Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Laikliğe sahip çıkmak

10.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Laiklik kavramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarındandır. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından, ülkemizin toplumsal yaşamına kazandırılan ve yerleştirilen temel değerdir.

Kamu düzeninin temel felsefesini oluşturan laiklik anlayışı, son dönemlerde sıkça tartışmalara ve çekişmelere konu oluyor. Neredeyse bir asra ulaşan cumhuriyet döneminde, laiklik ilkesi bugünkü kadar hiç yıpratılmamış ve örselenmemişti.

Aslında, yaşanan bütün bu tartışmalar ve çekişmeler, laiklik anlayışının cumhuriyetimiz için ne denli önemli ve vazgeçilmez olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

Mehdi bekleyenler! 

Son dönemlerde, neredeyse gün geçmiyor ki, kamusal alanda laiklik anlayışına ters yeni bir uygulama ve haber gündeme gelmesin. Bütün bu olumsuz gelişmeler ve haberler, elbette bizlerin yüreğini derinden sızlatıyor.

Dinsel kuralların kamusal alana taşınması anlamına gelen uygulamalar, laiklik konusunda duyarlı kesimleri endişelendiriyor. Hele en yetkili ağızlardan, toplumsal yaşamın dinsel kurallara uyarlanması çağrısı yapılması, şeriat hukukunu referans alan denetleme standardı kurallarının resmi gazetede yayımlanması, ‘Mehdi bekliyoruz, ortamın buna hazırlanması gerekir’ diyen anlayışa ülke güvenliğinde danışılması (kamuoyu tepkisiyle istifa etmiş olsa bile) gibi örnekler; endişeleri daha da artırıyor.

Bütün bu gelişmeler, elbette yalnızca tedirgin olmakla, üzülmekle ve kızmakla geçiştirilemeyecek ölçüde önemli ve ciddi olaylardır. İşte bunun içindir ki, laiklik karşıtı girişimlere ve gelişmelere karşı birlikte mücadele etmek gerekiyor.

 

Eğitim ve SODEV’in araştırması

Laiklik karşıtı girişimlerin en çok görüldüğü ve etkinliğini artırdığı alan eğitim sektörüdür. Geleceğimizi belirleyecek olan gençlerimizin ve çocuklarımızın yetiştiği bu alan, maalesef çağdışı anlayışların egemenliği altındadır. Eğitimde, gerici ve laiklik karşıtı vakıflarla işbirliği yapılmakta ve çocuklarımızın kaderi bunların eline terk edilmektedir.

Böylesi bilimsel olmayan çağdışı yaklaşımlarla, eğitim alanı adeta yaz-boz tahtası haline gelmiştir. Buna koşut olarak başarı oranı da düşmüştür. Laiklik karşıtı anlayışların, başta eğitimde olmak üzere, toplumsal yaşamımızdaki tahribatı çok büyüktür. Bu tahribatın onarılması hiç de kolay olmayacaktır.

Geçtiğimiz günlerde, Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), ‘Türkiye’de Eğitim: İmam Hatipleşme, Beklentiler ve Memnuniyet’ konulu ilginç bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Bu araştırmaya göre 2012-13 öğretim yılında imam hatip ortaokullarının sayısı bin 99 iken, 2018-19 yılında bu sayı 3 bin 394’e yükselmiş. Aynı dönemde öğrenci sayısı ise 94 bin 467’den 761 bin 787’e yükselmiş. Bu 8 kattan fazla bir artışa işaret ediyor Son dönemlerde devlet tarafından imam hatiplere yüksek bütçeler ayrılmasına karşın, lisans yerleştirme başarı oranı yüzde 14 olarak ortaya çıkıyor. Ayrıca araştırma, velilerin yüzde 84,6’sının eğitim sisteminden memnun olmadığını ortaya koyuyor.

 

Cumhuriyet ve demokrasi değerleri

Bütün bu alanlarda ve konularda, muhalefete önemli görevler düşmektedir. Muhalefet partileri ve çevreleri, çeşitli gerekçeler ileri sürerek, yaşananlara karşı gözlerini kapayamaz. Tam aksine, bu konular, muhalefetin ortak duyarlılık alanı haline gelmelidir, getirilmelidir.

Kamusal ve toplumsal yaşamda laiklik ile eğitimde bilimsellik ve çağdaşlık, cumhuriyetin ve demokrasinin temel, olmazsa olmaz değerleridir. Muhalefet, böylesi bir yaklaşımla, bu konuları ortaklaştırmalı ve bu meselelerde ortak tutum almalı, ortak duruş sergilemelidir.

Bizce laiklik, muhalefet için ayrıştırıcı değil, tam aksine birleştirici bir temeldir. Muhalefet önderleri ve partileri, bu gerçeği görmeli ve buna koşut politikalar geliştirmelidirler.

 

Sanatı ve sanatçıyı sahiplenmek

Geçtiğimiz hafta içinde, eşimle birlikte, Devlet Tiyatroları Karşıyaka Sahnesi’nde, İzmirli usta sanatçımız, rahmetli Dinçer Sümer’in ‘Sandalım Kıyıya Bağlı’ oyununu izledik. Konusuyla, içeriğiyle çok güzel olan bu oyunu başarıyla sahneye koyan sanatçılarımızı, ayakta alkışladık. Eğer bugüne kadar izlemediyseniz, bu oyunu mutlaka izleyin deriz.

Sanatçılarımızın başarısıyla gönenirken, aynı günlerde Devlet Tiyatroları’ndan birçok sanatçının uzaklaştırıldığı haberleriyle karşılaştık. Bu durum bizi oldukça üzdü.

Laikliği ve laiklikle birlikte çağdaş sanat kurumlarını ve sanatçıları savunmak; tüm yurtseverlerin ve yurttaşlık bilincine sahip insanlarımızın güncel görevidir. Sanatı ve sanatçıyı hep birlikte sahiplenmeliyiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Nisan 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 9 Nisan 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 8 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 7 Nisan 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 6 Nisan 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Nisan ayı burç yorumları. 6-12 Nisan haftası burçları neler bekliyor?

Yazarımız eski Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ve CHP'li belediyelerin yardım toplamasıyla ilgili...

Yazarlar
Website Security Test