Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ekonomide yeni bir fırsat ortaya çıkmıştır

8.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son zamanlardaki ekonomik gelişmelerimizi en azından rakamlar bazında incelediğimizde bir iyileşmeye doğru gidişin varlığını kabul etmeliyiz. Ancak önemli olan, bu olumlu gidişin aldığımız önlemlerin sonucu olup olmadığı ve geçici nitelik taşıyıp taşımadığıdır. Uzun yıllardan beri Türk ekonomisinin birçok alanda geriye gittiğini savunan ve bu yüzden ekonomi yönetiminin tepkisini çeken derecelendirme kuruluşu FİTCH te, kredi notumuzu BB- olarak teyid ederken, görünümü negatiften durağana çevirmiştir. Gerekçe olarak ta, cari dengenin düzelmesini, döviz rezervlerinin artışını, enflasyonun gerilemesini, yurt dışı koşullarının iyileşmesini ve ekonominin yeniden büyümeye başlamasını göstermiştir. Söz konusu Kurum, bu yıl ki büyümeyi % 0,8,önümüzdeki yılı %3,1 ve 2021’ i % 3,6 olarak vermiştir.

Enflasyon oranlarındaki hızlı gerileme de sürmektedir. Nitekim geçtiğimiz Ekim ayında enflasyon, bir önceki aya göre % 2 ve bir önceki yılın ayni ayına göre ancak % 8,55 artmıştır.

Dış ticarette de olumlu sayılabilecek gelişmeler gözlenmektedir.

İhracat, bu yılın ilk 10 ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla %2,1’lik bir artışla 148,8 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranı %86,5 gibi yüksek bir düzeye çıkmıştır. İthalat ise, 2018 Ocak-Ekim aylarına göre %13,2 gerileyerek 172,7 milyar dolara inmiştir. Doğal olarak geçen yıl 52,3 milyar dolar olan dış ticaret açığı da % 55,6’lık bir düşüşle 23,8 milyar dolara kadar gerilemiştir. İlginç bir rakam da, Ekim ayında ithalatın geçen yılın aynı ayına göre % 10’luk bir artış göstermesidir. Bu durum, büyümenin gerektirdiği ithalatın canlanmaya başlaması ve yatırımların bir ölçüde de olsa gelişmeye başladığına yönelik bir artış sayılmaktadır.

Dış finansman koşulları da ülkemiz lehine gelişmektedir. FED ve Avrupa Merkez Bankaları düşük faiz ve parasal genişleme politikalarını sürdürmektedir. Bu durum gelişmekte olan ülkelerin, dış kaynak ihtiyacını daha kolay ve daha makul maliyetlerle karşılamasına imkan vermektedir. Türkiye de bu imkanlardan faydalanabilecek ülkeler arasındadır. Bununla beraber FED’in Aralık ayı itibariyle faiz indirimlerine son verebileceği açıklaması göz önünde tutulmalıdır.

Döviz kazandırıcı işlemlerde ihracattan sonra gelen sektör turizmdir. İlk 9 ayda bu sektörden elde edilen gelir, geçen yıl 23 milyar dolar iken bu yıl 26,6 milyar dolara yükselmiştir. Turist başına tahmin edilen harcama da artmış, 638 dolardan 649 dolara çıkmıştır. Ancak ülkemiz turizm gelirlerinde, geçtiğimiz yıllarda çok daha büyük bir gelir düzeyini gerçekleştirebilmiştir. Yeni getirilecek konaklama vergisi olumsuz etki yapacağa benzemektedir.

Ve son olarak geçtiğimiz aylarda yapılan ÖTV ve KDV indirimleri ile konut ve otomotiv sektörünün canlanmasına yol açan kredi faizlerindeki düşüşün de iç talebin canlanmasına yol açmasının olumlu etkilerini belirtmiş olalım.

Şimdi bu gelişmelerle ilgili bazı yorumlarda bulunalım.

Genel kanı son aylardaki enflasyon gerilemesinin baz etkisinden kaynaklandığı ve gelecek aydan itibaren bu etkinin ortadan kalkması ile birlikte yeniden yükselmeye başlayacağı şeklindedir. İç talebin canlanması da enflasyonu olumsuz yönde etkileyebilecek diğer bir unsurdur. Enflasyon oranının artması ile birlikte faiz hadlerinin de yükselme eğilimine girmesi mümkündür. Sıkı maliye politikası gevşetilmiş gibidir. Bütçe açıkları giderek büyümektedir. Açık, önceden tahmin edildiği gibi GSMH’nın %1-1,5’ğuna değil %3 ne kadar çıkabileceği ifade edilmektedir. Bu durumda Hazine’nin büyük miktarda borçlanması söz konusu olacaktır. Bu da faiz hadlerini ve enflasyon hadlerini etkileyebilecek bir gelişmedir. Savunma harcamaları, açığın boyutunu etkileyebilecek bir unsurdur.

İhracattaki artış küçükte olsa memnuniyet vericidir. Artışın ne kadarının parite farkından kaynaklandığı ve miktar endeksinin ne durumda olduğu bilinmemektedir. Ancak artış, ihraç mallarının içeriğinde bir iyileşmenin sonucu gibi durmamaktadır. Yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payında bir değişiklik yoktur. Bütün dünyada ve özellikle AB pazarında bir durgunluk hakimdir. Dış ticaret açığının azalması, ihracatın artışından değil, ithalatın gerilemesinden kaynaklanmaktadır. Ekim ayındaki ithalat artışının yakın bir gelecekte dengeyi değiştirmesi mümkündür.

Bir başka bilinmeyen Suriye denklemidir. ABD ile ilişkilerin ekonomimizi ne ölçüde etkileyebileceği belirsizdir. Bir takım yaptırımlar ve özellikle Halk bankası ile ilgili bazı önlemlerden söz edilmekte ancak bunların kapsamı hakkında detaylı bilgiler verilmemektedir. Zaten bu tür yaptırımların uygulamaya konulup konulmayacakları da belli değildir ama piyasalarda kaygı yaratmaktadır.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz.

Yapısal reformları hayata geçirmek, AB ile ilişkileri yeniden düzenlemek, yeni ihracat pazarları aramak, ekonomide günü kurtarıcı olanlar yerine, kalıcı ve istikrarlı, uzun vadeli önlemler almak için şartlar, eskisine nazaran daha uygundur. Fırsat kaçırılmamalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları 15 Kasım 2019 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 14 Kasım 2019 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Astroloji Günlük Burç Yorumları 13 Kasım 2019 Çarşamba tüm burçlar.

Günlük Burç Yorumları 12 Kasım 2019 Salı. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 11 Kasım 2019 Pazartesi. 11 - 17 Kasım haftalık burç yorumları. Astrolojide tüm burçlar ve yükselenleri. Burçların aşk hayatı nasıl?

Burçları hafta sonu ne bekliyor? 10 Kasım 2019 Pazar tarihinde günlük burç yorumları ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test