Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Var ol GÖZLEM!..

29.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

GÖZLEM, Türkiye içindir!..

GÖZLEM, Türkiye Cumhuriyeti içindir!..

GÖZLEM, Türk Milleti içindir!..

GÖZLEM, Türk Vatanı içindir!..

GÖZLEM, Atatürk içindir!..

GÖZLEM, Demokratik Hukuk Devleti içindir!..

GÖZLEM, İnsanlık ve İnsan Hakları içindir!..

GÖZLEM, insanlık içindir!..

GÖZLEM, Adalet içindir!..

GÖZLEM, Yurtta barış, Dünyada barış içindir!..

GÖZLEM, Hür basın içindir!..

GÖZLEM, 29 yıldır, arkasında hiçbir holding, hiçbir tarikat, hiçbir kurum ve kuruluş olmadan "bir avuç" fedakar gazeteci tarafından çıkarılan, sadece "sevenlerinin ve okuyanlarının desteği ile" ülkenin içine düştüğü siyasi, sosyal, ekonomik krizlere rağmen ayakta kalmayı başaran ve "ilkelerinden taviz vermeyen" bir gazetedir!..

Bu gazetede 29 yıldır yazı yazıyorum ve yayın kurulu üyesiyim!..

Gazetemle onur duyuyorum!..

Duymakta da devam edeceğim; İyi ki varsın GÖZLEM!..

Var olmaya da devam et; çünkü Türkiye'ye lazımsın, GÖZLEM!..

 

Okuyucu Soruları

Dimyat'a pirince gittik, ama!..

Okuyucum soruyor; "Türkiye'de 8 milyon Arap ve Arami (Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ndeki açıklama: "MÖ 11-8. yüzyıllarda Mezopotamya'da yaşamış bir halk") yaşadığını söyleyen 'Beyt Nahreyn Arap - Arami Birliği' adlı örgütün lideri - sözcüsü M. Yavuz Binbay 'Türkiye'deki diğer halklar gibi başta 'Anadilde eğitim' olmak üzere tüm haklar bizlere de verilmelidir. Partileşme çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyon kurduk. Yakında partileşip haklarımız için mücadele edeceğiz' demiş. Türkiye bu hâle mi geldi?.."

CEVABIMDIR; Bir  "Paralel Devlet Yapılanması" yaşadık ve büyük bedeller ödeyerek zar zor kurtulduk, anlaşılıyor ki, "şimdi yeni bir girişim başlatılıyor" ve de "gene" uyuyoruz.

Suriye'yi kurtarmaya çalışırken, "kendi ülkesini unutanlar ülkesi" haline geliyoruz, sevgili okurum; yazıklar olsun, bizlere!..

 

Doğru söz, 170 yıl önce söylenmiş!..

 

Amerika'da köleliğin yaygın olduğu dönemdi. 1849 yılında Harriet Tubman adında bir kadın "kadın köleliğine karşı" bir gizli örgüt kurdu ve mücadeleye başladı. 700 kadar kadın köleyi de kölelikten kurtardı. Kadına gazeteciler sordular; "Kölelik mücadelende karşılaştığın en büyük zorluk nedir?.."

Öncü kadın cevap verdi; "Bir köleyi köle olduğuna ikna etmek!.."

Şöyle bir dünyaya bakalım; 170 yıl önce "bir kadın tarafından söylenen bu söz" hâlâ geçerli değil mi?..

(Gönderen sevgili dostum avukat Tayfun Akçay'a teşekkürlerimle.)

 

İnsanlık dersi alalım!..

Orman yangınlarını "Can kaybı olmadı" diye veren gazetelerimize, TV kanallarımıza, radyolarımıza, "insanlık dersi veren" bir eskiz geldi değerli bir dostumdan, mail kutuma!..

Eskizin köşesinde "Mavi Barış" imzası var. Mavi Barışçılara binlerce teşekkür!.. "Acı" gerçeği, sayfalarca kitap, yazı yazmadan, ahkam kesmeden "biz gazetecilere hatırlatan" bu eskiz hepimizin yüzünü kızartacak cinsten!..

Var mı, "Can kaybı yok, tek tesellimiz bu" diye başlık atan, yazıp çizen bizlerin içinde itirazı olan?..

 

 

Sözün Özü

"30 Ağustos'un Ormancılar Günü'nden ne farkı var" diyen, diyebilen o "Büyükşehir Belediye Başkanı", utanmadan, sıkılmadan 30 Ağustos Töreni'nin Protokol Tribünü'nde "nasıl" oturacak?.. Bence ya törene alınmamalı ya da "Hastayım" diyerek kendisi gelmemeli; Ormancılar Günü galiba Eylül'ün Üçüncü Pazarı, çok değil, 25 gün sonra...Gitsin protokolün baş köşesine kurulup, bir de nutuk atsın!..

Büyük Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve şehitlerimizle, gazilerimizi saygı ve sevgiyle anarak, bütün okuyucularımın ve Türk Milleti'nin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlarım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test