Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Filtreyi nereye takmalı?

6.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Aralık ayı ile birlikte kış mevsiminin koşulları kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Havalar soğudu. Buna karşın siyaset alanında da alabildiğine ısınma var. 2019’un son günlerini yaşarken, bir yandan yeni kurulacak partiler, diğer yandan hararetli siyasal tartışmalar, siyaset gündeminin ateşini yükseltiyor.

Bütün bu tartışmaların odak noktasını da sistem sorunu oluşturuyor. Öyle görünüyor ki, önümüzdeki süreçte, özellikle de 2020’li yıllarda, siyaset gündemimizin başat konusu, birçok siyasal çevre tarafından ‘tek adamlık’ düzeni olarak adlandırılan ve halen ülkemizde yerleştirilmeye çalışılan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ olacak.

 

Filtre tartışması

Tartışmalı bir referandumla ve çok az bir oy farkıyla geçilen bu yeni sistem, bir türlü ülkemizin üzerine oturtulamıyor. İktidar partisine mensup ya da o çevrelere yakın pek çok insan bile, doğrusu bu sistemi içine sindiremiyor.

Termik santrallerle ilgili filtre takma tartışması, bu sistemin ne denli kof olduğunu bir kez daha herkese gösterdi. İktidar bloku tarafından parlamentoya getirilip, yine onların oyuyla meclisten geçirilen, mevcut termik santrallere filtre takılmasının 2,5 yıl daha ertelenmesi kararı, Cumhurbaşkanlığı tarafından veto edildi. Oysa aynı Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bu yasayı öneren ve meclisten geçiren iktidar partisinin genel başkanıydı.

Doğrusu bu ilginç durum, ortada mizaha konu olacak görüntüler oluştursa da, aslında sistemin yanlışlığının da en çarpıcı göstergesiydi. İktidar bloku milletvekillerini ve onlara yandaş olan medyayı tam anlamıyla kontrpiyede bıraktı ve ters köşeye yatırdı. Çoğu insanı acı acı gülümseten bu olay, ister istemez ‘filtreyi nereye takmalı?’ sorusunu da beraberinde getirdi. Bizce, mevcut sistemin çarpıklığının simgesi haline gelen filtre meselesi, şimdiden ülkemizin siyasal tarihine ilginç ve unutulmayacak örnek bir olay olarak geçti.

 

Çift haneli enflasyon ve asgari ücret

Filtre meselesi siyaset gündemini dalgalandırıp insanımızın yaratıcı mizah anlayışına konu olurken, kış mevsiminin koşullarıyla daha da zorlaşan ekonomideki gelişmeler ise özellikle dar gelirlileri derin derin düşündürüyor.

Ekim’de baz etkisiyle kısmen gerileyen enflasyon oranı, kasım ayında yeniden çift haneye çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) kasımda bir önceki aya göre 0,38, ilk 11 ayda yüzde 11,01 ve yıllık yüzde 10,56 arttığını açıkladı. Yaşanan hayat pahalılığı, bu kış döneminin dar gelirli ve yoksul insanlarımız için ne denli zor geçeceğinin de işaretini veriyor.

Bu arada milyonlarca çalışanı çok yakından ilgilendiren asgari ücret ve kıdem tazminatı tartışmaları, ekonominin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Kıdem tazminatı hakkına dokunulmamasını isteyen sendikalar, bu kez kendi aralarında işbirliği yaparak asgari ücret görüşmesine hazırlanıyorlar. Bakalım bu görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkacak? Milyonlarca yurttaş, bu konuları büyük bir ilgi, merak ve duyarlılıkla takip ediyor.

 

Bu sistem sürdürülemez

Ekonomi ve siyaset gündeminin konusu elbette yalnızca bu konularla sınırlı değil. Yerel seçimde CHP’li başkanları seçen büyük kentlerin belediyelerine kamu bankalarından kredi verilmemesi haberleri ve yine belediyesi CHP’ye geçen Kırşehir’in geleneksel simgesi olan ‘ahilik kutlaması’nın bu kentimizden alınıp Konya’ya verilmesi, ülkemizdeki yönetsel anlayışın son çarpıcı örnekleri. Aslında bu son örnek, tarihin tozlu sayfaları arasında kalan acı bir olayı tekrar belleklere taşıdı. Hani bir zamanlar, aynı Kırşehir kenti, muhalefete oy verince ilçe yapılmıştı!..

Bütün bu yaşananlar, adaletten, haktan, hukuktan ve demokrasiden yana insanlarımızı derinden yaralıyor. Daha doğrusu, ülkemizde egemen olan yönetsel anlayışı çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

Bizce bu sistem uzun süre bu şekliyle sürdürülemez. Bu gerçeği, aklı başında olan ve ekonomi/politikten biraz nasiplenmiş olan hemen her yurttaş görüyor. Önemli olan bu girdaptan nasıl çıkılacağı? Önümüzdeki 2020 yılı, herhalde bütün bu konularda yeni arayışların gündeme geleceği zorlu bir yıl olacak.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Nisan 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarımız ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla yayımlanan genelgeye ilişkin değerlendirmede bulundu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test