Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

FED, Merkez Bankası, faizler ve etkileri

13.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son açıklanan veriler dikkate alındığında ekonomi yönetiminin şöyle bir varsayımla hareket ettiğini düşünebiliriz.

2019 yılı enflasyon hedefi  %12’dir ve 11 aylık enflasyon % 10,56 olarak gerçekleştiğine göre, yılsonunda hedefin tutturulması büyük bir ihtimaldir. O zaman faiz hadleri de bu seviyeye çekilebilir. Düşük faiz, büyümenin itici gücüdür. Faiz hadlerini düşürmek ve bu eğilimin sürebileceği algısını vermek, yerli ve yabancı yatırımcıları teşvik edecektir. FED, hafta içinde aldığı kararla faiz seviyesini değiştirmemiş ve 1,50 1,75 düzeyinde bırakmıştır. Nitekim Merkez Bankası da 12 Aralık tarihinde aldığı bir kararla politika faizini %14’ten % 12’ye düşürdü ve dünyada bir yıl içinde en çok faiz indirimi yapan Merkez bankası unvanının kazandı.  ABD Başkanı Tump zaten yüksek faiz yanlısı değildir. Avrupa Merkez Bankası öteden beri parasal genişleme politikasını sürdürmektedir.  Genelde dünyada ve bu arada Avrupa ekonomilerinde durgunluk ve büyüme hızındaki yavaşlama süreceğe benzemektedir. Böyle bir ortamda, gelişme yolundaki bütün ülkelerin ve bu arada Türkiye’nin uygun maliyetli dış kaynak bulması zor olmayacaktır.  Bu durumda kurlarda oynaklık makul seviyede kalacak ve kur artışlarının enflasyona etkisi sınırlı kalacaktır. Türkiye, bu aralar zaten cari fazla vermektedir. Nitekim Ekim ayı verilerine göre, 1,55 milyar dolarlık cari fazla elde edilmiştir. Bu yılın ilk 10 ayı dikkate alındığında cari fazla 4,8 milyar dolardır ve bu rakam 12 aylık bazda 4,3 milyar doları bulmaktadır. Yani ülke, eskiden olduğu kadar, dış kaynak açısından dışa bağımlı değildir. Bu durumda, dövizdeki değer artışlarından yararlanmak için büyüyen döviz tevdiat hesapları da TL lehine çözülecektir. Faiz hadlerinin düşüklüğü, faiz lobisinin davranışlarını da etkileyecektir. Kaldı ki, TL mevduatları da, faiz getirisi azaldığı için çözülecek, diğer tüketimi teşvik edici önlemlerle birlikte, iç talebi arttıracak ve büyümenin hızlanmasına önemli katkılarda bulunacaktır.

Peki bu varsayımın (benim kendi gözlemlerime göre oluşturulmuştur) gerçekleşme ihtimali var mıdır veya ne kadardır?

Ekonomiyi yönlendiren diğer şartların etkisiz olması ve ülke gerçeklerinin bu varsayımın gerçekleşmesine uygun durumda bulunması halinde, varsayımın gerçekleşmesi mümkündür. Ama durum tam olarak öyle değildir.

Sadece faiz hadlerinin düşüklüğü ekonomik büyüme için yeterli değildir. Faizler üretim girdilerinden sadece biridir. Diğer girdilerin de, rekabet gücü sağlayacak düzeylerde olması gerekir.  Nitekim, 1 yıl içinde çok büyük oranda faiz indirimi gerçekleştirildiği halde,  bunun sanayi ve tarım ürünleri yatırımlarına yansıması bazen hiç olmamış, bazen de sınırlı kalmıştır. Yerli ve yabancı yatırımcılara güvenli,  istikrarlı, kalıcı ve sürdürülebilir bir yatırım ortamının sağlanması esastır. Evrensel kurallar her alanda geçerli olmalıdır.

Dış kaynaklara bağlı döviz ihtiyacının azaldığı doğrudur. Ancak bu doğruluk, yılsonu itibariyle azami % 1 civarında kalacağı tahmin edilen büyüme oranının bu seviyelerde kalması halinde geçerli olacaktır. Oysa ekonomi yönetimi de ülkenin daha hızlı büyümesi gerektiğini savunmaktadır. Bu durumda ithalat hem yatırım ve hem de tüketim maddelerinde ve ihracat için artacak ve dövize ihtiyaç yükselecektir. Aksi, işsizliğin büyümesi demektir. Getirisi azaldığı için döviz tevdiat hesaplarının TL lehine çözüleceği beklentisi ise çeşitli çağrılara rağmen bugüne kadar gerçekleşmemiştir. Bu tür mevduatlarda gelişmelerden korunma duygusu hakimdir. Çözülen kısmı da, tüketime gidecek ve enflasyona sebep olacaktır. Hane halkında ve genelde piyasada enflasyon haddinin doğru ölçülmediği yolunda bir endişe zaten vardır.

Bu yılın Kasım ayında enflasyon, geçen yılın aynı ayına göre 2 puanlık bir artış göstermiştir. Yeniden iki haneli bir rakam oluşmuştur. Böyle bir durumda, açıktır ki, önümüzdeki dönemde enflasyonun gerileyeceği beklentisi hakimdir. Döviz tevdiat hesaplarının TL ye dönebileceği beklentisi, bazı sektörlerin vergi indirimleri yolu ile desteklenerek taleplerinin arttırılması, büyüme de iç talep artışına önem verilmesi karşısında, enflasyonun nasıl gerileyeceği ayrı bir tartışma konusudur. (Ek savunma harcamaları ihtiyacı ve büyüyen bütçe açıklarına ise bu aşamada değinmiyoruz.) Ekonomi yönetiminin beklentilerinin gerçekleşmemesi halinde ekonomi, enflasyon artarken faizlerin düşürüldüğü gibi bir sistem içine girecek ve aynı zamanda faizlerin enflasyonun ana sebebidir görüşü de zarar görecektir.

Bekleyip göreceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Ağustos 2020 Pazar. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Ağustos ayında burçları neler bekliyor? Burçların ağustos ayı aşk hayatları.

Geçtiğimiz hafta ibadete açılan ve ilk Cuma namazı kılınan Ayasofya'da halıya uzanıp selfie çeken adam sosyal medyanın gündemine oturdu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Temmuz 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test