Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kirli vicdan yükü

1.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetimizin 96. yılını coşkuyla kutladığımız gün ülkemize karşı düşmanca 2 tasarı kabul etti. İlk tasarı sözde “ermeni soykırımı” yalanının ABD tarafından tanınmasını içeriyor. İkincisi ise, Barış Pınarı harekâtını hedef alıyor. Her 2 tasarı da ABD hâkim güçlerinin gerçek yüzünü yani ülkemize düşmanca yaklaşımını dışarıya vuruyor.

ABD ve AB ülkelerindeki karanlık güçlerin, ellerindeki yazılı ve sözlü basın organları aracılığıyla Türkiye’yi ve Türk Ordusunu yalan haberlerle hedef alan yayınlarını izliyorduk bir süredir. ABD’deki askeri tatbikattan görüntüleri TSK yapmış gibi göstermek mi istersiniz, CIA ve MOSSAD’ın yarattığı IŞİD vahşetinin görüntülerini, harekât sırasında çekilmiş gibi göstermek mi; her türlü ahlaksızlık var. Bu iğrenç yalan yayınların arkasında PKK/YPG/SDG ve FETÖ elebaşları ile onların yurt dışı ve içindeki yandaşlarının bulunduğunu akıldan çıkarmamak gerek.

TBMM tepkisi

TBMM Genel Kurulunda, ABD Temsilciler Meclisi kararının, HDP dışında tüm partilerin oylarıyla kınanmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmeli. Bunun bir şantaj olduğu, ancak Türkiye’nin hiçbir zaman şantaja boyun eğmediği ifade edilen açıklamadaki şu sözler de milletin duygularını dile getiriyor:

“Türkiye olarak artık bıçağın kemiğe dayandığını kuvvetle ifade ediyor, halklar arasındaki dostluğa katkı sunmak bir yana düşmanlığı körükleyecek bu türden kararları ucuz çıkar hesapları ile alan zihniyeti ve siyaseti şiddetle kınıyor, yok hükmünde sayıyoruz."

Evet, yok hükmünde bir karardır bu. Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da “Türkiye’ye uygulanacak olan bir ambargonun hiçbir sonucu olmadığını bilmenizi isterim. Eğer örnek alıyorlarsa Kıbrıs Barış Harekâtına baksınlar. Ambargoyu reddettik istediğiniz kadar uygulayın dedik” diyerek milletin hissiyatını dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığının tepkisi ise işin özüne parmak basıyor: “Tarihin meclislerin siyasi hissiyatına göre şekillendirilmeye çalışılmasından daha vahim bir yanılgı olamaz.

Karar, 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi Sözleşmesi hükümleriyle bağdaşmayacak şekilde soykırım isnadında bulunması hasebiyle ABD hukukuna ve uluslararası hukuka da aykırıdır.

Uluslararası hukukta 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımlayan bir karar bulunmamaktadır. Aksine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bu konunun meşru bir tartışma konusu olduğunu hükme bağlamıştır.”

AİHM kararı

Evet, en önemli nokta budur. Bunu Türkiye her tarafta yüksek sesle vurgulamalı, bu konudaki emperyalist manipülasyonları açığa çıkarmalıdır. ‘Perinçek-İsviçre’ davasında AİHM Büyük Dairesi, sözde “ermeni soykırımı” konusunun “Yahudi soykırımı”ndan farklı olduğunu, Birleşmiş Milletlerin 1948 Sözleşmesine göre soykırım suçunun varlığına, ancak eylemin gerçekleştiği ülkenin yetkili ceza mahkemesi veya Lahey Adalet Divanı gibi yetkili uluslararası ceza mahkemesinin karar verebileceğini belirtti.

Lahey Adalet Divanı da, başka bir kararında ‘tehcir’ ile ‘soykırım’ın farkını ortaya koydu. Bu nedenle, Fransa, Almanya gibi kendileri soykırım uygulamış ülkelerin Meclislerinde alınan sözde kararları gibi ABD Temsilciler Meclisinin kararı da yok hükmündedir.

Sıkışan Trump

ABD Temsilciler Meclisinin büyük çoğunlukla aldığı her 2 karar da ABD politikalarına teslim olmayan Türkiye’ye ceza olmalarının yanı sıra Amerikan hakim sınıfları içindeki kargaşanın da bir ürünü. Esas olarak içe dönük bir siyaseti savunan Trump’a, gerek kendi partisinden gerekse Demokratlardan muhalefet eden bir kanat var. Temsilciler Meclisinden azil süreçlerini başlatacak kararın çıkması da bunun bir göstergesi.

Amerikan ‘derin devleti’nin İsrail’e komşu, 4 ülkenin paylaşılmasıyla oluşacak uydu bir ‘Kürdistan’ kurulması isteği de gizli bir konu değil. Gerek dışta gerekse içte böyle bir devlet hayal edenlerin, Türkiye’yi düşman, PKK/YPG ve onun yan ürünü SDG terör örgütlerini dost görmeleri, “barış” sözcüğünü ağızlarından düşürmezken, bu örgütlerin Amerikan maşası olmasından hiç söz etmemeleri, giderek Atatürk’e uzak durmaları şaşırtıcı değil.

Dünyayı zor günler bekliyor ama sonunda haklı olanların zafer kazanacağından hiç kuşku duymuyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 15 Kasım 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Kasım 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Astroloji Günlük Burç Yorumları 13 Kasım 2019 Çarşamba tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 12 Kasım 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Kasım 2019 Pazartesi. 11 - 17 Kasım haftalık burç yorumları. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. Burçların aşk hayatı nasıl?

Burçları hafta sonu ne bekliyor? 10 Kasım 2019 Pazar tarihinde günlük burç yorumları ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test