Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Bayram gelmiş neyime'' demeyelim

9.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bayramlar, milletlerin dini inançları doğrultusunda ananelerini yaşadıkları ve kahramanlıklarını andıkları günlerdir. Adı üstünde “bayram”, Farsça kökenli olup, “mutluluk, neşe, sakinlik” anlamındadır. Bütün kalbimle Türk milletinin ve kendisini böyle hisseden inasanlarımızın Kurban Bayramı’nı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

Türkiye, ne yazık ki günümüzde inkar edemeyeceğimiz ve ihmal de edemeyeceğimiz şekilde içte ve dışta tehlikeler ve sıkıntılar içinde çalkalanmaktadır.

Elbette her dert gibi bunlar da iyi niyetli ve ehil ellere tevdi edilirse, çare bulunacaktır. Ancak bayramın verdiği huzur ve sakinlikte, birlik ve beraberlik içinde bir arada yaşamanın yollarını düşünmek için çok kıymetli bir zaman dilimine sahibiz. Bunu da değerlendirmemiz iyi olacaktır.

Bizde bir bir şarkı vardır, “Bayram gelmiş neyime, aman aman garibem” diye başlar.

Ben ne yazık ki “neyime” kelimesinden nefret ederim. Her yokuşun bir inişi olduğuna inanırım.

Gazete ve TV haberlerinde dış beyanları takip ederseniz, Türkiye sanki bir toptan ateş altında her taraftan sıkıştırılmak istenmektedir.

Bunun da nedeni, Amerika, İsrail ve İngiltere’nin başı çektiği üçgenin, Orta Doğu’yu planlama ve tarihsel “parçala yönet” yöntemini bizim üzerimizden bir kez daha uygulama hevesidir.

Ne yazık ki Türkiye, uzun zaman bu tuzağı ve “hevesi” anlamakta güçlük çekmiş ve acemilik göstermiştir. Bu iş bu günün değil, 1950’lerden sonra başlayan siyasi hayatımızda yer bulan senaryoların ve düşünce ve yönetimlerin eseridir.

Ancak gün gelmiş, takke düşmüştür, “kel” artık pırıl pırıl ortadadır.

Türkiye’nin bugünkü tutumu ve davranışı doğrudur. Suriye’nin parçalanmasına her ne pahasına olursa olsun meydan verilmemesi, başlıca menfaatimizdir.

Artık iktidar ve muhalefete düşen, bir arada ve parçalanmadan, her telden değil tek bir telden çalarak bu musibetten kurtulma çabalarını göstermek, bu erdemi ortaya koymaktır.

Türkiye artık bilimin, tarihin ve aklın yanında olmak, hissi hamlelerden vazgeçmek, düşmanlığı ve ayrıcalıklı görünümlü yapısını bırakmak mecburiyetindedir.

Bugünkü şartlar, adeta Türkiye’yi parçalamak isteyen Haçlıların tehdidini andırmaktadır.

Ne yazık ki bu durum, yanlış olarak yıllardır tekrarlanan “STRATEJİK ORTAK” lafının arkasına saklananların liderliğinde, yukarıda yazdığım tehlikeli üçgenden ve AB ortaklığından kaynaklanmaktadır.

Türkiye bir defa daha Sayın Cumhurbaşkanının liderliğinde ortak paydada buluşmak mecburiyetindedir. Burada artık “Bayram gelmiş neyime” demek yanlıştır.

Tehlikenin hedefi, hepimizin “bahtının ve kaderinin” yok edilmesidir.

Bu yazımı okuduğunuz günlerde “Kurban Bayramı’nı” idrak edeceğiz.

Lütfen Türk milletinin bireyleri ve yönetenleri ile partilerimizin iştiraki ile bir olalım, diri olalım.

Dünyada ölüm hariç çaresiz hiçbir şey yoktur. Türk milleti olarak en kıt şartlarda İstiklal Savaşı’nı yapmış ve kazanmış bir milletin mensuplarıyız.

Dünya hisleriyle ve inanışlarla değil, akıl ve bilimin eşliğinde, ortak akılda ve izanda birleşerek kurtuluşlarını gerçekleştiren devletlerle doludur.

Bayramın bu kutlu günlerinde herkesin düşünmesini, ayrı gayrı demeden birleşmesini ümit ediyorum. Bunu yapmanın elzem ve kaçınılmaz olduğunun anlaşılmasını istiyorum.

Evet, zor olacak ama gittiğimiz yol doğrudur. Yeter ki bir olalım ve inancımızı, azmimizi kaybetmeyelim.

Ehliyetin, dirayetin ve ortak aklın hakim olmasının zamanıdır. Milletini seven her siyasetçimizin artık tek bir vücut olmasının zamanıdır. Gerisi boş laftır, kaybedilen zamandır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test