Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir’i karalamayın!..

20.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

17 yılı aşan süredir iktidarda bulunanlar, İzmir’i ve İzmirlileri anlamakta hâlâ zorlanıyorlar. İşte bu yüzden de, güzel kentimizle bir türlü frekans tutturamıyorlar. Burada belirleyici olan elbette hayata bakış ve duruş biçimi. Bir bakıma temel anlayış farklılığı…

Son olarak, gündeme gelen, İzmir’in Kadifekale’si için ‘rezillik üzerine rezillik’ söylemini bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. O Kadifekale ki, bu güzel ve anlamlı şehrin ilk temellerinin atıldığı yerdir… Mitolojik adıyla ‘Pagos’ olarak bilinen yerleşimin, Smyrna’nın geçmişinde Büyük İskender’e kadar uzanan renkli bir hikâyesi vardır…

İlginç olan, bu olumsuz söyleme karşın, yerel iktidarı elinde tutan ana muhalefet partisi çevrelerinden ve yerel yönetimlerden güçlü bir itiraz yükselmedi. Üstelik son dönemlerde, Kadifekale’de onca iyileştirme çalışması yapılmış olmasına karşın… İzmir’in iş çevreleri, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri de, bu olumsuz söylem karşısında ancak yutkunmakla yetindiler!..

 

Doğru tavır 

Yerel gündemi yakından ilgilendiren ve uzunca süredir kentin gündeminde olan bir önemli konu da, İzmir’in üstüne kara bir gölge gibi düşecek, Konak’taki çok katlı yapı meselesiydi. Uzmanlar tarafından yüksekliği Kadifekale’yi de aşacak denilerek karşı çıkılan bu dikey yapılaşma konusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi’nin ortak tavır içine girmesi, kente duyarlı birçok çevreyi sevindirdi.

Aslında bu meseleden hareketle, bu tür kenti ve kentliyi doğrudan ilgilendiren konularda; kent kamuoyunun duyarlılıklarının dikkate alınmasının ve ortak akılla hareket edilmesinin önemi, bir kez daha anlaşıldı.

 

Dede’nin çığlığı! 

Geçtiğimiz günlerde, ülke gündeminde yankılanan bir ses, 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı Çorlu tren kazasının kurbanlarından 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel’in dedesinin çığlığıydı. Tren kazası davasında ilgililerin ilgisizliği ve işi yavaştan almaları, torununu kaybeden vatandaşımızı isyan ettirmişti. Ülkedeki adalet sisteminin adaletsizlikleri, insanları çileden çıkarıyordu.

Hak, hukuk, adalet konusunda yükselen ve televizyon ekranlarına yansıyan çığlık, doğrusu günlerce kulaklarımızda çınladı. Bu ses ekranlardan evlerimize, kulaklarımıza ve yüreklerimize yansıdı, adeta hepimizin çığlığı oldu!..

 

‘Kanal İstanbul’ mu, yoksa ‘Katar İstanbul’ mu? 

Türkiye’nin gündemi o kadar yoğun ki, doğrusu hangi konuyu ele alacağımızı şaşırıyoruz. En iyisi, mümkün olduğunca birçok konuya değinmek… ‘Kanal İstanbul’ projesi, en çok tartışılan konuların başında geliyor. İşin ekonomik, uluslararası, çevresel ve coğrafi birçok yönü var. Çok sayıda uzman, tartışmalı projeye karşı çıkıyor. Ayrıca, bunca ekonomik sıkıntı içinde projenin finansmanı nasıl karşılanacak? Bizce, iktidar bu meseleyle gündemi oyalamak ve bu konu çevresinde yeni bir kutuplaştırma yaratmak istiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ‘işine bak’ denilmesi de ilginç. 16 milyon İstanbullunun başkanı İmamoğlu’nun zaten işi bu. O da haklı olarak, ‘kanal mı, yoksa İstanbul mu?’ sorusunu gündeme taşıyor.

Katar Emiri’nin annesinin bu bölgede 44 dönüm arazi alması ise, konuyla ilgili rant tartışmalarını güçlendiriyor ve ister istemez akla ‘Kanal İstanbul’ mu, yoksa ‘Katar İstanbul’ mu?’ sorusunu getiriyor.

 

İstanbul’a, Ankara’ya yok, ‘Simit Sarayı’na var! 

İstanbul ve Ankara gibi son yerel seçimde iktidar partisinden ana muhalefet partisine geçen belediyelere, kamu bankalarının kredi vermemesi konusu, ülke gündemindeki önemli yerini koruyor. Bizce böylesi çarpık yönetsel anlayışla, ülkenin en büyük şehirlerinde yaşayan yurttaşlarımız cezalandırılmış oluyor.

Son olarak, kamuya ait Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nın, sahibi iktidara yakın olan ‘Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini alması haberi; bu konuları takip eden hemen herkesi, hem acı acı gülümsetti ve hem de derin derin düşündürdü!..  İstanbul’a, Ankara’ya kredi verilmezken, Tank Palet fabrikasından 50 milyon dolarlık yatırım sakınılırken, simitçiye 500 milyon dolar verilmesini anlamak ve kabullenmek mümkün değil.

Neyse ki, gazetemiz baskıya hazırlanırken, kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine, bu girişimden vazgeçildiği öğrenildi Tabi bu durum, böylesi yanlış işlerin bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 3 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

İrfan

22.12.2019 - 13:51
Acaba iktidarda olanlarmi İzmir'i İzmirlileri anlamıyor yoksa İzmir'i yönetenler mi anlamıyor biz şu çamur atmaktan kendimizi kurtaramadigimiz sürece ne İzmir ne izmirliy nede bir başkası bizi kimse anlamaz çözemez

Sümeyra Güven

21.12.2019 - 20:11
İzmir mis gibi köy işte kim kötü diyor güzelim İzmir'e. 😒
Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Nisan 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 9 Nisan 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Nisan 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Nisan 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Nisan ayı burç yorumları. 6-12 Nisan haftası burçları neler bekliyor?

Yazarımız eski Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ve CHP'li belediyelerin yardım toplamasıyla ilgili...

Yazarlar
Website Security Test