Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sanki yalnız İstanbul’da deprem oluyor

26.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

17 Ağustos 1999 Büyük Marmara depreminin yıldönümü yaklaştığı için olacak “İstanbul Depremi” ile ilgili haberler, demeçler, basın-yayın organlarında çıkmaya başladı. İlk önce, Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, 21 Temmuz 2019 tarihli Hürriyet'te İpek Özbey’in konuyla ilgili sorularını yanıtladı. Türkiye’de deprem konusunda en yetkin kurum olan Kandilli’nin başındaki Prof. Özener, ünlü ‘Tectonophysics’ dergisinin Ağustos 2019 sayısında yayınlanan çalışmalarına atıfta bulunuyor: Bin 500 yıllık verileri incelediklerini belirterek 1895 yılından beri deprem gözlemleri yapan Kandilli’de çok kapsamlı bir bilgi birikimine ulaştıklarını, Marmara Denizi’nin bin 200 metre altındaki sismometreler ile en ufak depremlerin bile algılanabildiğini ifade ediyor.

Özener, gelişmiş GPS cihazlarıyla yer kabuğu hareketlerini çok hassas bir şekilde izlediklerini, bu sayede Kuzey Anadolu fayında biriken enerjiyi hesapladıklarını vurguluyor. Enerjinin bu günlerde açığa çıkması durumunda kaç büyüklüğünde deprem olabileceği sorusuna ise,“iyi ihtimal 7.2, kötü ihtimal 7.5büyüklüğünde bir deprem” cevabını veriyor. Bence sayılarla oyalanmamalı. 7.0 büyüklüğündeki bir depremin bile ciddi yıkımlara, can kayıplarına neden olacağını kestirebiliyoruz.

 

Sorumsuz açıklamalar

Söyleşi uzun. Her noktasına burada değinemeyiz. Ancak kentsel dönüşüm ile ilgili verdikleri bilgi önemli.  Bu konuda şöyle diyor Kandilli Müdürü: “Eski Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin vermiş olduğu bilgiye göre 7 milyon 500 bin deprem güvensiz bağımsız bölüm var ve yılda 500 bin dönüşüm yapma hedefleri vardı. Bu hedef çok önemliydi ve desteklemiştik. Yeni bakanımız Sayın Murat Kurum, 6 milyon 700 bin bağımsız bölüm olduğunu ve yılda 300 bin hedefleri olduğunu, 20 senede tamamlanacağını belirttiler. Büyük yoğunluk Marmara’da... Bu deprem bizi 20 yıl bekler mi, bilmiyorum.”

Görüldüğü gibi siyasi iktidarlar 1999 yılından bu yana “bir şey olmaz, olsa da bir şey olmaz” anlayışı ile yerinde saydı. Oysa‘Büyük Marmara Depremi’nden sonra bilim çevreleri, meslek odaları vb. artık hata yapılmaması gerektiğini, büyük yıkımın bir milat olarak değerlendirilip imar düzenlemelerinin, inşaatların, sıkı bir denetim ile yürütülmesini önerdiler. Ne yazık ki dinleyen olmadı. Evet, özellikle İstanbul’da köprü, okul, PTT gibi oldukça fazla sayıda yapı güçlendirildi ya da yıkıldı. Ne var ki kaçak yapılaşmaya göz yumulduğundan depreme dayanıksız yapı stoku azalacağına arttı. Son “imar barışı” hepsinin üstüne tuz biber ekti. Tahmin edilemeyecek kadar çoğalan depreme dayanıksız yapılar ruhsatlandırıldı.

Medyada adı geçsin diye, gerçeklerden uzak, insanların uyanıklığını körelten açıklamalar yapanların da olumsuz rolünü küçümsememek gerek. Bu kapsamda Ahmet Ercan gibi hocaların açıklamaları tipiktir. Okuyucularımız, Prof. Ahmet Ercan’ın 23 Temmuz tarihli Sözcü’de Yüksel Şengül ile söyleşisini ve bununla ilgili olarak 24 Temmuz tarihli Habertürk sitesinde Fatih Altaylı’nın yazısını okurlarsa, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır. 

 

Kentsel dönüşüm

Bazı bilim insanları medyayı da kullanarak deprem yalnız İstanbul’da olacakmış gibi davrandıkça Anadolu’da rehavet yaygınlaşıyor. Oysa Türkiye nüfusunun yüzde 90’ı deprem riski altında yaşıyor. En son felaket 2011’deki Van depreminde yaşandı. Hala toparlanamayan yerler var.

İzmir’de biraz daha şanslıyız. Türkiye’de ilk deprem senaryosu çalışmaları 1996 yılında İzmir’de başladı. Benim de içinde bulunduğum RADIUS çalışmasının sonlandığı Temmuz 1999 tarihinde, çok ufak bir azınlığın dışında kimse depremi, bu afetin getirebileceği yıkımları önemsemiyordu. Ta ki Ağustos felaketi gelene kadar. Marmara’da yaşananların büyük çoğunluğu İzmir deprem senaryosunda geçiyordu. Sonradan, “bunları nasıl bildiniz” demeye başladılar. Oysa bilimin dediğinin şaşmaz olduğu anlaşılmalı artık. Depremde de bilim temel alınmalı.

İzmir’de de binaların yenilenmeye ihtiyacı var. RADIUS projesinin sonunda dile getirilen eksiklerin zaman içinde PTT, İZSU, Karayolları, TEDAŞ gibi kurumlarda düzeltildiğini biliyorum. Hastaneler hala ele alınmadı. Oysa 50’ye yakın hastanenin güçlendirme projesi tamamlanmıştı. Bakanlık raflarında çürüyor. Onların yerine statları yıkıp yeniden yapıyorlar (!)

Kentsel dönüşümde, Konak Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kadifekale heyelan bölgesinde bulunan 3 bini aşkın konutta yaşayanları Uzundere’ye taşıyarak ülke çapında bir rekor kırdı. Aziz Kocaoğlu’nun Uzundere ve Örnekköy’de başlattığı yerinde yapılan ‘Kentsel Dönüşüm’ projelerinin de ülkede eşi yok.

İzmir’de depremlere karşı riskli yapıların bulunduğu bölgelerin iyileştirilmesi konusuna ise gelecek yazımda değineceğim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Aralık 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 9 Aralık 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Aralık 2019 Pazar hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test