Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yazarlar ve şairler anlatıyor...

29.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İşte 30 Ağustos

Falih Rıfkı Atay diyor ki;"- Nemiz varsa, bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı'nın, vicdanımızı ve kafamızı Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizler bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi'ne borçluyuz."

Büyük Atatürk'ün Başkomutanlığında 26 Ağustos' ta başlayan ve Şaire;

"Bugünü adın gibi iyi bil, daima an

Türk adında bir millet yok denildiği zaman

Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan

Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı"

Dedirten ve dört gün süren muhteşem taarruzun 30 Ağustos Zaferi'yle taçlanışı üzerine bir başka Şaire;

"Yaşamaz ölümü göze almayan

Zafer göz yummadan koşana gider

Gözyaşı boşana boşana gider"

Dedirtmiştir.

30 Ağustos'ta ordulara denizi gösteren Büyük Askerin kararını ise gene bir başka Şair;

"Hedef Akdeniz,  asker" diyen parmağa koştuk

Zafer bahçesinden gül koparmağa koştuk"

Diyerek dile getirecekti.

9 Eylül'de işgal güçlerinin elinden kurtarılan İzmir'de ise bir başka Şair şöyle haykıracaktı;

"Yaslı gittim, şen geldim.

Aç koynunu ben geldim.

Bana bir yudum su ver,

Çok uzak yoldan geldim"

 

Evet, Halide Edip Hanımın "Türk'ün ateşle imtihanı" diye tanımladığı Büyük Zaferin doksan yedinci yılındayız.

30 Ağustos; İnönü Zaferi'nin, Sakarya Zaferi'nin devamı olduğu kadar Büyük Atatürk'ün yüksek askeri dehasının, muhteşem komuta kabiliyetinin eseridir. Gene 30 Ağustos Lozan'ın dayanak noktasıdır. Ve gene 30 Ağustos mazlum ve esir milletlerin yol haritasıdır.

Sonraki yıllarda bağımsız Hindistan'ın ve bağımsız Pakistan'ın kurucuları olacak olan Mahatma Gandhi ve Muhammed Ali Cinnah'ın 30 Ağustos değerlendirmeleri ise daha değişik ve daha anlamlıdır.

8 Eylül 1922'de tertiplediği basın toplantısında Mahatma Gandhi; "-Türkiye Orduları bir devri kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Mustafa Kemal'in zaferi, Dünya için hürriyet ve bağımsızlık Sancağı'dır." derken üç gün sonra 11 Eylül 1922 günü Londra'da Muhammed Ali Cinnah; "-Ne biz ne de her kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları bundan sonra tutamayacaksınız. Mustafa Kemal ve Türkler ki, kendileri için hazırlanan tabutu emperyalistlerin başına geçirmişlerdir. Şimdi Dünyada başlarına tabut geçirilecek başkaları da,  benzer sonuçları elde edebileceklerine artık iman etmektedirler" diyecekti.

Bir gün Meclis'te Hamdullah Suphi 30 Ağustos' un Türk askerinin kahramanlık, şecaat destanı olduğunu uzun uzun anlattığı bir sırada Atatürk elindeki metal parayla önündeki sıraya yavaş yavaş dokunur. Metal paranın çıkardığı ses üzerine Hamdullah Suphi bir an susup, sesin geldiği yere bakınca, Atatürk oturduğu yerden:"- Hamdullah, 30 Ağustos matematikten ibarettir."der.

Uzun söze ne hacet Falih Rıfkı Atay'ın, Faruk Nafiz Çamlıbel'in, Samih Rifat'ın, Ramazan Gökalp Arkın'ın, Muhammed Ali Cinnah'ın ve Mahatma Gandhi'nin değerlendirmeleriyle 30 Ağustos' u anmak istedim.

Bu arada böyle mutlu bir yıldönümünde Gazetemiz Gözlem de yirmi dokuzuncu şeref yaşını idrak etmektedir. Bağımsız ve Cumhuriyet ilkelerine sadakatle yirmi dokuz yıldır İzmir'de bir deniz feneri gibi çevresini aydınlatan Basın Meşalesi Gözlem'e nice yıllar diliyor, Çetin Gürel ve Zeynep Gürel'e de tebriklerimi sunuyor ve sesleniyorum: "-İyi ki varsınız"

Bu vesileyle İstiklal Mücadelemizin aziz şehitlerini, kahraman gazilerini rahmet, minnet ve şükranla anıyor 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test