunun gözünde, ülkemizdeki hukuk ve demokrasi standartlarını daha da aşağıya çekiyor.

 

Rakamlarla sistemin bilançosu

Bir yılı aşkın süredir CHS denilen yeni sistem resmen yürürlükte. Peki, bu bir yıllık dönemde, öncelikle ekonomide yaşananları rakamsal verilerle değerlendirmeye ne dersiniz? CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel’in karşılaştırmasından ortaya çıkan verilere, isterseniz birlikte göz atalım:

Bu bir yıllık dönemde dolar kuru yüzde 26,31, euro kuru yüzde 20,43, gram altın yüzde 41,o6 oranında artarken;  işsizlik oranı 4 puan, genç işsizlik oranı 7,5 puan; dört kişilik ailede açlık sınırı yüzde 20.59 oranında, yoksulluk sınırı ise yüzde 20.57 oranında artmış. Yine aynı dönemde, konut satışı yüzde 31,3, ilk 6 ayda otomobil satışı yüzde 43,3 azalmış. Kurulan şirket sayısı yüzde 18,56 azalırken, kapanan şirket sayısı ise tam aksine yüzde 49,07 oranında artmış. Sanayi üretimi yüzde 4 azalırken, tüketici güven endeksi 70,3’ten 57,6’ya düşmüş. Bu veriler, sistemin ekonomideki hasarını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Son dönemde enflasyonda ve hayat pahalılığında yaşanan onca artışa karşın, iktidarın emeklilerin maaşlarında yüzde 5 oranında artış yapmasına ve kamuda on binlerce çalışanı ilgilendiren toplu iş sözleşmesinde yüzde 5 artış önerisi getirmesine ise yazacak söz bulmakta zorlanıyoruz.

 

Çağdaş parlamenter sistem ve demokratikanayasa

Aslında ortaya çıkan tüm veriler, CHS denilen yeni sistemin, bırakın ülkenin önünü açmayı, sorunların kaynağı olduğunu ortaya koyuyor. Bu sorunları aşmanın yolu, ülkemizin koşullarına uygun çağdaş parlamenter demokrasiyi temel alan, yeni bir anayasadan geçiyor. Bu durum, eskiye dönüş değildir ve olmamalıdır. Eski sistemin de, örneğin yüzde 10’luk seçim barajı, partilerde lider sultası gibi problemleri vardı. Dolayısıyla, istenen, eskiye dönüş değil, yeni ve çağdaş parlamenter demokrasidir.

Bizce bu konu ve talep, 31 Mart ve 23 Haziran seçimleri sonrasında, yeni toplumsal ve siyasal sürecin temel belirleyeni olacaktır. Bu konunun çevresinde yeni kırılmalar ve yakınlaşmalar yaşanacaktır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, cumhurbaşkanlığının tarafsızlığıyla ilgili referandum önerisini ortaya atışı, konuyu gündemde tutmaya yönelik bir adımdır. Hiç şüphesiz önümüzdeki dönemde bu adımlar ve girişimler daha da artacak ve çeşitlenecektir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu iç ve dış iktisadi - siyasi koşullar, öyle revizyonla, rehabilitasyonla geçiştirilemeyecek kadar ağırdır. Böylesi bir darboğazdan, ancak köklü ve tepeden tırnağa, çağdaş bir yeniden yapılanma ile çıkılabilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 23 Temmuz 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Ko...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 22 Temmuz 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğla...

Günlük Astroloji Burç Yorumları Aşk 21 Temmuz 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, K...

Yazarlar
Website Security Test