Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP'li belediye başkanlarına tehdit var!..

6.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci Mehmet Ali Kışlalı, GÖZLEM'in ''ülke gündemindeki iç ve dış olaylar ve gelişmelerle ilgili sorularını'' cevapladı. İşte görüşleri...

GÖZLEM- AKP'de yeni parti kurma çalışmaları yapan ve de bu arada "AKP'den ve MHP'den gelen ağır eleştirilere karşı "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler insan yüzüne çıkamazlar, açık söylüyorum. Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden, aylardan biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacaktır" diyen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile arkadaşları "kesin ihraç talebi" ile Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Görüşünüz?

K- Davutoğlu'nu atacaklar. Demek ki hakikaten bir şeyler biliyor ki böyle konuşmuş. Hele bir de partiden atarlarsa ve kendi partisini kurarsa, bu bildiklerinin bir kısmını dahi olsa açıklaması gerekir.

GÖZLEM- Sizce "kendileri" de, rahmetli Erbakan'ın partisinden istifa ederek "yeni parti kuranlar", şimdi neden "yeni parti kurma çalışmaları yapan' AKP'li siyasetçilere 'hain' diyecek kadar ağır eleştirilerde bulunuyorlar?

K- Çünkü kurulacak partinin AKP'ye rakip olmasından veya en azından ucu ucuna biten seçimlerde AKP'ye az da olsa oy kaybettirecek olmasından korkuyorlar. Bunun için parti içi demokrasiden, özgürlükten önce kendi menfaatlerini kolluyorlar.

GÖZLEM- İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu'nun "bir düğün davetine icabet ederek" gittiği Diyarbakır'da "görevden alınan HDP'li Belediye Başkanları ile görüşmesi", Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı dahil AKP'lilerce ağır şekilde eleştirildi. "Hainlik" suçlamaları yapıldı ve "Terör yandaşları ile el ele" gösterildi. Yorumunuz?

K- AKP'liler İmamoğlu'nu üstü kapalı tehdit ediyor. Eğer böyle kapsamlı siyasi faaliyetlere devam ederse, İstanbul'u da kayyuma devredeceklerini ima ediyorlar ya da bunun altlığını yapıyor olabilirler. Öte yandan CHP'li İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olarak niçin sık sık şehir dışındaki faaliyetlere neden katıldığı sorusu ayrı bir konu. İçişleri Bakanı Soylu'nun sözleri de bu şekilde algılanabilir.

GÖZLEM- İçişleri Bakanı Soylu, İmamoğlu'na "İşini yap, başımızın üzerinde yerin var, ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net" dedi. Türk Dil Kurumu sözlüğünde "Farsça bir kelime olan 'Pejmürde; "Eski püskü, yırtık / Dağınık, perişan" anlamına geliyor. Bu bir tehdit değil midir?

K- Süleyman Soylu, AKP'ye transfer olmadan önce Tayyip Erdoğan'a karşı da çok ağır sözler sarf etmişti: "Bu hükümete zıkkımın kökünü göstereceğiz... Tayyip Erdoğan'ın hurdasını 6 ayda çıkarırım" gibi. AKP'ye geçtikten sonra, sanırım kendisine verilen görevleri iyice yerine getirdi ki, hızla ilerledi. Şimdi parti içinde Berat Albayrak'dan başka kendi grubu olduğu söylenen iki etkili politikacıdan birisi. Tayyip Erdoğan'ın karşı çıkacağı bir söylem içinde olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla muhakkak Erdoğan'ın bilgisi dahilinde konuşmuştur. Erdoğan'ın da bilgisi varsa, "Söylediklerini gerçekleştirebilir" diye düşünüyorum. "Eğer siyasi faaliyetlerine devam edersen seni perişan ederiz" demek "en azından belediye başkanlığını elinden alırız" anlamına geliyor olabilir. Daha fenası da olabilir. Dolayısıyla "Perişan ederiz" demek, hem de İçişleri Bakanı'nın söylemesi tabii ki bir tehdit.

GÖZLEM- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Kayyum batıya doğru gelir mi? Böyle bir şey mümkün mü sizin adınıza, İstanbul'a, Ankara'ya?" sorusuna, "Türkiye burası. Her şey mümkün. Sadece onu biliyorum" cevabını verdi; yorumunuz?

K- İçişleri Bakanı Soylu'nun "Başka işlerle meşgul olursan seni pejmürde ederiz" sözleri sanıyorum belli çevrelerde "CHP'li büyükşehirlere de kayyum gelebilir" şüphesini iyice su yüzüne çıkardı.

GÖZLEM- Yeni Yargı dönemi açılış töreninin Külliye'de yapılacağının açıklanmasından sonra Türkiye Barolar Birliği adeta ikiye bölündü. "O törene gitmeyiz" diyenler (55 Baro) ve "Gideceğiz" diyen Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile beraber olan diğer barolar. Feyzioğlu gitti, konuştu ve Erdoğan'dan tebrik aldı. Ne var ki, başta İstanbul, Ankara Barosu olmak üzere "boykotçular" Türkiye Barolar Birliği'nde "olağanüstü seçimli genel kurul toplamak için" çalışmalara başladılar. Boykotçu barolar ile Metin Feyzioğlu'nun tutumu hakkındaki görüşünüz?

K- Feyzioğlu'nun son dönemde Saray ile çatışmak yerine uyumlu giderek adalet sisteminde bir takım iyileştirmeler yapabilme yönünde bir yol izlediği anlaşılıyor. Tabii geçmiş yıllarda bir konuşmasıyla Erdoğan'ı sinirlendirip salonu terk ettirirken şimdi Erdoğan'dan tebrik alması gibi "yumuşama" olarak algılanan yaklaşımları da eleştiri alıyor. İstediği bazı iyileştirmeleri alamaması durumunda yerinden olabilir mi, onu, Barolar Birliği'ndeki seçim sürecini bilemiyorum.

GÖZLEM- Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, "Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zafer Bayramı" dolayısıyla camilerde okutulan Cuma Hutbesinde "Atatürk'ten" hiç söz edilmedi. Tepkiler gelince, Kuruluşun Başkanı sosyal medyada bir tivitle "Atatürk'ten söz etti", o kadar. Daha önce de "Çanakkale Savaşlarının yıldönümünde" aynı şey yapılmıştı. Dahası, Kuruluşun WEB sitesinde yer alan "Kuruluşla ilgili Tarihçe'de de 'kuruluşu kuran' Atatürk ile ilgili bölümler" çıkarılmıştı. Sizce Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmak istiyor?

K- Diyanet İşleri Başkanı daha önce de hemen 10 Kasım arifesinde Cumhuriyet düşmanı bir sözde din adamı ile görüşmüştü. Herhalde kendi çizgisini bu kuruma dayatmaya çalışıyor. Ama daha ilginci Erdoğan tarafından bu göreve nasıl getirilip, görevden alınmadığı. Görevden alınmadığına göre hakkında ne düşünülüyor?

GÖZLEM - CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu "Dış Politikamız "ABD ile Rusya arasında pinpon topu gibi gidip geliyor" dedi; görüşünüz?

K- Bir taraftan Suriye'de ABD ile beraber nasıl sonuç vereceği belli olmayan bir Güvenlikli Bölge çalışması var. Öbür taraftan Kuzey Batı Suriye'de Rusya destekli Esad güçleri terörist unsurları yok ederken, Türk askeri de sıkıştı kaldı. Bu bölgeyi ABD de bombaladı. Kılıçdaroğlu'nun pinpon topu ifadesini "Ne Rusya'ya ne de ABD'ye yaranabiliyoruz" anlamında söylediğini düşünüyorum. İki taraf da Türkiye'yi kullanmaya çalışıyor. Türkiye de arada iyice sıkıştı.

GÖZLEM- Rusya'nın araya girmesi ile Esad Rejimi İDLİP'te "geçici ateş kes" ilan etti. Ne var ki, bu defa ABD uçakları "El Kaide kampları" diye İdlip'teki bazı bölgeleri bombaladı. Esad'ın ve ABD'nin bombardımanları "milyonlarca kişinin yaşadığı" İDLİP'ten Türkiye sınırına yeni bir "sığınmacı akını" başlattı. Türkiye "bu akını sınırda durdurunca", tam bir kargaşa ve kapışma yaşandı. Sığınmacılar Türkiye ve Erdoğan aleyhine sloganlar attılar. Sizce, "İDLİP kaosu ve sığınmacı tehdidi nasıl çözümlenebilir?

K- Ona girmeden Erdoğan'ın yargı dönemi açılışında yaptığı konuşma benim çok dikkatimi çekti. Bu kadar sert ve kararlı bir konuşmasını görmemiştim. ABD'ye, Rusya'ya ve tüm bölge ülkelerine yönelik "Hiç kimseden korkumuz, çekincemiz yok" anlamındaki ifadeleri çok dikkat çekiciydi. Bu herhalde bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerine duyduğu güvenci gösteriyor. Öte yandan sadece İdlip kaosu değil, Fırat'ın doğusunda PYD/YPG yapılanması, yine önceden de defalarca söylediğimiz üzere, Suriye ile derhal anlaşarak, barışarak çözülebilir.

GÖZLEM- Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Yazarı Ahmet Takan, Türkiye'de gazeteci olmak da kalmak da zor iştir. Bugüne kadar sadece inandığım değerler uğruna gazetecilik yaptım. 'Kurumun bekası' için aranızdan ayrılıyorum. Bir başka mecrada buluşmak ümidiyle!.." diye tivit atarak görevi bıraktı. Ankara kulislerini, kaynaklarından alınan iç ve dış politika haberlerini okuyucularına en iyi şekilde yansıtan bir gazeteci olarak tanınan Takan "iktidar tarafından" sevilmiyordu. Bu tabloyu nasıl yorumluyorsunuz?

K- Erdoğan gücünü pekiştirdikçe muhalif basın kuruluşları da kısmen yumuşama eğilimleri göstermeye başladı. Bu da bu eğilimin yansıması olabilir.

GÖZLEM- Şarkıcı Sertab Erener, sinevizyon gösterisinde kullanacağı filminin sansürlenmesine tepki göstererek "Sanat sansürle hiçbir zaman kapatılamaz. Çıplaklık ayıp değildir, burada yapılan şey ayıptır. Çok sinirlendim ve derin bir yara aldım. Paylaşmak istiyorum. Özellikle sanatta sansüre karşıyım. Bir kadının memesi görünüyor diye bir filmi kesmek felakettir" dedi. Görüşünüz?

K- Muhafazakar bir hükümetten başka türlü bir uygulama beklemek biraz saflık olur diye düşünüyorum.

GÖZLEM- Siz Galatasaray Lisesi'nden de mezun olan bir gazetecisiniz. Uzun süre spor da yazdınız. Galatasaray Kulübü Tüzüğü'ne göre "Galatasaray Lisesi Müdürlüğü'ne atananlar, seçimsiz ve doğrudan Galatasaray Yönetim Kurulu'nun üyesi olurlar". Şimdiki müdür kendi isteğiyle müdürlüğü bırakıyor. Yerine "Sultan Abdülhamit üzerine araştırmaları ile ünlenen" tarihçi Prof. Dr. Vahdettin Engin atanıyor. Engin "iyi bir Fenerbahçeli" olarak tanınıyor ve uzun yıllardır da "Fenerbahçe Kulübü üyesi." Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu'nda (Üyelikten istifa ettiği söyleniyor) "tescilli" bir Fenerbahçeli; böyle bir atamayı nasıl yorumlarsınız?

K- İnanılır gibi değil. Gözden kaçmış olabilir mi? Bilemiyorum. Herhalde "Yetkimiz var koyarız" deyip koymuşlar ama sıkıntılar doğuracağı kesin bir atama olmuş.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 12 Kasım 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Kasım 2019 Pazartesi. 11 - 17 Kasım haftalık burç yorumları. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. Burçların aşk hayatı nasıl?

Burçları hafta sonu ne bekliyor? 10 Kasım 2019 Pazar tarihinde günlük burç yorumları ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test