Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aydın olmanın sorumluluğu

29.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hukuk sistemimiz içinde önemli bir geleneği temsil eden yargı yılı açılış töreninin, 2 Eylül’de Beştepe’de yapılacak olması, hukuk ve siyaset çevrelerinde önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Konuya eleştirel yaklaşan çevrelerce, yürütme ve yargının tek elde toplanmasının sembolü olarak değerlendirilen törene, başta üç büyük kentin barosu olmak üzere, çok sayıda baro protesto ederek katılmama kararı aldı.

Buna karşın; söz konusu etkinliğe, bir zamanlar ‘hızlı muhalif’ görünen Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun katılıp konuşma yapacak olması, ‘aydın olmanın sorumluluğu’ konusunda bizleri derin düşüncelere yöneltiyor. Hele Feyzioğlu’nun, bir zamanlar, bazı çevrelerce, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) liderliğine yakıştırılmış olması, konunun siyasal boyutunu daha da önemli hale getiriyor.

 

Doğrultu tutarlılığı

Tabi yalnızca bu olayla sınırlı değil, bizim bu konuyu irdelememizin nedeni… Son günlerde ülke gündeminde ardı ardına yaşanan birçok siyasal ve toplumsal gelişme, aynı zamanda aydın olmanın, olabilmenin, ‘turnusol’u anlamına da geliyor. Bir bakıma ülkemizin aydınları, muhalifleri, ‘doğrultu tutarlılığı’ bakımından tarih önünde sınavdan geçiyorlar…

Örneğin, daha yerel seçimin üzerinden dört ay gibi kısa bir süre geçmesine karşın, herhangi bir yargı kararı olmadan üç büyükşehir belediyesinin başkanlığına kayyım atanması kararı karşısındaki tutumumuz da, demokrasi konusundaki duruşumuzu ortaya koyuyor.

Son dönemde büyük artış gösteren kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet konusunda gösterilmesi gereken duyarlılık ve tavır da, yalnızca aydın olmanın değil, aynı zamanda insan olabilmenin de temel ve asgari koşulu haline geliyor.

 

Doğaya, çevreye, toprağa sahip çıkmak

Aydın olabilmek ve duyarlı insan olarak kalabilmek konusunda, son günlerde o kadar çok sınavdan geçiyoruz ki… Bunların en başında da doğaya, çevreye, toprağa sahip çıkmak geliyor.

Uluslararası altın kumpanyaları tarafından yağmalanmak istenen Kaz Dağları, doğal güzelliğini kaybetme tehlikesi altında bulunan Salda Gölü ve yakın çevremizde Aydın ve Şirince’de yaşanan benzeri çevresel tehditler karşısında aldığımız ve alacağımız tavır da büyük önem kazanıyor. Yaşanan gelişmeler, bizi hayat ve tarih karşısında sınıyor.

Duyarsızlıklarla meydana gelen orman yangınlarının önlenmesi için çaba göstermek, bu felaketlerin yarattığı tahribatı sağaltmaya yönelik kampanyalara aktif katkı koymak, son günlerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Aydın olmanın sorumluluğu ve duyarlı bir insan kalabilmenin güzelliği de, işte böylesi günlerde ortaya çıkıyor.

 

Güce biat etmemek, güçlünün önünde boyun eğmemek

Söz konusu olan elbette yalnızca doğayla ve toplumsal konularla ilgili gelişmeler değil.  Ülkemizin aydınları ve muhalifleri, aynı zamanda, siyasal bakımdan da zor ve zorlu bir dönemden geçiyor. Böylesi dönemlerde güce biat etmemek ve güçlünün önünde boyun eğmemek, aydın olabilmenin ve kalabilmenin önemli ölçütlerinden biri haline geliyor.

Bugünlerde elimizde bir kitap var; Zafer Köse’nin değerli sanatçımız Zülfü Livaneli ile yaptığı nehir söyleşi, Doğan Kitap tarafından kitaplaştırılmış. ‘Livaneli’nin Penceresinden – Batı’nın Kibri ile Doğu’nun Cehli Arasında’ ismiyle yayımlanan kitapta; Livaneli, ülkemiz aydınının ve sanatçısının tarihsel gelişim sürecini çok yönlü olarak irdeliyor.

Ülkemizdeki bütün aydınların dikkatle okuması gerektiğini düşündüğümüz kitap, bizi adeta yakın tarihimizde bir yolculuğa çıkarıyor. Geçmişten günümüze uzanan sürece baktığımızda, ülkemizde o denli sancılı dönemler yaşanmış ki, güce biat etmeyen ve güçlünün önünde eğilmeyen aydınlar, hemen her dönem bu zorluklarla boğuşmak zorunda kalmışlar.

 

Aydınlanmadan ve demokrasiden yana olmak

Tabii bu zorlu uğraşlarda yalnızca baskılar, zorluklar, olumsuzluklar yok. Aynı zamanda siyasal, kültürel ve sanatsal güzelliklerde var. En başta da aydınlanmadan ve demokrasiden yana olmak var. Umut var umut!..

Cumhuriyet ve demokrasi temelinde çağdaş değerlerle yetişmiş aydınlar, böylesi anlamlı değerlerle yoğrulmuş insanlar, ülkemizde her daim umudun taşıyıcısı olmuşlardır. Aynen bundan sonra da olacakları gibi… Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Yaşanan bunca olumsuzluk içinde, her şeye karşın, ülkemizin aydınlık geleceği, sorumluluğunu yitirmemiş aydınların, emekten ve demokrasiden yana insanların elleri üzerinde yükselecektir. Yeter ki ‘sol mememizin altındaki cevahir’i karartmayalım!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 23 Eylül 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Ba...

Günlük Burç Yorumları Aşk 22 Eylül 2019 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova, Balık ...

Yazarlar
Website Security Test