Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dünyevi Tarih’in EN BÜYÜK ADAMI!..

8.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Atatürk 10 Kasım 1938'de öldü. Ama "10 Kasımlarda, sadece 10 kasımlarda değil, bütün zamanlarda, Türkiye Cumhuriyeti yaşadıkça, Anadolu Dünya'da var oldukça ilelebet yaşayacak!..

Çocukluğum ve gençliğim "Türk olmanın gururunu duymanın ve yaşamanın coşkusu" ile geçti.

"O coşku, o heyecan, o gurur" şimdi, "iç ve dış 'Türk düşmanlarının' Türkiye'ye, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e saldırılarını gördükçe ve "onların hedeflerine varmaları için Anadolu'da 'Atatürk'ü yok etmek gerektiğini" anlayarak oklarını Türk'ün Atası'na çevirdiklerini" yaşadıkça, daha da artarak sürüyor!..

"Uhrevi" İnanç Dünyası'nın bütün peygamberlerini "başta İslam'ın peygamberi Hazreti Muhammed olmak üzere" ayırıyor ve "Dünyevi" Dünya'nın "bütün zamanlarının en büyüğü olarak" Atatürk'ü saygı ve sevgi ile kalbimde ve beynimde yaşattığımı yazarken, "Onun gibisi gelmedi ve gelmesi de zor" diyorum.

O sadece "yaşadığı yüzyılın değil", bütün yüzyılların en büyüğüdür ve öyle de kalacaktır!..

İnsan olarak, devlet adamı olarak, komutan olarak, lider olarak, "düşünce ve uygulama adamı" olarak, bütün "geri kalmış" toplumlara, "ezilen" halklara, "bağımsızlık ümitlerini bile yaşayamayan" milletlere örnek ve rehber olacak "çağdaş ve laik bir Cumhuriyet kurmak", Dünya için / İnsanlık için / Ülkesi, devleti ve halkı için, yüz yıl önceden yüz yıl sonrasını görerek, "tespit, teşhis ve tedavi" önerileri söylemek; bilmem ki, "Dünya tarihinde başka kime nasip olmuştur?.."

10 Kasım sayfamızda "Atatürk Düşmanlarına Cevabımdır" başlıklı yazım, "onların hiçbir zaman hedeflerine varamayacaklarına ve de Anadolu İhtilali'nin sonsuza kadar yaşayacağına olan" inancımı anlatmaktadır.

Anıt Kabir'de rahat uyu Atam; Türk Milleti, kurduğun Cumhuriyeti de, Seni de ilelebet yaşatacaktır; çünkü bu inanç, Türk'ün en büyük ülküsü olan "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözünde saklıdır!..

 

Okuyucu Soruları...

"Victor Hugo", Victor Hugo için "vazgeçilir adam" mı?..

Siz yazmıştınız; "Bir söz 'çok ünlü bir kişi tarafından söylenmiş' ise, herkes o söze "bir hikmet vardır" diye bakar; aslında "altı da, içine boş söz olabilir. O sözü 'sıradan bir kişi söylemişse' dönüp bakan bile olmaz!.."

O zaman size hak vermemiştim. Ama geçen gün kardeşiniz Hıncal Uluç'un köşesinde Victor Hugo'nun bir sözünü okudum. "Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir" demiş ünlü Yazar.

Peki, soruyorum; "Bir Adam kendi için 'vazgeçilir ise' o Adam, nasıl "Adam",  olur?.."

CEVABIMDIR; Bu soruyu, Victor Hugo yaşasaydı da ona sorsaydık; "Sen kendin için 'vazgeçilir' adam mısın? Öyleysen, nasıl Victor Hugo oldun?.."

 

**********

 

İnternet’ten gelen Soru…

Irak’ta “Kürdistan kurulursa” ne olur?..

 

 

Ey Tarihçiler, Siyasetçiler “aşağıdaki ‘Haritalı ve açıklamalı’ tablo” için ne diyorsunuz?..

Yazılanlar, harita doğru mu?..

“Doğru” ise Türkiye ne yapıyor; neden bu konuyu Ankara ve İstanbul Antlaşmalarını gündeme getirmiyor?..

GÖZLEM Yayın Kurulu’na, “bir üyesi olarak” buradan öneriyorum; “Bu konuya eğilelim” ve gündemin başına koyalım!..

 

Nazlı Hanım ve hayat çizgisi!..

Nazlı Ilıcak, 1990 öncesi benim patroniçemdi; rahmetli patronum Kemal Ilıcak “Bulvar” adlı gazeteyi çıkarınca “Sahibi olarak eşi Nazlı Hanım’ı göstermiş”, böylece Nazlı Ilıcak İzmir ve Ege’de “Tercüman ile beraber Bulvar’ın temsilcisi olan” Öcal Uluç’un da patronu olmuştu!..

Nazlı Ilıcak, aynı zamanda “Tercüman Gazetesi’nin yazarı” olarak da meslektaşım ve arkadaşımdı!..

Onu yakından tanırım, yıllarca beraber çalıştık. “Her şeye inanırım” ama Nazlı Hanım’ın “darbeci olduğuna inanmam” ve beni kimseler de inandıramaz, hatta “kendisi söylese” bile!..

Zira Nazlı Hanım, “15 - 16 yaşlarında bir genç kız iken”, 27 Mayıs İhtilali olmuş ve sabaha karşı alacakaranlıkta “bakan olan” babasını, “Tomsonlu subay ve erler” evlerinden alarak götürmüşler ve haftalarca “ondan haber” alamamışlardı.

O  günlerin etkisi ve travmasına, daha sonra gelen Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun ve Hasan Polatkan’ın “idam kararları ve fotoğrafları” da eklenmesi,  Nazlı Hanım’ın ruhunda büyük bir iz bırakmış ve “gerek sosyal, gerek meslek ve gerek siyasi hayatında izleyeceği” yolu da tayin etmişti; “Askeri vesayetin ve askeri darbelerin karşısında olmak!..”

Onu, mahkemelere, hapishanelere götüren yol böyle açılmıştı, sonrasında mahkumiyetler, hapishaneler geldi ve yıllarca demir parmaklıkların arkasında yaşadı.

Tahliyesi beni mutlu etti. Bazı meslektaşlarımın onun hakkında söylediklerine ve yazdıklarına katılmam da mümkün değil. O sözleri söyleyenler ve yazanlar “intikam” hissi ile dolu olanlardır. Onların da çoğunu “meslektaşları olarak” tanıyorum.

“Kendileri gibi düşünenlerin” tahliye edilmelerinde bayram, ama “kendileri gibi düşünmeyenlerin” tahliye edilmelerine lânet etmek huyları, “adalet duygularının nerelerde kaldığını” çok iyi gösteriyor!..

Aramıza hoş geldin, Nazlı Hanım; büyük geçmiş olsun!..

 

Sözün Özü

Kim ki, ister siyasetçi, ister gazeteci, ister yazar, ister düşünce adamı olsun; ülkesinin “böyle” günlerinde “kişisel, siyasi ve ideolojik” görüşlerinin etkisi altında kalarak “intikam peşinde” koşar; o “ülkesini de, halkını da sevmiyor” demektir!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 20 Kasım 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 19 Kasım 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 18 Kasım 2019 Pazartesi. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. 18 - 24 Kasım haftalık burç yorumları. Burçların aşk hayatı nasıl olacak?

Yazarlar
Website Security Test