Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

TETSİAD’da seçimi kim kazanacak?

23.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Tekstil sektörünün en önemli kuruluşlarından biri olan TETSİAD seçim heyecanı yaşıyor. İki rakip arasındaki seçim yarışı sertleşince sektör yine bir ayrılık mı var endişesine kapıldı.

Umarız, ülkemizin en başarılı iş adamı örgütlerinden biri olan Türkiye Ev Tekstili Sanayici ve İş adamları Derneği (TETSİAD) 27 Ağustos Salı günü gerçekleşecek seçimlerinden sonra yine birlik ve beraberliğini korur. Ve dünyanın sektördeki en önemli aktivitelerinden biri haline gelen EVTEKS’i yine birlikte yaparlar.

İhracatın artması ve yeni pazarlara ulaşmak için yine birlik ve beraberlik içinde davranırlar.

Niye umarız dedik anlatalım. Seçim çalışması biraz sertleşti. İki adayı birleştirmesi beklenen İsmail Gülle ve İbrahim Burkay taraf oldu. Veya öyle bir görüntü ortaya çıktı.

Üye listelerinin alınması için avukatlar devreye girdi. Sektörün önde gelen isimleri her iki adaydan yana tavır koydular ve karşı tarafa dönük sert eleştiriler yaptılar.

Buna rağmen umarız biz yanılırız, seçimlerden sonra adaylar birbirini kutlar ve birlikte yol almaya, yol yürümeye devam ederler.

Önce adayları anlatalım. Hasan Hüseyin Bayram adaylığını ilk açıklayan isim.

Uzun bayram tatilinde hiç boş durmadı. Gece gündüz çalıştı. Destek almak için her kapıyı çaldı. Siyasetteki tecrübesini bu alanda da kullandı. Herkesle birebir ilişki kurdu. Sektörün önde gelen isimlerini ziyaret etti.

Adaylığı konusunda kendisine ilk destek veren İstanbul Ticaret Odası Ev Tekstili Komitesi üyeleri hep yanındaydı.

Gidilen her yerde Komite olarak sektörün KDV sorununu nasıl çözdüklerini anlattılar. Ve diğer sorunları da bu yöntemle çözeceklerini ifade ettiler.

Bayramlar Brode'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan Hasan Hüseyin Bayram, Bursa’da sektör mensupları ile defalarca bir araya geldi. Bursa'da ev tekstili sektör temsilcilerinin oluşturduğu Bursa Ev Tekstili Birlik Platformu’nun toplantılarında konuşmalar yaptı, projelerini anlattı.

Bursa’yı sektörün kalbi olarak gördüğünü söyledi bu buluşmalarda.

Hasan Hüseyin Bayram, sektörün ilk kurucu başkanlarından olduğunu, sektör dışından olmadığını ifade etti.

Çünkü kendisi ile ilgili dışarıdan geldi iddiaları vardı.

Daha sonra Denizli ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde görüşmeler yaptı.

Seçim çalışmasında sektörün önemli isimlerinden Recep Tanrıverdi’den tam destek aldı.

Hatta Tanrıverdi karşı tarafa yönelik sert eleştirileri ile Bayram’ın önünü açtı.

Başkan adayı Bayram ev tekstili sektörünün dünyaya açılmasında büyük katkısı olan ve TETSİAD’a Türkiye isminin eklenmesinin mimarı ünlü işadamı Yılmaz Ulusoy’u da ziyaret etti. Fikirlerini aldı ve deste istedi ve çok önemli bir adım atmış oldu.

TETSİAD diğer başkan adayı Şerafettin Demir aynı zamanda sektörün önemli örgütlerinde İTHİB’in de yönetim kurulu üyesi.

İTHİB’te TİM Başkanı İsmail Gülle uzun süre başkanlık yapmıştı.

Şimdiki başkan Ahmet Öksüz de Yönetim Kurulu Üyesi Demir’in adaylığına kayıtsız değildi.

Şerafettin Demir’e en büyük destek sektörün üretim merkezlerinden Denizli’den gelmişti. Denizli’de TETSİAD'ın 100’den fazla üyesi olduğunu biliniyor.

Bu nedenle seçim için önemli merkezlerinden biri Denizliydi. Ve Şerafettin Demir de bu yüzden Denizli’ye büyük önem vermişti.

Şerafettin Demir’in seçim çalışmalarında en önemli aktivitesi “Büyük İstanbul Buluşması” oldu.

Bu buluşmada sektörün duayenlerinin de aralarında bulunduğu çok önemli isimleri bir araya getirmeyi başardı.

Demir bu buluşmada yaptığı konuşmada projelerini de anlatma fırsatı yakaladı.

Sektörün en önemli isimlerinden Ahmet Nazif Zorlu ile önceki başkanlardan Yaşar Küçükçalık’ın bu toplantıya katılması çok önemli bir destek olarak algılandı.

TİM Başkanı İsmail Gülle’nin de katıldığı bu buluşmada Ahmet Nazif Zorlu’nun şu mesajı çok önemsendi:

. 2000’li yıllarda iki tane ev tekstil fuarı vardı. Bir ülkede ilk defa iki tane dernek aynı gün iki ayrı ev tekstili fuarı düzenliyordu.

. Buna çok üzülmüştüm. Bunda birlik olamazsak nasıl başarılı oluruz diye düşünmüştüm ve iki derneğin birleşmesi şartıyla başkan olmuştum.

. 8 sene sonra tek fuar ve tek dernek olarak yolumuza devam ettik. Bugün Türk ev tekstili bir marka haline gelmiştir.

. İhracatımızı yüksek seviyelerde yapıyor olmamız, bu birlik ve beraberlikle olmuştur. Derneğimiz, hiçbir zaman başka bir yön aramamıştır. Bundan sonra da birlik ve beraberliğimizi bozmayalım.

Evet 30 yıl önce kurulan TETSİAD birlik ve beraberlik sayesinde bugünkü başarıyı yakalamıştı. Bu başarının devamı da birlik ve beraberliğin sürmesine bağlı… Bunu sektörün en etkili ve yetkili ismi söylüyor.

Bu sözleri seçimin anahtarı olmalı. Kim kazanırsa kazansın sektörün kazanması için bir yol bulunmalı.

 

 

Böyle olur Selim Şiper’in yol arkadaşlığı

 

Petrol Ofisi'nin başına geldiğinde ilk imzayı Altınordu sponsorluğa atan Selim Şiper'in bu alandaki farklığı devam ediyor...

Belki de Türkiye’nin en başarılı yöneticileri arasında yer alıyor Selim Şiper. Unilever’de Unisel Genel Müdürü ve Unilever Yönetim Kurulu Üyesi iken Hollandalı SHV Gas şirketine ait İpragaz’da Genel Müdürlük yaptı.

Türkiye’nin benzinden, gaza yetiştirdiği en önemli isimler arasında yer alıyor.

Doğru bildiğini eğmeden bükmeden söyleyen en cesur profesyonel yöneticiler arasında sayabiliriz kendisini.

Belki de bu yüzden sektörün önemli sivil örgütlerinde başkanlık yaptı.

Sektörün sözcüsü oldu. Doğruları en yetkili isimlere anlatma başarısı gösterdi.

Bu önemli isim başarılı kariyerini önemli sosyal sorumluluk projeleri ile taçlandırdı.

Mesela Altınordu sponsorluğu bu kapsamda ele alınmalı. Türkiye’nin alanında en önemli kuruluşlarından biri olan Petrol Ofisi’nin başına gelen Selim Şiper sponsorluk dosyalarını önünü geldiğinde önemli bir ayrım yapar. Ve kısa sürede bu projeye onay verir… Süreci şöyle anlatır Selim Şiper:

. Altınordu ile görüşmeler sadece 3 gün sürdü.

. Ben Petrol Ofisi CEO’su olarak ilk resmi imzayı bu projeye attım.

. Altınordu da, Petrol Ofisi de, ülkemizin köklü, alanlarında lider ve Türkiye’nin geleceğini düşünen kuruluşları.

. Farklı alanlarda faaliyet gösterseler de aynı felsefeyi benimsemiş, aynı yaklaşımlara sahip, aynı yönde ilerleyen ve benzer hedefleri olan iki kuruluştan bahsediyoruz.

. Dolayısıyla Petrol Ofisi olarak, Altınordu FK ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini, alışılagelmiş bir sponsorluğun dışında ele almak gerekiyor.

. Büyük bir uyum ve sinerji ile sürdürdüğümüz bu projeyi ‘Yol Arkadaşlığı’ olarak görüyoruz.

Selim Şiper bu açıklamaları daha önce bize bir sohbette yapmıştı.

Bu defa tam yerinde TSYD Başkanı Oğuz Tongsir’in katıldığı bir buluşmada yaptı.

Buluşmanın diğer tarafı olan Altınordu Futbol Kulübü’nün Başkanı Mehmet Özkan da,Şiper’i şu sözlerle destekledi:

. Altınordu organizasyonundaki her birey için ‘iyi’ olmak önceliklidir ve bu kavram sadece futbolcu ile ilgili değildir.

. Bu toprakların çocuklarına örnek olabilmek amacıyla birlikte yürüyeceğimiz ‘dost’larımızın da ‘iyi’ olmasına özen göstermek zorundayız.

. Petrol Ofisi, bu nedenle bizim can dostumuzdur, yol arkadaşımızdır.

. Bizim için Petrol Ofisi, sadece A Takım formasının önüne basılı bir arma değildir.

. Petrol Ofisi için de Altınordu formasının, bir tanıtım mecrası olmadığını çok net biliyoruz.

. Altınordu ve Petrol Ofisi, ‘Bu toprakların çocukları için her şeye değer’ diyerek yola çıkan iki dosttur.

. Başta Petrol Ofisi CEO’su Sayın Selim Şiper olmak üzere, tüm Petrol Ofisi ailesine, bu toprakların çocukları adına çok teşekkür ediyoruz.

 

Kurtarmaya tam destek

Petrol Ofisi’nin veya başındaki isim Salim Şiper’in yol arkadaşlığının farklı olduğunu söylemiştik.  Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan sonra denizi amatör ve sportif amaçla kullananlara yönelik en fazla kurtarma operasyonu gerçekleştirerek denizcilerin gönlünde taht kuran DAKSAR’ın yakıt sponsoru olmasını da bu kapsamda ele almak gerekiyor.

Petrol Ofisi’nin desteğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşan DAKSAR’ın kurtarma botları çok daha etkin bir şekilde denizlerde hayat kurtarmaya devam edecek.

DAKSAR’ın bünyesinde yer aldığı Denizciler Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Serdar Argıç, “Türkiye’nin en güçlü şirketlerinden Petrol Ofisi, verdiği bu destekle denizdeki insanlarımızın daha çok güvende olması için büyük katkı sağladı. Bu iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diyor.

 

Ankara PETLAS’ı dinlese ne olur?

 

PETLAS'ın yerli ve milli üretim duyarlılığı yetkili makamlar tarafından tam olarak anlaşılmadığı iddiaları sektör tarafından dile getiriliyor. 

Yerli ve milli üretim hepimizin çok heyecanlandığı gururlandığı bir gelişme. Yerli ve milli diye başlayan açıklamalar müthiş sempati duyuyoruz. Ama hayat tam da böyle değil. Bazı kuruluşlar yerli ve milli üretim için büyük çaba gösteriyor ama istedikleri takdiri alamıyor.

Hatta bazen cezalandırılıyor bile… Hadi canım abartıyorsunuz diyebilirseniz. Yok abartmıyoruz. Çok örnek var… Ama buna rağmen direnen ve yerli ve milli üretim inadından vazgeçmeyenler var.

İşte bunların başında PETLAS geliyor. Başlangıcında yerli ve milli olma hedefi var.

Bu hedef, şu anda şirketin başında olan patronlar tarafından eksiksiz uygulanıyor.

Ama şirketin milli ve yerli duruşu ihracatta engelleri beraberinde getiriyor.

Bunu kabul edilebilir buluyorlar. Ancak Türkiye’de yapılan alımlarda da aynı engellerin karşılarına çıkmasını bir türlü izah edemiyorlar kendilerine.

Oysa PETLAS, yerli ve milli olması gereken savunma sanayisinin lastik ihtiyacını yerli üretimle karşılıyor. Ve üretilen lastiklerin hiçbirinde dışarıdan alınmış lisans kullanılmıyor. Tüm ürünler kendi Ar-Ge ekibinden alınan güç ve teknoloji ile geliştiriliyor.

Yerli sermaye, yerli mühendislik, yerli üretim gücüyle, ülkemizin lastiklerini, ülkemiz için, ülkemizde üretiyor.

PETLAS’ın ürün portföyü içerisinde, askeri birliklerin ve güvenlik güçlerinin envanterinde yer alan hava ve kara taşıtlarının ihtiyaçlarına özel vasıflı lastikler, önemli bir yer tutuyor. Türkiye lastik sektörünün Ar-Ge yapan yüzde 100 yerli sermayeli tek şirketi konumunda bulunan PETLAS, savunma sanayi ihtiyaçlarına yönelik milli lastikleri, yerli sermaye, yerli Ar-Ge, yerli iş gücü ile üretiyor.

 Şirket ayrıca, Kirpi, Kirpi 2, Ural, STA, Amazon, Seyit, BMC TTAR Tank Taşıyıcı, PARS 6X6, Pusat, Hızır, Kıraç, Cobra model zırhlı araçlar için özel lastikleri de geliştirip üretiyor. Mermi isabet alsa da yola devam edebilen (Run-flat) sistemleriyle uyumlu çalışabilen lastikleriyle vatan savunması ve güvenliğinin gerektirdiği en zorlu koşullarda güvenlik güçlerimizin yanında yer alıyor.

Bu konuda başka örnekler de verilebilir. Yani PETLAS çok önemli bir alanda yerli ve milli kalmaya özen önem veriyor.

Lastik dışında jant alanında da ileri düzey teknolojik buluşlarla savunma sanayisine katkı sunuyor.

Radyal yorulma testlerinde sektörel beklentiler 1 milyon devir iken 2 milyon devri aşarak rekor kıran jantlar, mermi isabet alsa bile yola devam eden lastikler yapıyor.

Yapıyor da mesela yerli otomobil çalışmaları sırasında bu önemli kuruluşun görüşlerine başvuruluyor mu? Bildiğimiz kadarı ile bu sorunun yanıtı hayır… Özel sektörü bırakın kamunun yaptığı alımlarda PETLAS’a pozitif ayrımcılık yapılıyor mu? Bu sorunun yanıtı da hayır… Oysa yerli ve milli üretime destek verilmesi gerektiği söyleniyor herkes tarafından…

Peki PETLAS bütün bu olumsuzluklara karşın sesini çıkarıyor mu?

Bildiğimiz kadarı ile bu sorunun yanıtı da hayır… Çünkü PETLAS’ın hissedarları kol kırılır yen içinde kalır görüşündeler.

Ama onların ses çıkarmaması Ankara’nın onları dinlemek için kulağını açmasına engel değil.

Bir dinleyin bakalım bu başarı daha da yukarı çekilebilir mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test