Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Milletim, yeni yılda değişelim artık...

20.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak yeni bir yılı karşılamaya hazırlanıyoruz.

2020’ye giriyoruz, ancak ne yazık ki, bir arada yaşama, birbirimizi anlama ve ikili ilişkilerimizde kişisel ve siyasi ortamın sıkıntılarını yaşıyoruz. Toplumsal ayrışmayı her zaman değil, dalgalanmalar halinde onar senede bir yaşıyoruz.

Nedenini anlamak mümkün değil. Belki insanımızın karakterinden, inanışlarımızdan veya dış dünya ile olan ilişkilerimizdeki dengesizliklerden olabilir. Toplumsal ayrışmanın nedenleri arasında bu ve benzeri sebepleri sıralamak mümkündür. Biz millet olarak ortak paydada buluşmadığımız zaman, içeride ve dışarıda sorunlarımız artıyor. Bu dönem yabancı ülkelerle sorunlu olduğumuz döneme denk geldiğinde zorluklarımız daha da artıyor.

Peki, biz bunlara layık mıyız? Hayır. Çaresi var mı? Tabi ki var. Bir birimize karşı anlayışlı ve hoş görüşlü olmanın yanında “ötekileştirmeden” ortak paydalarda buluşmalıyız. Uluslararası menfaat dengelerini doğru algılamalıyız.

Türkiye zor bir coğrafyada bulunuyor. Bu coğrafya zorluların yanı sıra pek çok potansiyeli de bize sunuyor. İki kıtanın, Asya ve Avrupa’nın köprüsü konumundayız. Ancak bize dost olmayan, bir birlerinden ayrışan, sürekli iç karışıklıklar içinde olan ülkelerle komşuyuz.

Bulunduğumuz coğrafyada komşularımızı değiştirme şansımız var mı? Hayır. E ne yapacağız. Coğrafyanın şartlarına göre kendimizi hazırlamamız ve tedbirleri almamız gerekiyor.

Bu kaçınılmaz durum madalyonun bir tarafı. Diğeri ise bizim durumumuzdur. Biz millet olarak üzerimize düşenleri yapıyor muyuz? Olayları nasıl algılıyoruz? İnançlarımız, gelenek ve göreneklerimizi abartmadan, bizim gibi olmayana saygı göstererek yaşıyor muyuz?

Yoksa birbirimizin gözünü çıkartmayı marifet mi sanıyoruz. Birbirimizi seviyor ve anlama çabasında mıyız? Millet olmanın gerçeklerini, birlikte yaşama kültürünü hazmettik mi? Bunlar gibi çokça sorular olarak sıralanabilir. Burada biraz duralım.

Bir defa biz her birimiz “devlet ve millet” kavramlarını dikkatle irdelemeli ve gereklerine ne kadar uyduğumuzun muhasebesini yapmalıyız.

Siyaset tercihlerimizde hep ak ile kara arasında bir anlayıştayız. Adalet, insan hakları ve yaşam tarzlarımızın yanı sıra inançlarımızın gereklerini yerine getirirken zaaflarımıza yenik düşüyoruz. Bir birimize karşı göstereceğimiz azami saygı toplumsal yaşam şartlarının öncelikleridir.

 

Gelelim günümüz dünyasının şartlarına

Evet, iki hafta sonra yeni bir yıla gireceğiz. Ne yazık ki hem komşularımızda, hem dünyanın süper güçleri olarak kabul edilen ülkelerde hem de başka ülkelerde ne yazık ki huzur yok. Birçok ülke hem siyasette hem de toplumsal olaylarda iç karışıklıklar yaşıyor. Peki, bizde sükûnet var mı? Ne yazık ki hayır, bizim de başımız dertte.

Bu durumda yapmamız gereken, ülkede iç huzuru tessis etmektir. Azami şartlarda iç huzuru kimin sağlaması gerekir? Siyaset denen konu bunun için yapılıyor. İktidarda olanların önceliklerinden biri de ülkede iç huzuru sağlamaktır. Siyaset ülke menfaatleri olduğunda ortak noktada buluşmayı gerektirir.

Geçen gün bir olay oldu. Amerika’da Senato “Sözde Ermeni soykırım” yasasını onayladı. Ülke olarak ne yaptık, TBMM iktidar ve muhalefet ortak kararla protesto ettik ve kınadık.

Demek ki birleşebiliyoruz.

Peki, Türkiye’nin bugün içeride ve dışarıda biriken bunca problemin çözümünde TBMM’de ortak hareket edilemiyor, çare üretilemiyor? Bundan başka çare var mı? Türkiye’nin bugün artık tek bir kanat ile uçması mümkün değildir.

Meclisteki bütün partilerin “ortak akıl” içinde birbirini anlayarak ve ülke menfaatleri üzerinde anlaşarak birlikte hareket etmekten başka bir çıkar yol yoktur.

Bunun içinde Başkanlık sisteminde, lider olan Cumhurbaşkanımızın, bu birlikteliği sağlamanın şartlarını yaratmasından başka çare kalmamıştır.

Burada AK ile KARA siyaseti bırakılmalı, “Beka” için gerekenlerin yapılmasından başka çare olmadığının kararı acilen verilmelidir. Bugün dış dünyanın büyük kesimi bizim karşımızda duruyor. Yanımızda görünenlerin ise geçmişlerine baktığımızda maalesef pek güvenilmez noktadadır.

Demek ki, Yalnızız… Yalnız…

Zaman akıp gidiyor. Umarım ve ümit ederim ki yeni yılda değişelim ve birleşelim artık milletim…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test