Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyasetin sıcak sonbaharı

18.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu haftaki ‘insaNomi’ köşe yazısının başlığını yazarken epeyce düşündük; acaba ‘Sonbaharın sıcak siyaseti’ mi demek daha doğru olacaktı, yoksa ‘Siyasetin sıcak sonbaharı’ mı?

Sonuçta, Latin Amarikalı ünlü yazar Gabrıel Garcia Marquez’in o çok bilinen “Başkan Babamızın Sonbaharı” kitabının isminden de esinlenerek, ‘Siyasetin sıcak sonbaharı’nda karar kıldık. Böylece, beğeniyle okuduğumuz yapıtlarıyla ölümsüz edebiyatçı Marquez’in anısına saygı sunmak ve baskı üstüne baskı yapmış, o çok okunan ve bilinen romanına da bir gönderme yapmak istedik… 

 

Bu noktaya nasıl gelindi?

Bugünlerde ülke gündeminin başat konusunu, Suriye’nin kuzeyine yönelik gerçekleştirilen askeri harekât oluşturuyor. Daha doğrusu böyle olması isteniyor ve kamuoyu da buna koşut olarak yönlendiriliyor. Böyle olunca da, doğal olarak, bu konudaki gelişmeler ve operasyon bölgesinden gelen haberler ilgiyle izleniyor.

Günümüzde yaşanan sıcak gelişmelere bakılırken, ülkemizin bugünkü duruma nasıl geldiği sorusu hiç ama hiç unutulmamalıdır diye düşünüyoruz. Özellikle muhalefet, bu sorunun unutulmasına izin vermemelidir. Eğer bu soru unutulursa -daha doğrusu unutturulursa-, bugüne kadar izlenen yanlış ve hatalı dış politikaların sorumluluğu boşa düşer, yapılan yanlışlıklardan da hiç ders alınmamış olur.

Bir başka önemli gerçeklik ise, Suriye’de yaşanan gelişmelerin, olayın tarafı olan ülkelerin iç politikalarına alet edilmesidir. İç politikalardaki sıkışmaların, bu konu öne çıkarılarak aşılmaya çalışılmasıdır. Bununla ilgili en çarpıcı örneği, ABD Başkanı Trump’ın durumu oluşturmaktadır. Siyasal açıdan bakıldığında; bütün bu gelişmeler, günümüzde, otoriter siyaset anlayışının, ülkeleri ve halkları sürüklediği kaotik durumun doğal yansımasıdır.

 

Önemli olan sonrası

Türkiye’nin bugünkü noktaya nasıl geldiği sorusuyla birlikte; harekât konusunda, bugün yaşananlardan çok harekât sonrasında yaşanacak olanların daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Bir analiz ve referans gazetesi olarak Gözlem’in geçen haftaki sayısında manşete çıkardığı “Türkiye harekât bitince ne yapacak?”sorusunu, doğrusu çok önemsiyoruz. Asıl bu soru üstüne kafa yorulması ve çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bir yandan, Suriye’nin toprak bütünlüğü kabul edilip saygı gösterilecek denilirken; diğer yandan, bu ülkenin resmi ve meşru yönetimi ile diyalog kurulmadan, Suriye’nin kuzeyinde yeni dönem nasıl şekillendirilecek? Bu yeni oluşturulacak ‘güvenli bölge’nin, uluslararası hukukiliği ve meşruiyeti nasıl sağlanacak? Bir başka önemli soru da, herkesin ortak düşman kabul ettiği, kafa kesici IŞID teröristlerinin bekçiliği, yeni dönemde Türkiye’nin üstüne mi yıkılacak? Eğer böyleyse bu sorumluluk nasıl yerine getirilecek?

Sorular elbette yalnızca bunlarla sınırlı değil. Daha bunlara benzer kafamızı kurcalayan pek çok soru, ilgililer ve yetkililer tarafından aydınlatılmayı bekliyor. 

 

Ekonomik ve sosyal gündem

Askeri harekât ile ilgili gelişmeler gündemi meşgul ederken, aslında halkın gerçek gündemi de varlığını koruyor ve önemini sürdürüyor. Daha da ötesi, ekonomide ve sosyal alanda yaşanan sorunlar giderek ağırlaşıyor. Vatandaşımızı asıl düşündüren, üzen ve endişelendiren konular bunlar oluyor.

En son işsizlikle ilgili açıklanan resmi veriler bile, işsizliğin ulaştığı boyutları çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. TÜİK verilerine göre, geçtiğimiz Temmuz ayında genel işsizlik yüzde 13,9 oranına ulaştı. Genç işsizlikte ise durum daha da vahim; 27,1 oranıyla son dönemlerin en yüksek genç işsizliği oranı oluştu. Bunlar işsizlikle ilgili açıklanan resmi oranlar. Aslında gerçek tablonun daha da ağır olduğunu hepimiz biliyoruz.

Hayat pahalılığı ve zam haberleri de ardı ardına geliyor. Dar gelirli, yoksul insanlar için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor. Son olarak ulaşımda çok yaygın biçimde kullanılan otogaza gelen zam, önümüzdeki dönemde zam sağanağının artarak süreceğini gösteriyor. Hele askeri harekâtın önümüzdeki dönemde ekonomiye olası yansımaları da dikkate alınınca, halkımız için bu kış gerçekten çok zor geçecek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 15 Kasım 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Kasım 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Astroloji Günlük Burç Yorumları 13 Kasım 2019 Çarşamba tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 12 Kasım 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Kasım 2019 Pazartesi. 11 - 17 Kasım haftalık burç yorumları. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. Burçların aşk hayatı nasıl?

Burçları hafta sonu ne bekliyor? 10 Kasım 2019 Pazar tarihinde günlük burç yorumları ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test