Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

2020’nin ekonomi-politiği

3.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık. Adına zaman denilen ‘yaşam ırmağı’, evrenin o şaşmaz diyalektiğinde akışını sürdürüyor...

Öncelikle belirtelim, geçtiğimiz haftalarda Gözlem’de dört bölüm halinde yayımlanan ‘2020’li Yıllara Doğru… Dünya’da Yeni Siyasal Gelişmeler ve Türkiye’ konulu yazı dizimiz, özellikle sosyal medyada dostlarımız ve okurlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. İlginiz ve duyarlılığınız için teşekkür ediyoruz. O yazı dizisinde, dünyanın ekonomi-politiği üzerine çokça durduğumuz için, bu yazımızda ağırlıklı olarak ülkemizin ekonomi-politiğini irdelemek istiyoruz.

 

Zor bir yıl olacak

Geçtiğimiz 2019 yılı, ülkemizde özellikle ekonomi alanında zor bir yıl oldu. Ortaya konulan rakamsal verilerin de gösterdiği gibi işsizlik ve yoksulluk arttı. Halkın büyük çoğunluğu için geçim koşulları daha da ağırlaştı.

Elbette, yılın bu ilk ‘insaNomi’ yazısında, sizleri rakamlara boğacak değiliz. Doğrusu, olumsuz verilerin karanlığında hepten gönlünüzü ve yüreğinizi karartmak istemeyiz. Ama öyle görünüyor ki, bu kış, insanımız için zor geçecek. Ekonomik zorluklar, sıkıntılar, vatandaşımızın iyice belini bükecek. Bakmayın siz iktidarın sanal ve zorlama gündem maddelerine. Halkın ağırlıklı gündemini ekonomik sorunlar ve geçim zorlukları oluşturuyor.

 

Piyango kuyruğu değil, dilekçe kuyruğu

Yılın son günlerinde piyango bayileri önünde uzun kuyruklar görmeye alışkın olan halkımız, ilk kez bu yıl farklı kuyruklarla karşılaştı. Siyasal iktidarın oldubittiye getirmeye çalıştığı ‘Kanal İstanbul’ dayatmasına karşı, insanlarımız bu karda kışta, uzun kuyruklar oluşturarak itiraz dilekçeleri verdiler.

Aslında itiraz, ‘Kanal İstanbul’un da ötesinde, baştakilerin dayatmasına, zorlamasına, ‘ben bilirimci’ anlayışınaydı… 2019’un ortaya koyduğu ve 2020’ye aktardığı, 31 Mart ve 23 Haziran seçim sonuçlarının yarattığı umut dalgası, 2020’li yıllardan beklentileri de yükseltiyordu… Bizce, bu görüntüler, 2020’ye girilirken, ülkenin ekonomi-politiğinin temel karakteristiğini ortaya koyan en çarpıcı görüntülerdi…

 

Şimdi de Libya bataklığı mı?

2019’dan 2020’ye devrolan elbette yalnızca ekonomik zorluklar ve siyasal gerginlikler, kutuplaşmalar değildi. Bir başka önemli sorun alanı da dış politikaydı. İzlenen yanlış dış politikalarla, ülkemiz her geçen gün daha çok yalnızlaşıyor. Daha Suriye bataklığından çıkılamadan, şimdi de Libya çöllerine asker gönderilmek isteniyor. Kaddafi sonrası büyük bir iç savaş yaşayan Libya’da, İhvancı anlayışa destek verilerek, iç savaşın tarafı haline geliniyor.

Suriye ve Ortadoğu bataklığına bulaşılarak, ülkemizin başına açılan dertlerden hâlâ ders alınmamış görünüyor. Libya çöllerine asker gönderilmesiyle, ülkemizin dış politikada yaşadığı açmazların ve sıkıntıların, daha da ağırlaşarak süreceği anlaşılıyor.

 

İktidarın oyunları

Siyasal iktidar, 31 Mart ve 23 Haziran sonuçlarını unutturabilmek ve kendi içindeki çözülmeleri önleyebilmek adına, hamle üstüne hamle yapıyor. Gündemi ‘Kanal İstanbul’ ve ‘Libya’ya asker gönderme’ gibi zorlama konularla meşgul edip, muhalefeti de kendi gündemine çekmeye çalışıyor. Halkın ekonomik gündeminin üstünü örtmek istiyor.

Bir başka önemli hamle, muhalefet ittifakının ve birlikteliğinin dağıtılması, zayıflatılması amaçlı girişimler. Burada en büyük hedef, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’dir (CHP). Ardı ardına, CHP’nin içini karıştırmaya yönelik bir dizi girişim yaşanıyor. Dikkat çekmek istediğimiz bir başka önemli konu, muhalefetin şimdiden cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmasına hapsedilmek istenmesidir. Bu konu sürekli gündemde tutularak ve kaşınarak, muhalefet ustaca ayrıştırılmak isteniyor.

 

Muhalefetin görevleri

Muhalefet, öncelikle, iktidarın siyasal oyunlarına karşı hazırlıklı olmalı ve birlikteliğini korumalıdır. Bu da yetmez, bunca ağır ekonomik ve siyasal koşullar yaşanırken, muhalefetin daha da yükseltilmesi ve çok yönlü güçlendirilmesi gerekir.

Muhalefetin öne çıkarması gereken temel yaklaşım; cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışması değil, güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistem ve yeni anayasadır. Türkiye’nin ‘cumhuriyet ve demokrasi değerleri’ temelinde yeniden inşa edilmesidir. Bunun büyük uzlaşısının ve yol haritasının oluşturulmasıdır. 2020’nin, bu yolda umutlu bir yıl olmasını diliyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Nisan 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 9 Nisan 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Nisan 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Nisan 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Nisan ayı burç yorumları. 6-12 Nisan haftası burçları neler bekliyor?

Yazarımız eski Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ve CHP'li belediyelerin yardım toplamasıyla ilgili...

Yazarlar
Website Security Test