Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kaz Dağlarında kaz avı var; başaramayacaklar!..

9.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Kaz Dağları” kıyametini, biz Bergama Ovacık Köyü’nde yıllar önce yaşadık; taaa İstanbul Boğaz Köprüsü’ne kadar uzanan “Asterix’li, Hopterix’li ‘pijamalı’ ve ‘göbekli’ Galyalılar” gösterilerine kadar!..

“Siyanür öldürücüdür, kanser yapar” / “Ağaçlar kesiliyor” / “Domates tarlalarınız zehirleniyor” sloganları ile “Ovacık Köylülerini ayaklandıran”, dahası “orada kurulmuş dünyanın ‘en güvenli’ tesisini gidip görmek bile istemeyen” ama “İnsanlar ölecek, tarım bitecek” diye fetva veren sözüm ona “bilim(!) adamlarından destek alan ve de başlarında kendilerine “Halkın avukatları” adını takan avukatların bulunduğu bir “İstemezükçü” grubun başlattığı “direniş” yıllar sürdü…

Sahneye konan “Galyalılar fantazisine aldanan” ve de “işin aslını araştırmayan” bir kısım gazetecinin de desteği ile, önce “Danıştay’a kadar” idari mahkemelerden “yürütmenin durdurulması” kararını çıkaran grup, “gerçekler ortaya çıkınca” hezimete uğradı ama, “gerçekleri araştıran, bulan” bir de şehit verildi; Alman Vakıfları’nın “Türkiye’de altın çıkarılmaması için oynadığı çirkin oyunu” kitabıyla ortaya koyan Doç.Dr. Necip Hablemitoğlu!..

Ayvalık’ta bir otel vardı. O otelde de “Alman Vakıflarından gelen markları (O zaman daha Avro yoktu), sarı zarflara koyarak, Ovacık köylülerine, muhtarlara dağıtacak kişilere vererek “İstemezük Operasyonu’nu yöneten” bir kadın!..

“Siyanür, sanayinin pek çok dalında ve o zamanlar fotoğrafçılıkta da kullanılan” bir kimyasaldı. Evet öldürürdü, ama “intihar etmek için bir bardak suya katarak içerseniz” öldürürdü; yoksa “gereken koruyucu tedbirler alınarak” kullanılmasıyla değil.

“Aralarında benim de bulunduğum” bir Halka İlişkiler Grubu, Ovacık Altını’nın çıkması için, “o bölgede bir yerel gazete çıkarmak” da dahil, yapılması gereken her türlü çalışmayı yaptı, köylülere “kandırıldıklarını” anlattı. Dergiler çıkararak, “karar verici” idari mahkeme hakim ve savcılarına kadar herkese gönderdi, “gerçekleri” ve “Alman Vakıfları’nın kötü niyetlerini” ortaya koydu; kamuoyu ve basın “gerçeğin ne olduğunu” gördü.

Almanlar “bir gram altın çıkarmadıkları” halde, “altını stokluyor ve ticaretini yapıyorlardı. Dahası, Amerika’dan sonra “en büyük altın stokuna sahiptiler; hiç “yeraltından altın çıkarılması ve o çıkacak altınların altın fiyatlarını düşürmesini” isterler miydi?..

İşte nerede ise “20 yıla yakındır, Ovacık’ta altın çıkarıldı. “Siyanürden bir kişi kanser oldu mu? Siyanür toprağı ve insanları zehirledi mi? Aksine, Ovacık Köylüleri, Altın Madeninde “çok iyi şartlarda” iş buldu, ekmek buldu, çalıştı…

“Ağaçlar kesiliyor” yaygaraları orada da vardı, ve de…Toprak yeniden ağaçlandırıldı, gene sebzesini, meyvesini vermeye başladı; Türk ekonomisine “toprak altından çıkarılan onca ton altın, milyarlarca dolar katkı sağladı; fena mı oldu?..

Dahası, “yeraltı sularına, içme ve kullanma sularına “bir gram siyanür” karışmadı; “Siyanür kanser yapar” diyen “bilim(!)” adamları utandı mı; sanmıyorum!..

Şimdi “Kaz Dağlarında aynı “oyun sahneleniyor; “Kaz Dağları” deniyor ama maden çıkarılan bölge Kaz Dağları’ndan uzak. “195.000 ağaç kesildi” deniliyor, kesilen ağaç sayısı 19.500; yani “yaygara koparılanın” 10’da biri… Altını alınınca” Ovacık’taki gibi, o yerlere gene ağaçlar dikilecek…

“Siyanür…” yaygarası, bilimsel olarak ve Ovacık örneği ile ortaya konuldu ki, “yalan / dolan!..”

Çok açık, kamuoyu yaygaralara boğularak Kaz Dağları’nda “kaz avlanmak” isteniyor, ama… Başaramayacaklar!..

 

Söz cömerdi, duygu cimrisi olmayanlar!..

Ben yöneticilerin “sessiz ve derinden gidenlerini” severim.  Geçen hafta “bu özelliği hayat boyu taşıyan” iki yönetici bir araya geldi ve “çok hayırlı bir iş” yaptı. Kutlarım!..

Konak Belediyesi, “zihinsel engelli” çocukların ailelerin de katılacağı bir programla rehabilite edileceği “Engelsiz Yaşam Köyü” kuruyor. Eşrefpaşa Hastanesi arkasındaki Niyazi Ersoy Vakıf Tesislerinde kurulacak Köy, Psiko Sosyal Destek Merkezi, Mesleki Eğitim ve İstihdam Birimi, Eko Çiftlik ve Sosyal Yaşam Merkezi, Niyazi Ersoy Özel Eğitim ve rehabilitasyon Merkezi ve Gündüz Bakımevi olmak üzere 5 birimde hizmet verecek.

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ile Zihinsel Özürlüleri Yetiştirme ve Koruma Vakfı Başkanı İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, “köy ile ilgili protokolü” imzaladılar.

200 çocuğun yararlanacağı köy, eylül ayında açılacak. Hayırlı olsun!..

 

Okuyucu Soruları

İşte can’lar ve patlıcan’lar!..

Bir okuyucum soruyor; “Sık sık yazıyorsunuz, İstanbul’da (Marmara’da) ve de Anadolu’da olan depremler karşısında Deprem Uzmanlarımızın ve İstanbul büyük basınının aldığı tavrı… Haberlerine attığınız başlıklar gibi, bir taraftar “can’lar, bir tarafta patlıcan’lar var, sanki!..

İşte Perşembe günü önce “İzmir(Seferihisar / Kuşadası Körfezi) 4.8 ile sallandı, sonra Denizli arka arkaya 4.8 ve 6.5 şiddetindeki depremlerle… O gün TV’lerde, ertesi gün gazetelerde, “yazıp geldiğiniz tablo” gene ortaya çıktı. Ne diyorsunuz?..

CEVABIMDIR; Ne diyeceğim; yazıklar olsun… İstanbul “küçümsedi”, asırlarca “İstanbul dışına ‘taşra’ gözü” ile bakıp geldi; yıl 2019 “İstanbul bakışında” hâlâ “değişen bir şey” yok!..  

 

 

Sözün Özü

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanı, tarlaya girerken galoş giymiş… Onca gündür, CHP’liler, başkanları Kılıçdaroğlu ile beraber “bu görüntü ile” uğraşıyor; ülkenin, halkın onca büyük ekonomik, sosyal sorunları varken..

Aslına bakarsanız, “bu görüntü” daha çok mizah yazarlarının, karikatüristlerin uğraşacağı, dillerine, kalemlerine dolayacağı bir konu. Siz anlayın “Ana Muhalefet Partisi’nin hâlini” ve de pürmelalini!..

 

Buyrun cenaze namazına!..

Hafta içinde 3 takımımız “Avrupa Kupalarında” 3 maç oynadılar; eleme maçları…

Şampiyonlar Ligi elemesinde “Süper Lig ikincimiz” Başakşehirspor, Yunanistan’ın Olimpiyakos Takımı’na hem de “İstanbul’da” 1 – 0 yenildi.

“Süper Lig dördüncümüz” Trabzonspor, Prag’da, Sparta Prag ile 2 – 2 berabere kaldı.

“Süper Lig beşincimiz” Yeni Malatyaspor “Sırbistan’da” Partizan’a 3 – 1 mağlup oldu.

3 Maçta, “6 gol yedik, 3 gol atabildik” ve sadece “1 puan” alabildik!..

“Kendi kendimize propaganda yaparak” şişirdiğimiz futbolumuzun “acı gerçeği” ortada!..

Ama, “Falcao geliyor” diye bayram yapıyoruz!..

Fenerbahçe “Almanya’da bir hazırlık turnuvasında” iki maçta “11 gol yiyor”; diyor ve yazıyoruz ki; “Sonuç önemli değil, bu turnuvaya katılmak bile onur!..”

Bu nasıl bir “tablo” ve bu nasıl bir “aşağılık kompleksi”; yazıklar olsun!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test