Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Arkas Sanat Merkezi önünde kuyruk

27.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kordondaki en eski tarihi yapı olan Fransa’nın konsolosluk binasının önünden geçenler bugünlerde uzun kuyruklara rastlıyor. Arkas Sanat Merkezi (ASM) olarak yenilenen ve Lucien Arcas’ın özel koleksiyonundan eserleri içeren ilginç temalı sergiler düzenlenen mekân, bugünlerde ünlü İspanyol ressam Picasso’nun çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Picasso, gerek resim sanatına getirdiği çağdaş yenilikler gerekse faşizme karşı siyasi tutumu dolayısıyla dünya çapında tanınan bir ressam. Paris’teki “Picasso Müzesi”, 2017-2019 tarihleri arasında “Akdenizli Picasso” (Picasso Méditerranée) başlıklı sergiler düzenlemiş. Dokuz Akdeniz ülkesini kapsayan bu kültürel programın son ayağı İzmir. (Fransa’nın dışında, sergiler İspanya, Fas, İtalya, Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs, Lübnan, Malta’da düzenlendi)

Serginin düzenlendiği kentlerin her birinde değişik bir tema seçilmiş. “Kübizm ile Klasizm Arasında Picasso (1915 – 1925)”, “Picasso Plajda”, “Barcelona 1917”, “Picasso ve Miro”, “Picasso Mutfağı”, “Picasso ve Dans”, “Matisse ve Picasso”, bunlardan bazıları. İzmir için seçilen tema da çok özgün: “Picasso: Gösteri Sanatı”.

 

Boğa Güreşi, Sirk, Bale

İspanya’nın Malaga kentinde resim öğretmeni bir babanın oğlu olarak büyüyen Picasso, daha 13 yaşında iken ilk sergisini açtı. Gençliğini zamanın sanat merkezi olan Paris’te geçiren ressam, burada Dada akımı gibi öncü akımlara katıldı; dostu Braque ile birlikte, resim sanatını kökten sarsan kübizm akımını yarattı. Yaşamı boyunca 50 bine yakın tablo, eskiz, heykel, seramik vb. yarattığı tahmin ediliyor. ASM’deki serginin, birkaç orijinal yağlı boya tablo ve eskizin dışında böylesi muhteşem bir yaratı dünyasını tümüyle kucaklamasını beklemek doğru olmaz.

Ancak ASM sergisi öyle önemli bir noktayı kavrıyor ki bu da İspanyol ressamın yaşamının tayin edici özünü içeriyor. Serginin tanıtım yazısında vurgulandığı gibi sanatçı, “başlangıcından itibaren tüm sanat hayatı boyunca dans, sirk, corrida (boğa güreşi), tiyatro ve bizzat kendisini konu alan mizansenler ile gösteri sanatlarına duyduğu canlı ilgiyi her zaman ortaya koymuştur.”

Sergi bu dinamizmi yakalıyor. Fransız Kültür Merkezi eski müdürü ve ASM danışmanı Jean Luc Maeso’nun her zamanki gibi bu özgünlüğe damgasını vurduğunu düşünüyorum. İzmir ve Ayvalık sevgisi ile dolu olan Maeso’nun Fransız sanat çevreleri ile yakın ilişkileri var.“1001 Gece”, “Anadolu Seyahatleri” gibi temalı sergilerin, Victor Vasarely gibi op-art yaratıcılarının resimlerinin orijinallerinin İzmir’e gelmesinin Maeso’nun geniş çevresi sayesinde mümkün olduğunu düşünüyorum. Elbette, bir sanatsever olarak Lucien Arkas da, tanınırlığı, yurt dışında sanat çevrelerindeki saygınlığı ile bu çarpıcı sergilerde kilitrol oynuyor. Böylesi seçimlerinden ötürü ikisini de kutluyorum.

Serginin kapsadığı yıllar, gerek görsel sanat dünyasında gerekse dünya siyasetinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem. Birinci Dünya Savaşının eşikte olduğu 1913 yılında, ünlü organizatör Sergei Diaghilev’in aralarında Nijinsky gibi ünlü balerinlerin bulunduğu Rus Bale topluluğunu Paris’e getirmesiyle Picasso kendisini çok heyecan duyduğu bir gösteri dünyasının içinde buldu. İlk karısı Olga Koklova ve zengin zümreler ile ilişkilerini bu toplulukla yaptığı dekor-giysi çalışmaları sayesinde geliştirdi.

ASM’deki sergide, bu dönemdeki balelerden video gösterileri, Paris Operasının koleksiyonundan giysiler, Picasso’nun bu giysiler ve dekorlar için yaptığı eskizlerin orijinalleri görülebiliyor. Tüm bu nedenlerle önünde kuyruk olmaya değer bir çalışma karşısındayız.

 

Üç Boyutlu Teknik ve Dora

ASM’nin tam karşısındaki Fransız Kültür Merkezinde de Picasso sergisine pas atan ilginç bir enstalasyon görülebilir. Merkezin İzmir ile sıcak ilişkiler kurmasını iyi başaran müdiresi Caroline David, ‘anamorfoz’ tekniği ile çalışan Fransız sanatçı Bernard Pras’ın, Picasso’nun ünlü Dora portresinin, çoğu bit pazarından bulunmuş nesnelerle oluşturduğu‘enstalasyon’a el vermiş. Pras, kökleri 15. ve 16. yüzyıllara uzanan ve 3 boyutlu malzemeleri mercek kullanarak yanılsama ile 2 boyuta indirgeyen, çöp sanatı olarak da anılan bu resim tekniğinin, günümüzdeki en başarılı uygulayıcılarından. Akdeniz Akademisinin “Döngü” temasıyla 11 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında düzenleyeceği “İyi Tasarım” etkinliğine uygun bir eser olduğunu da vurgulamalıyım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test