Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Amaç Şii-Sünni çatışması çıkarmak mı?

14.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD'nin İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Heyeti Başkan Yardımcısı Mehdi el Mühendis'e düzenlediği suikastın şekline ve Irak topraklarında icra edilmesine bakıldığında ABD’nin bu eylemi; tehlikeli gördüğü iki hedefi ortadan kaldırmaktan ziyade, muhtemeldir ki Ortadoğu’da bir Şii-Sünni çatışması yaratmayı amaçlamaktaydı. Aksi halde bu hedefleri aleni olarak ortadan kaldırmak yerine çok başka yöntemler uygulayabilirdi. Başta Irak olmak üzere bölge ülkelerinin tepkisi, Şii ve Sünni grupların sükuneti ve İran’ın misliyle karşılık vermesi ABD’nin geri adım atmasına neden olmuştur ve Ortadoğu’yu şimdilik büyük bir karmaşadan uzak tutmuştur. Buna rağmen tehlike tam anlamıyla atlatılmıştır denemez. Çünkü bölgedeki bütün karanlık güçlerin, bütün bölücü ve radikal İslamcı terör örgütlerinin arkasında ABD ve İsrail vardır ve bölgeyi kendi çıkarlarına göre şekillendirmek için her fırsatı değerlendirecekleridir.

Bu süreçte İran’ın füze saldırısı karşısında ABD’nin erken uyarı ve füze savunma sisteminin karşılık verememesi ve Kürecik radarının harekete geçirilmemesi dikkat çekmiştir. Bu konular zamanla açıklık kazanacaktır. Bunu bir tarafa bırakırsak, olayların tırmandırılmaması bizim açımızdan olumlu olmuştur. Çünkü ABD bölgedeki her eyleminde NATO’yu devreye sokarak ülkemizi de alet etmektedir. Silahlı Kuvvetlerimizin Irak’ta, Suriye’de ve son zamanda Libya’da aldığı görevlere bir de İran’ın eklenmesi halinde çok büyük bir riskle karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacaktı. Ülkemiz şimdilik bu riski atlatmıştır.

Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini görevlendirirken yapması gereken; tehdit değerlendirmesine göre bir sıklet merkezi oluşturmaktır. Bizim için sıklet merkezi ABD’nin desteklediği PKK terörüyle mücadele sahasında ve Doğu Akdeniz Münhasır Ekonomik Bölgesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve ülkemizin hak ve çıkarlarının ihlal edildiği sahada oluşturulmalıdır. İlk bakışta Libya Ulusal Mutabakat Hükümetiyle yapılan Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakatı Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızı korumanın tek yolu olarak görünmektedir. Ancak mesafe, ikmal, takviye, ulaşım konuları ve deniz ulaşım yolunun Hafter güçlerinin kontrolündeki deniz sahasından geçmesi dikkate alındığında Libya’da konuşlandırılacak unsurlarımızın kendine yeterli olacak büyüklükte bir askeri güç olması gerekmektedir. Bu birliklerimize Korgeneral rütbesinde (bu günkü ordu komutanı seviyesinde) bir generalimizin komuta edeceği ifade edilmektedir. Bu da Libya’da görevlendirilecek askeri birliğimizin çapı hakkında fikir vermektedir. Bu durumun yurt içi savunma sistemimizde zafiyet yaratıp yaratmayacağı çok iyi değerlendirilmelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in Libya’da çatışan taraflara ateşkes çağrısının karşılık bulması halinde Libya konusunda da rahatlayacağımızı söylemek yanlış olmayacaktır. Yine de Libya’ya büyük bir askeri güç göndermek yerine Suriye resmi yönetimiyle diyalog geliştirmenin ve bu şekilde hem PKK terörüyle daha etkili mücadele etmenin hem de Doğu Akdeniz’deki ortak çıkarları birlikte korumanın yollarının aranması daha yararlı olacaktır kanaatindeyim.

İran, Irak, Suriye ve Kuzey Afrika’daki bütün bu gelişmeler hem ülkemiz hem de bölge ülkeleri açısından olumlu fırsatlara kapı aralamaktadır. ABD ve İsrail politikasının bölgemize verdiği zararlar, ABD’nin bölge ülkelerine uyguladığı yaptırımlar -ki bundan bölge halkları son derece olumsuz etkilenmektedir- ve ülkelerin yöneticilerine uyguladığı tehdit ve şantajlar artık çok açık biçimde görülmektedir. Başkan Trump’ın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na gönderdiği küstah mektup ve Cumhurbaşkanı’nı mal varlığını ortaya çıkarmakla tehdit etmesi hala hafızalardadır. Bu fırsatlardan yararlanarak; yaptırım, tehdit ve şantajlara boyun eğilmeyeceğinin gösterilmesi, şaibelerin bertaraf edilmesi ve bölgede ABD dayatmalarına karşı ortak güç oluşturmanın yollarının aranması gerekmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Nisan 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Nisan 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarımız ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla yayımlanan genelgeye ilişkin değerlendirmede bulundu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Nisan 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test