Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhuriyet / Atatürk ve ''o gün / bugün'' farkı!..

25.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

1930'lu yılların başında sıcak bir ağustos ayında öğle vakti. Atatürk, Ankara Ulus'taki meşhur Karpiç lokantasında yine mutat şekilde cam kenarındaki masasına oturmuş, kafasında binbir düşünce, yoldan gelip geçenleri seyrediyor.

Yolun karşı tarafında, içindeki buzlu şerbeti, sırtındaki bakır ibrikten, beline bağladığı bardaklıktan çıkardığı ve suyla çalkaladığı bardaklara doldurup müşterisine uzatan şerbetçiyi görüyor. Göğsünde yazılı olan namını, soğuk şerbetini methetmek için "Erbabı bilir... Erbabı bilir..." diye ahenkle bağırdığını duyuyor ve yaverine "Erbabı Bilir'i buraya getir" diyor.

Atatürk'ün huzuruna ibriği sırtında kan ter içinde gelen Erbabı Bilir, biraz endişeli ve şaşkındır!

Atatürk, Erbabı Bilir'e "Bana da bir bardak şerbet ver, sonra karşıma otur" der. Bir an tereddüt eden Erbabı Bilir, Ata'nın dediklerini yerine getirip sıkılarak masaya oturur.

Atatürk garsonlara onun için de masaya bir servis açmalarını ister. Hoş beşten sonra Atatürk, halkın yeni ilan edilen cumhuriyet hakkındaki düşüncelerinin, algılarının ne olduğunu öğrenmek için Erbabı Bilir'e, "Cumhuriyet nedir?" diye sorar.

5 - 10 saniye duraklayan Erbabı Bilir "Cumhuriyet, benim gibi bir garibanın Atatürk'ün masasında oturabilmesi, adam yerine konulmasıdır" der.

Bu cevap üzerine Atatürk yaverine döner ve der ki; "Be hey çocuk, cumhuriyetin mayası tutmuş!.."

Bu anekdot yaşanmış mıdır, yaşanmamış mıdır" bilmiyorum. "Yaşanmamışsa" bile "o günleri 'Yaşanmıştır, gerçektir' dedirtecek kadar 'güzel' anlatır. Elbette "o gün ile bugünlerin farkını" da...

Ülkenin "en etiketli" Sivil / Asker Yöneticilerinin hem de "Atatürk'e, Anasına, Cumhuriyet'e, Kurtuluş Savaşına en ağır şekilde hakaret edenleri davet ve ziyaret ettikleri" bir süreç yaşanırken, doğrusu ya, "bu ve benzeri anekdotlar" gözlerimi nemlendiriyor!..

Ve de Atamızın şu sözü, kulaklarımda çın çın çınlıyor; "İki orduya ihtiyaç vardır. Biri ülkeyi koruyan silahlı ordu. Diğeri milleti eğitecek ilim irfan ordusu!.."

Peki ama, neredelerdir o "irfan" ordusu ve de en tepelerinde oturanların "Atatürk'ün partisiyiz" diye övündüğü parti ile "Türk Milliyetçiliğini temsil ettiğini" söyleyen partinin yöneticileri?.. Neredeler?.. Neredeler?..

***

Sözün Özü...

Bugün "Sözün Özü", ABD Başkanlarından Franklin D. Rooesevelt'ten. İşte onun Atatürk' e gönderdiği mektup:

"Sayın Başkanım,

Birkaç akşam önce, Beyaz Saray'da Mr. Julian Bryan tarafından Türkiye'de yeni çekilmiş bir hareketli resimler gösterisi izledim. Benzerlerine oranla bu denli kısa bir süreç içinde gerçekleştirmiş olduğunuz birçok harikulade şeyi görmekten duyduğum heyecanı size dile getirmek isterim.

Zat-ı alinizin evinizde ve küçük kızınızla kumsalda oynarken çekilmiş resimleri görmek beni özellikle memnun etti. Bu memnuniyet her şeyden ziyade bir gün benimle sizi bir araya getirecek bir olanağı bulabileceğimiz yolunda ümitlendirdi.

Dinlendiğim ender zamanlarda, göndermek lütfünde bulunduğunuz Türk posta pullar serisine bakıyorum. Bir gün bu pullar üzerine resmedilmiş sahneleri kendi gözlerimle görmeyi umuyorum.

En derin saygı ve en samimi dileklerimle. Saygılarımla."

 

Okuyucu Soruları...

Sigaramın dumanına yasak!..

Bir okuyucum soruyor; "NG Araştırma Şirketi'nin "sigara üzerine yaptığı" araştırmada enteresan sonuçlar var. Araştırmaya göre her 4 kişiden 1'i kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan kanuna uyulmadığını düşünüyor. Sigara içmeyenlerin yaklaşık yarısı park, sahil şeridi, orman, hastane bahçesi vb. yerlerde sadece belirlenen alanlarda sigara içilmesi gerektiğini düşünüyor. Sigara içmeyen her 5 kişiden 2'si ise bu alanlarda genel olarak sigara içilmesinden rahatsız oluyor. Arabada sigara içilmesinin yasaklanması konusunda, "sigara içenlerin" % 45'i bu değişikliği olumsuz, % 28'i ise kısmen olumlu olarak değerlendiriyor. Sigara içmeyenlerin yarısından fazlası ise yasağa tam destek veriyor. Siz özellikle yasak konusunda ne düşünüyorsunuz?..

CEVABIMDIR: 1987'de sigarayı bırakmış bir vatandaş olarak Ben, "vereceğim cevabı" internetten, bir arkadaşım göndermiş, ondan aldım. Bakın ne diyor vatandaş; "Dünyada ilk kez kendi aracında sigara içme yasağı başladı. % 70'i vergi olan arabaya biniyorsun, % 67'si vergi olan benzini alıp, % 80'i vergi olan sigarayı yaktığın için % 100 ceza yiyorsun. İşte yeni Türkiye!.."

 

***

Sigara haram değildir!..

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Başkanı’nın “Haramdır” ve de Başkan’ının “Sigara kullananlar sınava bile alınmayacak” dediği sigaraya Maliye Bakanlığı zam üstüne zam yaparak topladığı “sigara vergileri” ile Diyanet İşleri’nin Başkan ve imamlarının maaşını ödüyor; “Haramdan maaş alanlar” o maaşları “afiyetle” yiyor, çoluğuna çocuğuna da yediriyor; bu nasıl iştir?..

“Bir şey” ancak ve ancak “Kuran’da varsa”, hadi ona “kesin kanıtı olmak” şartı ile “Sünnette varsa” eklemesini de yapalım; “haram” olur; falan “söylemiş”, filan “şu ayeti, hadisi öyle yorumlamış” denilerek değil!..

İslam’da yüzlerce yıldır “haram olup olmadığını” din alimlerince tartışılan ama “kesin sonuç alınamayan” ve de “tütünün 15’inci asırda Avrupa’ya, Asya’ya geldiğinden beri yüzlerce milyon Müslüman’ın içmeye devam ettiği” sigara / tütün, olsa olsa “mekruh” olur; o kadar!..

“Efendim zararlıdır”; tamam, “hem de çok zararlıdır”, peki ama, onun gibi “çok zararlı olan o kadar çok şey vardır” ki, “neden” onlar “haram değildir” de “sigara” haramdır?..

Sayın Başkan, siz “müctehit” misiniz? “Sigara haramdır” demek “Şer’i hüküm” koymaktır. Hanefi geleneklerinde bile ancak “haram hükmünde mekruh” denilebilen sigara / tütün konusunda, “Haramdır” fetvasını vermek, size mi düştü; “laik” Türkiye Cumhuriyeti’nin “din görevlisi bir memuru” olarak?..

 

İnternet'ten "anlamlı" gerçekler!..

Resimde "Yörük" kadınları var; Anadolu'nun genetiği onlardır. "Köy / kasaba / şehir" demeden, Arab'ın "Cahiliye Devri'nden kalma" çarşafını giyenler değil!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 20 Kasım 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Kasım 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 18 Kasım 2019 Pazartesi. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. 18 - 24 Kasım haftalık burç yorumları. Burçların aşk hayatı nasıl olacak?

Yazarlar
Website Security Test