Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhuriyet değerleri ile bugüne bakmak

25.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96’ncı yıldönümünü, ilginç bir dönemde kutluyoruz. Gerçekten de ülke ve halk olarak güç bir dönemden geçiyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada, başımız dertten, problemden bir türlü kurtulmuyor. Tabi bunun temel nedeni, önceki haftaki yazımızda altını özellikle çizdiğimiz, uzun zamandır uygulanan yanlış iç ve özellikle de dış politikalardır.

Böylesine zor bir dönem, ancak Cumhuriyetin kurucu değerleri rehber alınarak aşılabilir. Bu nedenle Cumhuriyetin 96’ncı yıldönümünü, klasik söylemlerle anmanın, bilinenleri tekrarlamanın çok anlamlı olmayacağını düşünüyoruz. Bunun yerine, günümüzün sıcak gündemine, Cumhuriyet değerleri ile yaklaşmak isabetli ve yararlı olacaktır

İşte bu nedenle; Cumhuriyetin 96’ncı yıldönümünü coşkuyla ve heyecanla kutlarken; içinde bulunduğumuz döneme Cumhuriyet değerleri ışığında bakmak ve son gelişmeleri bu bağlamda değerlendirmek istiyoruz.

 

21’nci yüzyılın emperyalizmi

Dikkat ederseniz son dönemlerde ‘emperyalizm’ sözcüğü neredeyse unutulur olmuştu. Bir bakıma kullanımdan kalkmıştı. Hatta yeni kuşaklar çoğunlukla bu kavrama ‘modası geçmiş’ işlemi yapıyorlardı.

Emperyalizmin 21’nci yüzyılda ne anlama geldiği, Ortadoğu ve Suriye meselelerinde, başta bölge ülkeleri olmak üzere bütün dünya tarafından acı biçimde görüldü. Bir bakıma, ‘emperyalizm’in 21’nci yüzyıl versiyonu, bu coğrafyada zorla ve dayatmayla sahneye kondu. Bölge halkları acıyla, gözyaşıyla, yıkımla sonuçlanan bu savaşları, kavgaları yaşadılar yaşıyorlar.

 

‘Yurtta sulh, cihanda sulh’

Kanla, gözyaşıyla, bedeller verilerek kazanılmış bir ulusal kurtuluş savaşı sonucu, 96 yıl önce kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu yaklaşımların, ne derece haklı ve yaşamsal olduğu; içinde bulunulan koşullarda bir kez daha anlaşılıyor. Hele ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin doğruluğu, değeri, bu zor dönemde bir kez daha öne çıkıyor.

Elbette yalnızca bu yaklaşım değil; Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki, özellikle Ortadoğu ve Arap dünyası ile ilgili siyasal değerlendirmelerin, uluslararası politikaların doğruluğunu, hayatın somut pratiği bir kez daha kanıtlıyor. Günümüzde, Cumhuriyetin kurucu değerlerinden ve politikalarından uzaklaşarak; Ortadoğu’da, Suriye’de din ve mezhep temelli politikalara yönelmenin yanlışlığını hep birlikte görüyoruz.

 

Yeni Osmanlıcılık çöktü

Cumhuriyetin 96’ncı yıldönümünde, son yaşanan gelişmelerin ortaya koyduğu bir başka gerçek daha var. O da, Osmanlı’yı yeniden diriltmeyi düşleyen ve kısaca ‘Yeni Osmanlıcılık’ olarak tanımlanan anlayışların tümden iflas etmesidir.

Günümüzün çağdaş dünyasında, böylesi çağdışı yaklaşımların, zamanın ruhuna ve hayatın gerçeklerine aykırı olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Artık hiç kimse ümmetçi, İhvancı bakışlarla, yaklaşımlarla, bu çağdışı özlemleri hayata geçiremez.

Son olarak Soçi mutabakatıyla, Suriye’de yine en başa dönülmüştür. Dolayısıyla, halkımızın o çok iyi bildiği ‘ağa-maraba hikâyesi’ örneği bir garip durum ortaya çıkmıştır. Neredeyse sekiz yıldır yaşanan Suriye sürecinde; başımıza açılan bunca derde, ortaya çıkan ağır faturaya şimdi ne denilmelidir? Bütün bunlar, siyasal iradenin yanlışlıklarıdır, basiretsizlikleridir.

 

Onurumuz çiğnendi

Cumhuriyetin 96’ncı yıldönümünü kutlarken, bir yurttaş olarak içimizi acıtan bir başka duruma dikkat çekmek istiyoruz. O da, ABD Başkanı Trump’ın bilinen mektubudur. Bu mektup, içeriğiyle, biçimiyle, üslubuyla, tam anlamıyla Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına bir hakarettir. İlginç olan da bu hakarete gereken yanıt maalesef verilmemiştir, verilememiştir. Bu konuda, ana muhalefet lideri, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerini ve ortaya koyduğu yedi soruyu önemsiyoruz. Bu sorulara ivedilikle açıklık getirilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti, çok güç koşullarda ve çok zorlu mücadelelerle kurulmuştur. 96 yıl önce kurulan bu çağdaş ülkenin yurtsever evlatları, bugün yaşanan olumsuzlukları hak etmemektedir. Biz, önümüzdeki süreçte, bütün bu olumsuzlukların aşılacağına ve Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına, hak ettiğimiz çok daha güzel koşullarda yürüyeceğimize inanıyoruz. Böylesi duygu ve düşüncelerle, okurlarımızın ve tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı en iyi dileklerle yürekten kutluyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 15 Kasım 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Kasım 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Astroloji Günlük Burç Yorumları 13 Kasım 2019 Çarşamba tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 12 Kasım 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Kasım 2019 Pazartesi. 11 - 17 Kasım haftalık burç yorumları. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. Burçların aşk hayatı nasıl?

Burçları hafta sonu ne bekliyor? 10 Kasım 2019 Pazar tarihinde günlük burç yorumları ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test