Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Diyanet İşleri Başkanı'na sorular!..

31.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Deprem kaderdir, depremde ölmek de.." zihniyetinin öncülüğünü yapanlardan birsiniz, sayın Diyanet İşleri Başkanı!..

Şimdi size birkaç küçük soru soracağım:

Köyümde "bir tarlamın sınırı" konusunda bir köylümle anlaşmazlığa düşmüştüm. Bir gün telefon etti, "o tarlanın 3 metre genişliğindeki bölümünün kendi tarlasına ait olduğunu ve o bölümü ekmemi" söyledi. Güldüm; "Orası benim, beni bu konuda rahatsız etme" dedim. Çok öfkelenmişti, anlaşılan, bağırarak "Geliyorum, seni öldüreceğim" dedi ve telefonu kapattı.

Birkaç gün geçti, kapım çalındı açtım, karşımda köylüm, tabancası elinde...Dan...Dan...Dan... Ve... Ben öldüm; "şimdi" bu kader mi?..

Adam "Geliyorum" demişti, "Öldüreceğim" demişti. Hiçbir koruma tedbiri almamıştım, polise, savcıya ihbar etmemiştim. Ve gelmişti!..

Türk'ü, yabancısı, ülkenin ve dünyanın ünlü uzmanları, bilim adamları defalarca ve defalarca dediler ki ve hâlâ diyorlar ki; "Deprem geliyor" ve de "Deprem değil, bina öldürür" uyarısını da tekrar tekrar tekrarlıyorlar, tekrarladılar!..

Biz ne yapıyoruz; hiç. Hatta bir önceki depremde "ağır hasar gören" binayı bile boşaltmıyoruz, insanların orada oturmasını seyrediyoruz; uzmanların, bilim adamlarının "Geliyor" dediği deprem geliyor ve "o" bina çöküyor, enkaz altından "onca ölü" çıkıyor, bir o kadar felaketzede de "fedakar insanlarımızın çabaları ile" kurtarılıyor!..

Şimdi "bu" nasıl bir kader; Kur'an ayetleri böyle mi diyor, ey Diyanet İşleri Başkanı, söyle bizlere?..

Haaa, bakınız bu tabloda bir "kader" var; ama "gelen Deprem" değil o kader; o kader, "Sizin gibi insanlar" ve sizin gibi insanların "büyük kitleleri uyutma ve uyuşturma" zihniyeti!..

Şimdi, bir sorum daha var, Zatıâlinize; eğer 7.5'luk bir depremde Japonya'da "bir insan bile" ölmüyorsa, ama Türkiye'de "6.8, onca insanımızı öldürüyorsa", bu nasıl bir kaderdir?..

Yoksa, "Yüce Allah’ımız, Japonları, biz Türklerden, İslam ümmetine mensup insanlarımızdan" daha çok mu seviyor?..

Not: Sa­yın Baş­kan, "6 haf­ta­lık eği­tim­le "bek­çi" ya­pı­lan, be­li­ne ta­ban­ca ve­ril­miş olan genç­le­rin GECELERİ "ka­dın / er­kek" /genç / ih­ti­yar" de­me­den  "üst ara­ma­sı yap­ma­sı ve vü­cut sı­vaz­la­ma­sı (Sonradan muhalefetin ikazıyla tasarıdan çıkarıldı), elleme" ca­iz mi­dir? Fet­va­nı­zı bek­li­yo­ruz!..

 

Okuyucunun Sordukları

Gri körlüğü mü var?

Bir okuyucum mail atmış; özetle, "Siz yılların gazetecisiniz, şimdi bakıyorum neredeyse tamamınız ikiye bölünmüş. Bir grubun ak dediğine ötekiler kara, ötekilerin ak dediğine berikiler kara diyor. Bunlar mesela gri rengi görmüyorlar mı, gri renk körlüğü mü var?" diye soruyor.

CEVABIMDIR; Bir tarafın "Din ve siyaset", öteki tarafın "Atatürk ve siyaset" ticareti yaptığı medya dünyamızda, gazetecilerin "gazetecilik yapması" mümkün mü; "sadece gri körlüğü olsa" iyi bilesiniz ki, "Şükür Allahımıza" derdim!..

 

Halkı "aptal sanma" Öztrak!..

 

El insaf; Elazığ - Malatya hattında tam bir felaket yaşanmış, yıkılan evlerin altında can pazarı yaşanıyor; kurtarılanlar, ölenler!..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu "yardım desteği ile beraber" Deprem Bölgesi'ne geliyor; depremzedelerle, bölgedeki halkla görüşüyor, ölenlerin ailelerine "başsağlığı", yaralılara "acil şifa" diliyor; alkış...

Sonra... Aaaaa... Başkan, ailesi ile beraber; Palandöken'de "kayak" tatilinde; kayak takımları, kar elbiseleri; her şey tamam!..

Bu ne hâl; Elazığ'da, enkaz altındaki can pazarında kurtarma çalışmaları" devam ediyor; cenazeler kalkıyor; CHP'lilerin "Deprem ve Deprem paraları" konusunda topa tuttuğu "İktidar kanadına" bundan daha iyi bir koz verilir mi?..

AKP Sözcüsü Ömer Çelik ""Erzurum'a tatile giderken Elazığ'a uğramış. Herkes kendine yakışanı yapar" diyerek, "Kayak tatilinin üzerine" tuz / biber / karabiber ekiyor!..

Buna karşılık CHP Sözcüsü Faik Öztrak "Ekrem İmamoğlu, Elazığ depreminde İstanbul'dan yardımları götürmek suretiyle görevini yapmıştır. Sömestr tatilindeyiz, ailesine karşı da sorumlulukları var. Oraya uğramış ve dönmüştür" diyerek "Kayak tatilini" savundu!..

Bu siyasetçiler, iktidar yanlısı ile muhalefet yanlısı ile çok zaman benim halkımı "saf yerine, aptal yerine koymada" yarışıyorlar!..

Şimdi söyle bizlere, "o kürsüden yaptığın açıklamalar" ile "muhalefet yaptığını zanneden" Öztrak beyefendi; eğer ve mesela "Yapmaz ya" maazallah Gençlik ve Spor Bakanı, Elazığ deprem bölgesini ziyaretinden sonra, Erzurum Palandöken'deki spor tesislerine geçse ve orada ailesiyle beraber 3 gün "kayak tatili yapsa, fotoğraflar çektirip sosyal medyada yayınlasa" o kürsüden neler söyleyecektin; "erkekçe ve de elini vicdanına koyarak" söyle!..

Öztrak beyefendi, işin doğrusu, "İmamoğlu'nun İstanbul'a dönmesi ve ailesi ile "kayak tatili" yapacaksa, hafta sonunda Uludağ'a ya da Bolu'ya gitmesi ve ailesine karşı sorumluluğunu orada yerine getirmesi" değil miydi?"

Sus bari, "Kayak Tatili savunulacaksa, hatayı yapan savunsun"; Sen, CHP adına "hatayı, gafleti, abesi savunma"; ama nerede o kafa?..

 

Sözün Özü

Orta Doğu'ya, "Coronavirüsü" gelmeden, Yüzyılın Planı ile "Trumpnetenyahuvirisü" geldi; galiba, ikincisi daha öldürücü olacak ve daha çok can alacak!..

 

İnternet'ten "esen" rüzgarlar!..

 

*****

"Birinin" kulakları çınlasın!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test