Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kanal İstanbul bir 'beyaz fil'dir

14.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Biz her ülkeye gönüllü olarak asker gönderdiğimizde ortaya çıkan sorulardan biri; bunu nasıl finanse edeceksin oluyor. Afganistan, Irak, Suriye, Libya gibi dünyanın birçok yerinde askerlerimiz bulunuyor. Asker bulundurduğumuz bazı yerlerde BM’nin ve Amerika’nın destekleri var. Fakat yıllardır üzerimizde sırtlandığımız Suriye ve PKK gibi terör örgütleri varken şimdi de Libya ortaya çıktı. Yardım olarak gittiğimiz Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Libya’nın 10’da 1’ini elinde bulunduruyor. Burada benim korktuğum en büyük şey bu küçük alanı elinde bulunduran bölge ile tüm Libya’ya topyekûn savaş açmamızdır. Çünkü yardıma gittiğimiz bölgenin petrol kaynakları ABD tarafından işletiliyor. Bu sebeple de o bölgede bu savaşın yükünü kaldırabilecek bir devlet bulunmuyor. Türkiye’nin bu yükü sırtlanma ihtimali zaten sıcak paranın gelmediği ve ekonominin bu denli sıkıntıda olduğu ülkemizi çok daha zor durumlara sokacaktır.

Dünyada negatif faizle işlemlerini yapan ülkeler varken biz yüzde 12 ve sürekli değişen faiz düzeylerinden işlem yapıyoruz. Türkiye askeri harekâtlar dolayısıyla çok yüksek paralar harcıyor ve yüksek faizlerden borçlanıyor. Türkiye mevcut borçlarını nasıl ödeyecek diye düşünülmesi gerekirken biz daha fazla harekât ve savaş bölgelerine giderek üzerimizdeki yükü artırır konuma getiriyoruz. BM Libya Ulusal Hükümeti’ni tanıdığını söylüyor ama şu an orada herhangi bir BM gücü ve desteği bulunmuyor. Öte yandan Libya’nın bir meclisi yok ve bu yapıldığı söylenen anlaşmaları Türkiye’ye sağlayabilecek bir gücü de bulunmuyor. Türkiye’nin bu şekilde hiçbir getirisi olmayacak yerlerde bulunmasının sebebi olarak ‘prestij’ meselesini görelim; bu kez de Libya Ulusal Hükümeti karşısında bulunan çok büyük devletler var. Bu devletlerin bizi oradan sürmeleri halinde de Türkiye büyük ekonomik kaybının yanında büyük bir prestij kaybı da yaşamış olacaktır.

“Geri dönüşü yok”
Karadeniz ile Ege Denizi arasındaki deniz yolundan ticari olarak hangi ülkeler yararlanır diye bakarsak Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler karşımıza çıkar. Fakat bu ülkelerin çoğu zaten ticaret yaptıkları Avrupa ve ötesine yakın bir konumda ya da alternatif rotalara sahip olarak bulunuyor. Süveyş Kanalı örnekleri veriliyor. Süveyş Kanalı tüm Asya ticaretinin deniz yoluyla Avrupa ve Dünya’ya ulaşmasında en önemli ve tek kanaldır. Zaten doğal ve tüm teknik bakımlardan çok daha yeterli olan Çanakkale Boğazı mevcutken ülkeler neden ‘Kanal İstanbul’u kullansınlar. Kullanmalarını zorunlu tutmayı başarsak bile kullanacak ülkelerin ve orada dönen ticaretin Türkiye ekonomisine kazanç sağlaması mümkün değildir. Kanal İstanbul sayılacak onlarca sebeple ve ekonomik sebeplerle gereksiz ve ihtiyaç olmayan bir projedir.

Türkiye asker gönderdiği ya da tezkere çıkardığı kararı geri çekebilir ve üstündeki maliyetten kurtulabilir. Fakat bu kanala bir kere başlanırsa bunun geri dönüşü olmaz. Türkiye’ye maliyeti milyarlarca dolar olacak bir kanalın karşılığında oradan sağlanabilecek ticari gelir üç küçük ülkenin karşılığı kadardır. Kanal İstanbul Türkiye’nin başına çok büyük bir mali yük getirecek ve kendi geliriyle de bunu ve faizini karşılamayacak bir beyaz fildir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test