Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP’de yaşananların nedeni?

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hubris Sendromu, iktidarı veya gücü elinde tutan insanların abartılı bir gurur ve kendine aşırı güven duyması; bununla birlikte başkaları için küçümseme duygusu yaşamasıdır.

CHP’de yaşanan son olayların kökeninde yatan bu sendromdur.

Türkçe’de biz buna güç zehirlenmesi diyoruz.

Hubris, antik Yunan’da kibir anlamına gelir.

Sendrom, öncelikle kişinin gücü tatmaya başlamasıyla ve olayların merkezinde bulunmaktan keyif almasıyla başlar. Başarı ve gücü elinde bulundurma hissinin verdiği hazla devam eder. Zamanla bu narsizm, gerçeklikten kopuş ve hatta akli dengesizliklere varan seviyelere ulaşabilir.

Ve artık bağımlılık yapan gücü bırakmak kişi için çok zorlaşır ve kişi bunu kaybetmemek için her yolu denemeye hazır hale gelebilir.

 

CHP ve spor

Sadece siyasetçiler mi?

Hubris Sendromu her alanda geçerlidir.

Örnek mi; Messi, Ronaldo gibi sporcuları da bu grupta kabul edebiliriz. Son davranışlarını izlediğimiz Arda için aynı yargıya varmamız olasıdır. Fatih Terim de bu tanıma “cuk” oturan bir örnektir.

CHP, 31 Mart’ın galibi oldu ya; başta genel başkan olmak üzere MYK diye tanımlanan genel başkan yardımcılarından oluşan ekibin, kerameti kendilerinde görmelerinin -ki ben bunlara “Hubrisciler” diyorum- gücü bırakmamak için her yolu denemelerinin sonucu son olaylar yaşanmıştır.

 

Belirtileri nelerdir?

Hubris sendromu yaşayanlarda şu davranış biçimleri göze çarpar.

- Bulunduğu makamda güç gösterisinde bulunmanın ve zaferler kazanmanın çok önemli olduğunu düşünmek.

- Basit eylemlerinden bile imkânsızı başarmış edasıyla ve abartarak bahsetmek, yüceltilmeye ihtiyaç duyma.

- Kendi yargılarına aşırı güven, aynı zamanda başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümsemek ve dikkate almamak, aynı fikirde olmayanları ötekileştirmek.

- Her şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair mutlak inanç.

 

Karar sizin

CHP’de Külliye’ye çıkan ve Cumhurbaşkanı ile görüştüğü iddiasıyla başlayan “yalan” üzerine kurulu olayların aktörlerini, adı geçenlerin isimleri ve bu kıstaslara uyan siyasileri bir düşünün...

Ben hepsinin adını tek tek biliyorum da, son değerlendirmeyi yapmayı sizlerin özel iradenize ve tasarrufunuza bırakıyorum!..

 

***********************************

 

Erken seçim olur mu?

Bu karar; yani erken seçim koşullarının oluşup oluşmadığının cevabını verebilecek tek yetkili, vatandaşın mutfağında kaynayan tenceredir.

Seçmenler erken seçim için öncelikli olarak şuna bakar:

Evine giren ekmek, işsizlik, demokratikleşme, insan hakları, basın özgürlüğü…

Daha pek çok neden sayılabilir ama, millet ekmeği yani ekonomi ve işsizlik konusunda homurdanmaya başladıysa erken seçim fitili yakılmış demektir.

Kıbrıs Barış harekatını 1974'te başarıyla gerçekleştiren rahmetli Ecevit 1979 seçimlerinde darmadağın oldu savaş kazandı ancak seçimde kaybetti.

Nedeni neydi?

Halkın çok geniş kesiminin günlük hayatını yakından etkileyen ekonomik sıkıntılar, kıtlıklar, yokluklar, kuyruklardı.

Bugün kuyruk yok, kıtlık yok. Ancak borçsuz bir Allah'ın kulu da yok. Herkes borçlu, adalete güven duygusu ise yerlerde sürünüyor.

O zaman?

Yorum sizin…

 

 

Tercihler değişti

Son yerel seçim  sonuçlarını iyi okumak lazım. Artık, hiç kimsenin oyu çantada keklik değil. Sonucu ne olursa olsun, A partisine veya B partisine oy veririm anlayışı ortadan kalkmıştır.

Seçmen, kendisine kim daha çok fayda sağlayacaksa, ülkeyi daha saygın, daha zengin,  daha demokratik bir ülke haline getirecekse oy tercihini o partiye kullanacaktır.

31 Mart’ta yapılan budur.

Hamasi söylemlerin, demagojik konuşmaların eski etkisi yok. Davaymış, kardeşlikmiş, kader birlikteliğiymiş gibi kavramların seçmenlerin oy tercihlerinde eski etkisi kalmadı.

Herkes uyandı ekmeğine bakıyor...

 

 

AK Parti’ye kaybettirdi

AK Parti'ye başta İstanbul ve Ankara seçimlerini kaybettiren düşünce, parti tabanında yayılan dışlanmışlık, ezilmişlik, yok sayılma duygusudur. Bu hissiyatlar derinleşerek tabanı farklı arayışlara yönlendirmiştir.

Çünkü artık bu millet yeni bir hikaye bekliyor, ezber bozan, kendini tekrar eden değil, umut veren yarına dair kaygılandırmayan ümit olacak bir hareket bekliyor.

Bu CHP veya diğer partiler ya da yeni kurulacak partiler mi olur ya da AK Parti'yi her geçen gün zayıflatan AK Parti-MHP birlikteliği mi olur kararı seçmen verecektir.

Bekleyip göreceğiz…

 

CHP unutmamalı

CHP göründüğü kadar erken seçimi, 31 Mart sonuçları ve içinde yaşadığımız ekonomik krizi de arkasına alarak erken seçimi istiyor.

Ama hiç belli olmaz. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da var.

Hatırlayın; SHP’nin bütün belediyeleri aldığı bir dönem vardı. Şimdi durumumuzu o döneme benzetiyorum.

SHP, neredeyse bütün belediyeleri kazandığında çöküş başlamıştı.

Umarım İzmir’i, İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı kazanan Başkanlar başarılı olurlar. CHP’yi iktidara taşırlar ve tarih de tekerrür etmez!..

 

*******************

 

Maaşların Adaleti…

 

Araştırma 31 ülkenin her birinde geçerli ortalama maaşlarla, aynı ülke yönetiminin en üst seviyesindeki kişinin; cumhurbaşkanı, başbakan, başkanların aldığı ücret miktarı karşılaştırmasını kapsıyor.

 Nurettin Bilici’nin “Maaşların Adaleti” başlıklı yazısı:

Nurettin Bilici yazdı; neyin adaletli neyin adaletsiz olduğu kararı sizin dedi.

İspanya’da yapılan bu araştırma 2018 yılı geçerli maaşları içeriyor.

Aşağıdaki tabloda küçük ülkelerin önemli kısmı yer almıyor.

Değerlendirme sonuçları şöyle:

- En büyük farklılık Meksika’da. Meksika Başkanı maaşı ülkesindeki ortalama maaş miktarının 10 katından fazla.

- En az farklılık Polonya’da. Polonya Başbakanı’nın maaşı ülkede geçerli ortalama maaşın sadece 2.2 katı civarında.

Ülkemize gelince: Araştırmada Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllık maaşı 2018’de; 120 bin 597 Euro (aylık 10 bin 49 Euro), Türkiye’deki ortalama maaş da 20 bin 817 (aylık 1.735 EAuro) şeklinde verilmiş. Bu şekilde ortalama maaşla Başkan maaşı arasındaki farklılık 5.7 kat şeklinde.

Ancak, TC. Başkanı’nın maaş miktarı tabloya doğru yansıtılmış da, 1.735 Euro diye gösterilen Türkiye’de geçerli ortalama maaş miktarı ne yazık ki yanlış.

1.735 Euro 2019 tarihi itibarıyla (1 Euro= 6.30 TL) 10.930 TL yapar. Asgari ücretin 2 bin 020 TL olduğu ülkemizdeki ortalama ücret seviyesinin bu kadar olması mümkün değil.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de sigortalı çalışan 14 milyon 548 bin kişinin:

-Yüzde 40.3’ü (yani 5.867 bin kişi) asgari ücretli.

- Yüzde 42.7’si (yani 6.216 bin kişi) asgari ücretle asgari ücretin iki katı arasında kalan bantta maaş alıyor.

- Yüzde 8.8 (yani 1.284 bin kişi) asgari ücretin 2-3 katı civarında maaş alıyor.

- Yüzde 3.4 (yani 501 bin kişi) asgari ücretin 3-4 katı civarında maaş alıyor.

- Yüzde 1.6 (yani 236 bin kişi) asgari ücretin 4-5 katı civarında maaş alıyor

- Yüzde 0.9 (yani 133 bin kişi) asgari ücretin 5-6 katı civarında maaş alıyor

- Yüzde1.6 (yani 227 bin kişi) asgari ücretin 7-7.5 katı civarında maaş alıyor

Bu veriler Türkiye’de geçerli ortalama maaş miktarının 10 bin 930 TL olabilmesini mümkün kılmıyor: olsa olsa 3 bin-4 bin TL arasında olabilir.

Bu durumda da Başkan maaşımız aylık 10.049 Euro X 6.30 TL = 63.308 TL ile ortalama maaş arasındaki farkın tablodaki yani 5.7 kattan fazla olduğu ortaya çıkıyor:

- Ülkemizdeki ortalama maaşı 3 bin TL olarak almamız durumunda fark 21 kat,

- Ortalama maaşı 4 bin TL olarak kabul etmemiz durumunda ise fark 16 katı buluyor.

Bilgilerinize...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 11 Aralık 2019 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. 9-15 Aralık haftası burçları neler bekliyor?

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Aralık 2019 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları 9 Aralık 2019 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Aralık 2019 Pazar hafta sonu. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test