Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kurtuluş Taarruzu

29.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ulusal Bayramlarımızdan en yücesine hazırlanırken bir yetkili hepimizi şaşkına düşüren, şaşkınlık ötesi kızdıran, tüylerimizi diken diken eden bir çıkış yaptı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisinde CHP’li üyeler, Kurban Bayramında olduğu gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda da ulaşımın ücretsiz olmasını önerdiklerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ne dese beğenirsiniz?

"30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil.”Yurdunu, vatanını seven herkesi dehşete düşürecek bir ifade değil mi bu?

Geriye mi ileriye mi?

AKP iktidarını destekleyenlerden bir kesim, Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet Devrimlerine, insanların ümmet olmaktan çıkıp özgür yurttaşlar olmalarına fena halde karşılar. Yüzyılı aşkın bir zamandır bu gerilim sürüyor.

Bir tarafta, saltanat ve hilafet taraftarları, Prens Sabahattin, Damat Ferit, Ali Kemal, Şeyh Sait, Seyit Rıza, Fetullah Gülen gibi Batılı emperyalistlerin oyuncağı olmuş, bir kısmı onlara maşalık etmiş gericiler…

Diğer tarafta, Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mithat Paşa, Talat Paşa, Mustafa Kemal, Mahmut Esat Bozkurt, Reşit Galip, Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel gibi “jön türk” markasıyla toplumsal atılımlarda dünyaya örnek olmuş Kuvayi Milliye’ciler, devrimciler…

Bu gerginliğin doruk noktasında iktidar oldu AKP. Zannettiler ki, Tanzimattan beri süre gelen kavga, kendi lehlerine sonuçlanacak. Ne var ki yaşam niyetlerle eş orantılı olmuyor. Cumhuriyet Devrimleri o denli çapa saldı ki yüreklere, Türk halkının büyük çoğunluğunun yüreğinden söküp atmak kolay olamazdı. Olmadı da. Amerikalı, İngiliz, Fransız, Alman vb. sömürücülerinin masalarında planlanan bölücü tezgâhlar, CIA maşası FETÖ’cülerin darbe girişimi vb. başarıya ulaşamadı. Bir kısım AKP takipçisi bile, Atatürk ilkelerinin izinden, laiklikten kopmanın ülke için getireceği tehlikeleri görmeye başladı.

Liboşlara Dikkat

Bir sözüm de Atatürkçü geçinen ama AKP’nin estirdiği “muhafazakâr” havaya kendilerine kaptırmış olan vatandaşlarımıza. Geçtiğimiz gün sosyal medyadan düşen bir mesaj çok çarpıcıydı: “Atatürkçü arkadaşlar; ‘cuma’ kutlamalarına gösterdiğiniz titizliği, Ulusal Bayramlarımıza da gösterin!” (Not: Üstat ilahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ün, “Cuma kutlaması”nın yanlışlığı üzerine yazdıklarını aktarmam gerekmiyor.)

Laikliği hafife alan bu yaklaşım, liboşluğun “Atatürkçü” geçinenleri de etkilemesi sonucu gelişti. İçimizdeki liboşlar yani dünya çapındaki sömürücü neo-liberal dalganın akıntısına bilerek ya da bilmeyerek katılmış olan sözde aydınlar, ülkede gelişen gericiliğe büyük destek verdiler. Bakmayın şimdi AKP iktidarını eleştirmeye kalkışmalarına. Hepsini içten pazarlıklı, kötü niyetli buluyorum ve hiç güvenmiyorum. Hasan Cemal, Aydın Engin, Oya Baydar, Murat Belge, Cengiz Çandar, Can Dündar, Etyen Mahçupyan, İsmet Berkant vb Dumlupınar’dan İzmir’e 14 günde ulaşan vatansever ruhtan hep uzak durdular. Batılı emperyalist güçlerle karşı karşıya gelinen noktalarda hep ülke aleyhine kararlara katıldılar.

Büyük Zafer Milletindir

Durmaksızın 400 kilometre süren, kaçan düşmanın arkasından yıldırım hızıyla Akdeniz’e ulaşan ‘Millet Ordusu’nun zaferini kutlamak için ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan’ Mustafa Kemal, 13 Eylül günü yayınladığı “Zafer Bildirgesi”ne şu cümle ile başlar:

“Büyük ve asil Türk Milleti, Ordularımız 9 Eylül 38 (1922) sabahı İzmir’imizi ve yine 9 Eylül 38 akşamı Bursa’mızı muzafferen tahlis ettiler (kurtardılar). Akdeniz askerlerimizin zafer teraneleriyle (ezgileriyle) dalgalanıyor.”

Prof. Sina Akşin, “Kısa Türkiye Tarihi” adlı eserinde bu bildirgeye getirdiği yorumda, Atatürk’ün, Yunan kralının saltanatına karşı çıkarken Osmanlı saltanatını da hedef aldığını, zaferi ulusa adayarak demokrasiyi savunduğunu, böylece Cumhuriyet’in yolunu açtığını belirtiyor. (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s. 171)

“Bu adamlar düşünmelidirler ki, bir memleketi zapt ve işgal etmek, o memleketlerin sahiplerine hâkim olmak için kâfi değildir; bir milletin ruhu zapt olunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hâkim olmanın imkânı yoktur” diyen de yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test