Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Anılarda İzmir emaneti

2.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Elimde Uğur Belger’in “İngiliz İskelesi’nden Gündoğdu’ya ( Punta’dan – Bella Vista’ya)” kitabı var. Heyamola yayınevinin İZMİRİM dizisinin 66. kitabı. Kitapta Yüksek İnşaat Mühendisi Uğur Belger beni şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklüyor. 1940 ile 1960 yılları arasında Alsancak çevresinin kentsel panoramasının yanı sıra, hatta ondan önemlisi orada yaşayanların panoraması, okuyanı şaşırtacak zenginlikte kitabın belkemiğini oluşturuyor.

Saint Joseph (Sen Josef) okulunun bulunduğu Yüzbaşı Şerafettin Bey Caddesinde bir evde doğmuşum. Doğumda Dr. Sedat Belger’in bulunduğunu söylerdi annem. Ben de aşağı yukarı o yıllarda, kitapta tanımlanan sokaklarda, Kordon’da bulundum. Adı geçen kişilerin birçoğunu da tanıyorum. Kordon’da çarpık kentleşmenin izini sürmek hedefiyle dostumuz Nedim Atilla ile birlikte apartmanların bulunduğu arsaların daha önce kimlere ait olduğunu belirleyen bir envanter çalışmasına başlamıştık.
Uğur Belger’in bu kitabına bakınca, onun da tam bu işi yaptığını görüyorum. Biraz da kıskanıyorum!

Kitabın içeriğini şöyle belirliyor, Belger:
“Burada dile getirmeye çalıştığım öykü, PUNTA Bölgesini ve ağırlıklı olarak 1940 – 1960 dönemini kapsamaktadır. PUNTA deyince, İngiliz İskelesi’nin bulunduğu burundan başlayan ve PLEVNE Bulvarı’nın (Voroşilof Bulvarı) ekseninin oluşturduğu sınıra kadar uzanan bir alanı düşünmek lazım…”

İnsanların yaşadığı mekanlar
O dönem Alsancak’ın kalbi de bu alandır zaten. Çünkü bugünkü Fransız Konsolosluğu (Arkas Müzesi) ile Basmane arası Ermenilerin çıkardığı yangının kapsadığı “yangın yeri”dir. Behçet Uz gibi uzak görüşlü, yenilikçi Belediye Başkanlarının “toparlamaya”, iyileştirmeye, güzelleştirmeye çalıştığı bölgedir. İzmir’in akciğeri durumuna dönüşen Fuar alanı da tam bu sınırdadır.

Uğur Belger’in anılarında mahalle sakinleri ile binalar, sokaklar, Kordonboyu, iç içe geçmiş. İZMİRİM dizisinin daha önceki kitaplarında daha sınırlı bir insan panoraması görmüştük.
Rahmetli Alex Baltazzi, Levanten ailesinin anılarını aktarırken, ağırlıklı olarak Buca ve Atina anılarını paylaşıyordu. Namık Kuyumcu ise çağdaş Alsancak’taki izlenimlerinden söz ediyordu. Uğur Belger’in kitabında ise, hem mimari emanetler konusunda bilgiler, hem de bu binalar içindeki yaşamlar konusunda ayrıntılı bilgiler var. Kendisinin, sanatsever inşaat mühendisi meslektaşlarımızın oluşturduğu SİMGE grubunun etkin bir üyesi olduğunu da anımsatmak isterim.
İZMİRİM dizisini tanıtırken, yayınevi editörleri şunu vurguluyor:
“Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini, herkes kendince görür. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, turizmci başka, asker başka, öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister.

Ama bir yazar-edebiyatçı, kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine. Çevresine gönül gözüyle bakar. Kendisini değişik insanların yerine koyar, onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır, öylece yazar… Yazar yazdığı zaman, birçok kimse o yazıda kendi duygularını, düşünüp de söyleyemediklerini bulur. Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister…
Bu düşünceden yola çıkarak 2011 yılında yayımladığımız “İzmir’im” kitap dizimizle, İzmir’in kırk beş semti, İzmirli kırk beş farklı edebiyatçı-yazar tarafından kaleme alınmıştı. Şimdi, 2019 yılında otuz yeni yazar ve otuz yeni eserle, dizimizdeki kitap sayısı yetmiş beşe yükseliyor. Okurla buluşan toplam yetmiş beş kitaplık bu dizi, hem İzmir için bir ilk olması, hem de İzmir’in köklü kent halk kültürüne bir armağan olması açısından yüksek değer taşımaktadır.”

Dizide yeni kitaplar
Yeni çıkan kitaplar, 2011 yılında yayınlanan anılarla karşılaştırma olanağı da tanıyor; giderek zenginleşiyor öyküler… Örneğin Adnan Turgut’un “Yazlık Sinemalar Krallığı Eşrefpaşa”sı ve İhsan Bayram’ın “Değirmendağı” kitapları, Pınar Fedakâr / İbrahim Eren Akçiçek’ın “Bir Zamanlar Eşrefpaşa’da”sı ile yeni bir anlam kazanacak.
Savaş Ünlü’nün “Alaybey Geçmişin Tanıklarının Anlattıklarıyla” kitabının içeriği, Mehmet Şakir Örs’ün “Sen Ne Âlâsın Alaybey”ini tümleyecek.

Yaşar Ürük’ün “Göztepe’den Güzelyalı’ya” kitabını zenginleştirecek, Hasan Turgul’un “Göztepe’den Köprü’ye Bir Hayat” ya da Cevher Necip Onat’ın “Nostalji Güzelyalı Yazıları”.
Serra Menekay’ın “Çocuk Gözümden, Şimdiki Aklımla; Ödemiş” kitabı ile H.İlhami Gülcan’ın “Ege’de Bir En Ege Ödemiş” kitabını da karşılaştırmak zengin deneyim kazandıracak okura.
Bu kısa yazıda 75 kitabı ele alabilmek olanaksız. Hepsi de birbirinden değerli bilgiler, anılar, öyküler içeriyor. En iyisi bunları tek tek okuyup değerlendirmek. Kitapları bulabileceğiniz adres ise, Kıbrıs Şehitleri Caddesindeki YAKIN kitapevi. Bayram için çok iyi okumalar olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 23 Ekim 2019 Çarşamba. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 22 Ekim 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 21 Ekim 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 20 Ekim 2019 Pazar. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test