Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Benim de içime sinmiyor!..

20.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yiğidi öldür ama hakkını da var denir.

İnanırım. Her konuda da buna dikkat ederim.

İzmir günlerdir, Zorlu Gökdelen’i konuşuyor.

Vestel’in sahibi Ahmet Nazif Zorlu’nun mevki olarak Pasaport, Kale Arkası olarak bilinen eski tütün depolarının yerine yapacağı “Gökdelen”; moda terimle yüksek yapı için verilen ruhsatı “doldur-boşalt” didik didik ediyor.

Etmeli de…

Burası 2008’den beri sorunlu. Orkide Yağları’nın sahibi Ahmet Küçübay deyim yerindeyse 2002 yılından beri uğraştı. Japon yatırımcılarla dev bir alışveriş merkezi ve rezidans yapacaktı. İzin alamadı. Yani ruhsat verilmedi.

Baktı olmuyor, Zorlu Holding’e, yani Ahmet Nazif Zorlu’ya sattı.

Bu kez de bu grup benzer çalışmayı yaptı.

2008’de ilk müracaat yapıldı. Büyükşehir o bölgeyi de kapsayan plan değişikliği yaptı. Meslek odaları plana itiraz etti. O plan iptal edildi. Ardından ilgili mahkemenin kararları doğrultusunda plan yine düzenlendi. Yine itiraz edildi.

Plan yine iptal edildi.

Sonrasında yeni bir plan yapıldı ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde önce imar komisyonu, ardından Meclis’te CHP’li üyelerin oylarıyla kabul edildi.

Bir bilgi paylaşayım; ama laf aramızda ha… O gün bu plana “evet” oyu veren bazı meclis üyeleri, bugün “Bu bir kent cinayetidir” diye Zorlu Gökdelenine karşı çıkıyorlar ki, bu da çok ilginç(!)

Neyse…

Narlıdere’den Konak’a geçiş yapan Belediye Başkanı Abdül Batur, “içime sinmiyor” çıkışıyla fitili ateşledi.

Batur mimardır. Sergilediği duruş doğrudur.

“Ben bu makamda oturduğum sürece, Konak Belediye sınırları içinde kimin olursa olsun, hiç bir yüksek yapıya izin vermem. Gereği neyse yaparım” dedi.

Topu taca attı ama, bu ruhsatı kesen de kendisinden önce o makamı temsil eden bir CHP’li Başkan Av. Sema Pektaş idi.

Başkan Batur, Allah-ı var isim vermedi, kimseyi suçlamadı, ima dahi etmedi ama olay ister istemez “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” algısı yarattı.

 

Verilmese iyiymiş

Günlerdir tartışılan Zorlu Gökdelen, Abdül Batur’un çıkışıyla o kadar ses getirdi ki, yankısı Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne kadar uzandı.

CHP Merkez Yönetim Kurulu MYK, konuyu gündeme aldı.

Bunda Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in olayla ilgili; söz konusu yüksek yapı için verilen ruhsat yasalara uygun. Zamanında verilmiş. Ben de içime sindiremiyorum. Ama verilmiş. Verilmese iyiymiş, bugün yapılacak bir şey yok” türünden açıklamaları ile, Soyer ile Batur arasında bir anlaşmazlık ve görüş farklılığı var algısına dönüştü.

Sonuç; CHP Genel Merkezi, bu olay ile ilgili Soyer ile Batur’un ortak hareket etmeleri uyarısında bulundu.

Ve ardından da geçen Pazar günü iki başkan bir araya gelerek, ortak açıklamayla, Zorlu Gökdeleni ruhsatının iptali için çalışma başlatıldığını duyurdular.

 

 

“Tam 10 ay beklettik”

“Zorlu Yapı” için gerçekten ciddi bir bilgi kirliliği var. Yüksekliği Kadifekale’den daha fazla 260 metre olacak deniyor.

Yanlış… Verilen ruhsat 146 metre. Yani aşağı yukarı az ötesindeki Hilton Oteli ya da Gürel Towers kadar. Hilton 141 metre, Gürel Towers Hilton’dan üç-beş metre daha alçak.

Yayınlanan görsellerle esas projenin yakından uzaktan bir ilgisi yok. Yani öylesine çirkin bir mimari değil.

Neyse…

Bu ruhsat ne zaman verilmiş. Müracaat tarihi Şubat 2018. O dönem Konak Belediye Başkanı kim?

Avukat Sema Pektaş.

Eeeeeee, Pektaş ölmedi, hala yaşıyor.(Allah uzun ömürler versin)

Peki O ne diyor?

Baktım soran eden yok. Açtım telefonu.

Dedim ki; şu…şu…şu!..

O da dedi ki; bu… bu… bu!..

 

 

Vermesem suçlu olurdum

Ve Konak eski Belediye Başkanı ve Zorlu Yapı’ya yüksek yapı ruhsatı veren Sema Pektaş’ın sözleri:

“Bu bölgeyi de kapsayan plan değişikliği 2008’te yapılmış. İtiraz edilmiş, uyumsuzluk ve daha pek çok nedenle reddedilmiş. Süreç devam etmiş, mahkeme süreçleri, iptaller, yerine yapılan yeni planlarla olay Şubat 2018’de önümüze geldi. Yatırımcı ruhsat için müracaat etti. Bu kişinin Zorlu olması hiç fark etmez. Hüseyin Bey de olabilirdi. Biz idarede kişinin zengin-fakir, ünlü-ünsüz olmasına bakmayız. Herkes yönetmelik ve yasalar karşısında eşittir.

Tam 10 ay beklettik. Neden? İnceledik. Araştırdık. Söz konusu alan 3 ayrı parsel. Bir parselde tescilli yapı var. SİT Kurulu’na sorduk. Yatırımcı binayı aslına uygun yenileyip koruma izni almış. Kurul olumlu yazı gönderdi. Hava Koridoru açısından bakanlığa yazı gönderdik. Mani olmadığına dair görüş bildirildi. Ruhsat başvurusu 5 binlik ve binlik uygulama planlarına uygundu.

İçimize sinmeye sinmeye ilgili birimlerimizdeki arkadaşlar ruhsat vermek zorunda kaldılar.

Kusura bakmayın bu yapı da dahil, bu ülkede benim de içime sinmeyen pek çok şey var. Ama hukuk neyi emrediyorsa içine sinmese de yapıyorsunuz.

Ruhsat verilmese ne olurdu?

Zaten ruhsat verildikten hemen sonra biz dahil meslek odaları ruhsatın iptali için dava açtık, açtılar. Ama Vestel, yani Ahmet Nazif Zorlu açılan bu davaların hepsini kazandı.

Hukuk “vereceksin” diyor. Vermesek tazminat ödemek zorunda kalacak, hatta hapisle sonuçlanabilecek cezalarla karşılaşabilecektik.

 

 

Böyle bir paramız yok ki?

Ve devam ediyor Pekdaş:

“Diyelim ki vermedik. Ne Konak Belediyesi olarak benim ne de Büyükşehir’in bu tazminatları ödeyecek kadar gücümüz, paramız yok ki?

Olsa bile, Sayıştay ne diyecek? Belediyeyi yasalara karşı gelerek zarara uğratmışsın, şahıs olarak bu zararı öde diye şahıslara rücu edecek.

Bakın ben gökdeleni savunmuyorum ama yoğunluk açısından bakıldığında söz konusu yüksek yapının şehircilik ilkeleriyle çelişen bir durumu yok.

Dediğim gibi burası üç parsel. Biri tescilli. Diğer ikisi için verilen ruhsata göre, yatırımcı 4 bin metrekare, yani 4 dönüm arsasını belediyeye terk ediyor. Yeşil alan çocuk oyun parkı yapılması için. Düzenlemesini de üstleniyor. Yer altına teknik olarak 3 kat inebiliyorlar. Otopark olarak kullanılacak. Ayrıca zemin dahil binanın tabandan ilk 7 katı yine otopark olarak inşa edilecek. Yani 10 katlı bir bölge otoparkı ortaya çıkacak. 43 kat ise konut olacak…”

İşte böyle sevgili okurlarım…

Sanırım yiğidi öldürdüm ama hakkını da verdim; öyle değil mi?

 

 

CHP İzmir rengarenk…

Mavi, beyaz ve kırmızı…
Şimdilik bu üç renk içinde sürüyor CHP'de rekabet.
Yani rengarenk…

Her mahallede ve ilçelerde rekabet Sertap Erener’in şarkısında olduğu gibi sürüp gidiyor:

“Gözüm kara kalmadı yara
Oldum renga rengarenk
Bazen her şey sararıp solar
Biz hep renga rengarenk…”

Önce herkes sandıklarda delege olmak için mücadele etti.

Şimdi sıra geldi kongrelere.
Aralık ayının ortasında başladı, devam ediyor.

Ardından da 2020’de Ocak ve Mart arasında il kongresi yapılacak.
Sonra Nisan'da son nokta, kurultay…

 

 

Mavi kayıpta, Beyaz önde

CHP’deki renk cümbüşü mücadelesinde, beyaz, mavi ve kırmızı listeler yarıştı.

Kırmızı listeler, “ara bulucu” niteliğinde ama etkisiz kaldı.

Şimdilik çıkan sonuçlara göre, ezici çoğunlukla beyaz listeler kazanıyor.

Mavi liste ile yarışa katılan adayların nefesi sandıktan çıkmaya pek yetmiyor. Mavi listecilerin delege ve bugüne kadar yapılan ilçe kongrelerinde toplam ağırlığı yüzde 20’ler civarında seyrediyor.

Peki kim rengarenk listelerin aktörleri.

Mavi listeyi sahiplenenler CHP içinde Tunç Soyer’in askerleriyiz diyorlar.

Oysa Başkan Soyer’in bu süreçteki tavrı çok açık; “beni ilgilendirmiyor. Herkes işini yapacak. Benim görevim kenti yönetmek. Partiyi yönetmek gibi bir isteğim, arzum yok. Olmayacak da..”

Zaten bu tavır Mavi Liste’nin elini zayıflatan faktörlerden biri. Başarılı olunamamasının da en büyük nedeni.

Bu da, Soyer ve taraftarlarının; Rifat Nalbantoğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu üzerinden yürütülen, İl Başkanı Deniz Yücel’e karşı ekiplerin delege seçimindeki başarılarını frenliyor.

Bugün itibariyle ortaya çıkan sonuç, Tunç Soyer'in desteğini aldıklarını söyleyen mavi liste destekçilerinin yapılan ilçe seçimlerinde kaybettikleri açık ve net.

Ve, il başkanlığı seçimlerinde etkili olmaları mümkün değil.

Ayrıca, 2023’ten önce bir erken bir seçim söz konusu olursa, bu tablo ile Başkan Soyer ve ekibinin belirleyici olma şansı maalesef oldukça az.

Özetlersek, o gün geldiğinde Mavi Liste destekçileri milletvekilleri ve aday olacaklar için zor bir süreç yaşanacaktır.

 

 

Beyaz Liste Cephesi

Bugün için CHP İzmir örgütünde en etkin liste olan Beyaz renk, Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Tuncay Özkan patentli.

Beyaz Listecilerin İl Başkan adayları Deniz Yücel.

Destekçileri, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Buca Belediye Başkanı Erkan Kılınç, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Çeşme Belediye Başkanı Ekrem  Oran.

Bu çekirdek ekip ve Tuncay Özkan-Deniz Yücel ittifakına Bayraklı, Menemen, Güzelbahçe, Ödemiş belediye başkanları da açık destek vermeseler de sıcak bakıyorlar.

Bir de Cumhurbaşkanı seçimleri sonrası dillendirilen  “değişim talebi" ve “imza süreci”ne dahil olanlar var ki, bu isimler hem delege hem de ilçe seçimlerinde tamamen saf dışı bırakılıyorlar.

 

Batur-Yücel’in ayak sesleri

CHP İzmir’de Geçtiğimiz hafta sonu 6 ilçede seçimler yapıldı.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tek adayla kongrelerin gerçekleşmesi söylemi yüzde yüz olmasa da bir ölçüde gerçekleşti.

Her zaman söylerim. Kongre süreçlerinin de çeşitli yıldızları vardır. CHP içinde İzmir’in ayrı bir önemi var. Bu algı, ister istemez tüm gözlerin de İzmir’e çevrilmesine neden oluyor.

Durum kongreler öncesine kadar biraz karışıktı. İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, bir önceki seçimlerde Tuncay Özkan’a karşı çıkardığı İl Başkanı seçtirttiği Deniz Yücel, yerel seçimlerde Kocaoğlu’nun aday olmaması üzerine saf değiştirdi.

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur da öyle. Bu iki önemli isim, Özkan’a karşı Kocaoğlu saflarında yer tutmuşlardı.

Bugün ise Tuncay Özkan ekibinin en önemli figürleri(!)

Ve kim ne derse desin 2020’de yapılacak olan İzmir İl Kongresi’nin de tartışmasız yıldızları.

Şu anda Deniz Yücel’in devam etmesi yönünde oluşmuş bir algı olsa da, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in bu isme uzak durduğu bir gerçek. Soyer değişimin daha iyi olacağı kanısında.

Ancak, Soyer’in  Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun müdahalesini beklediği de biliniyor.

İzmir bu görünümüyle bugün ikiye bölünmüş durumda.

 

 

6 ilçede kim kazandı?

İzmir’de, Bayındır, Çiğli, Seferihisar, Güzelbahçe, Balçova; Salı günü de gerçekleşen seçimle Dikili ilçe başkanları belli oldu. Şu ana kadar oluşan tabloda; beyaz liste, maviye karşı büyük üstünlük sağladı. Sonuç: Beyaz 6 Mavi 0…

ÇİĞLİ: İlçe kongreleri sürecinde en çok merak edilen ilçelerin başında gelen Çiğli’de; Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’nün de desteklediği, önceki dönem ilçe başkanı Mert Özcan; muhaliflerin ortak adayı İl eski Başkan Yardımcısı olan Şirin Akgül’e karşı aldığı 288 oy ile yeniden ilçe başkanı seçildi. Böylelikle Çiğli’de beyaz liste kazandı.

SEFERİHİSAR: Seferihisar İlçe Başkanı Senem Güler Solak, seçime tek aday olarak girdi. Yerel seçim sürecinde İsmail Yetişkin'in istifa edip Belediye Başkan Adayı gösterilmesi sonrası yönetim içinde oylamayla başkan seçilen Solak, böylece kongrede de seçilerek göreve gelmiş oldu. Bu durumda beyaz liste kazanmış oldu.

URLA: Urla’da da İlçe Başkanı Hakan Özbadur kongreye tek aday olarak girdi. Mevcut başkan ile yola devam edildi. Tek adaylı yarışta, beyaz liste ile seçime gidildi.

BAYINDIR: Bayındır’da kongreye 3 adayla gidildi. Sandıkta; Behzat Aydilek, Murat Gülbay, Zühre Karaoğlan yarıştı. İlçe kongresinde eski ilçe başkanı Behzat Aydilek, Halk Hareketi'nin öncüsü Zühre Karaoğlan ve Murat Gülbay yarıştı. Kongrede 144 delege oy kullandı. 83 oyu alan Aydilek ipi göğüsledi. Aydilek, yeni ilçe başkanı oldu. Bu ilçede Başkan Kırmızı Listenin oluşumunu sağlayan ekip lideriydi ama seçimlere beyaz listeden girdi ve kazandı.

GÜZELBAHÇE: CHP Güzelbahçe İlçe Örgütü Kongresi’nde tek liste çıktı Çağlayan Bilgen yeniden ilçe başkanı seçildi. Beyaz liste kazandı.

BALÇOVA: Balçova'da 2012 yılından itibaren ilçe başkanı olan Aygül Eryılmaz kongrede aday olmama kararı aldı. Eryılmaz'ın yerine CHP Balçova Kadın Kolları İlçe Başkanı Binnur Akın tek aday olarak seçime girdi ve beyaz liste kazandı.

DİKİLİ: Dikili İlçe Başkanı Hasan Altıparmak’ın tek aday olarak girdiği kongrede; 223 delegeden sandığa 159 kişi gitti, oyların 6'sı geçersiz sayıldı. Sandık başına giden delegeler de tepkilerini listedeki isimleri çizerek gösterdi. En fazla çiziği ise Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz’ün oğlu Ümit Kırgöz aldı.

 

 

Söz meclisten dışarı!..

Bir mühendis ölmüş ve bir yanlışlık sonucu cehenneme düşmüş.

Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis, bir takım iyileştirmeler yapmaya başlamış. Kısa bir süre sonra cehennem; klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş.
Derken, günün birinde Cennet meleği, şeytanı aramış:
- Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?
Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
- Oohooo, biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü ki buraya, sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen; tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var.
Melek şaşırır:
- Nee! Mühendis mi dedin? O adamın burada cennette olması gerekti. Çabuk onu buraya gönderin.
Şeytan:
- Mümkünü yok. Kadromda bir mühendisin olmasından çok memnunum ve onu burada tutacağım diye çıkışmış.
Cennet meleği sinirle bağırmış:
- Onu çabuk buraya gönder. Yoksa seni dava ederim!
Şeytan katıla katıla gülerek cevap vermiş:
- Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test