Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

2020 ekonomik performansı ciddi işaretler vermektedir

14.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son haftalarda açıklanan veriler, ekonominin 2020 yılı performansı ile ilgili ciddi işaretler vermektedir. TUİK’in açıklamalarına göre Kasım ayında işsizlik %13,3 düzeyinde gerçekleşmiştir. İşsiz sayısı 327.000 kişi artarak 4 milyon 308.000 kişiye ulaşmıştır. Tarım dışı işsizlik oranı ise %1,1 puanlık bir artışla %15,4 e yükselmiştir. Genç nüfusun dörtte biri işsizdir. Piyasada işsizlik oranının, açıklanandan daha yüksek olduğu yolunda görüşler bulunmaktadır. Bu günkü ekonomik şartlar içinde, işsizliğin önümüzdeki dönemde azalacağına dair bir işarette mevcut değildir. Ekonominin canlandırılmasına yönelik olarak otomotiv, konut, mobilya ve beyaz eşya sektörlerine verilen teşviklerin de istihdam hacmine yaptığı olumlu katkı sınırlı kalmıştır. Aynı şeyi, enflasyon sepetinde yapılan ağırlık değişiklikleri için de söylemek mümkündür. Çözüm açıktır. Ekonomik büyüme hızı artırılacaktır. Yatırımlar, istihdamı da arttıracak nitelikte olacaktır.

Ekonomik büyümede sorun, büyümenin finansmanıdır. Türkiye’de tasarruf hacmi ekonomik büyümeyi finanse edecek kadar yüksek değildir. Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamının yakalandığı yıl olan 2019 da varılan seviye 180,5 milyar dolardır ki, bu rakam bir önceki yıl ihracat düzeyinden sadece %2,04 daha büyüktür. Ekonomiyi büyütmenin, piyasayı canlandırmanın, istihdam hacminin genişletilmesi için kalan yol yabancıların tasarruflarının kullanılmasıdır. Yani dış kaynak bulunmasıdır. Bu konuda dış piyasalarda bir sıkıntı yoktur. Parasal genişleme politikaları sürdürülmektedir. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akımları artmaktadır. Ancak Türkiye, bu konuda fazla rahat değildir. Haklı veya haksız, ülkemiz hakkındaki dış algı çok olumlu değildir. Ekonomi yönetimi ile ilgili kurumların bağımsızlığı tartışılmaktadır. Yapısal reformların yapılmasında geç kalındığı görüşü vardır. Dış politikada çok sayıda ülke ile anlaşmazlık haline işaret edilmektedir. Özellikle yargı bağımsızlığı söz konusu edilmektedir. Bunların yanında zaten ülkemizin, ekonomik güvenirliliğin ölçüsü sayılan bono kasko primi (CDS) çok yüksektir. Bütün bunlar, uygun koşullu dış kaynak bulmayı zorlaştırmakta ve asıl ihtiyaç duyduğumuz doğrudan yabancı sermaye girişini de kısıtlamaktadır.

Dış kaynak ihtiyaç miktarını ise büyüme hızımız ve cari açık seviyesi belirleyecektir. Kamu yönetimi, bu yıl % 5 civarında bir büyüme hızından söz etmektedir. Cari açık için tahmin edilen miktar ise 20-25 milyar dolardır. Cari açığın miktarını belirleyen kalem, dış ticaret açığıdır.2019 yılında dış ticaret açığı 30 milyar dolar olmuştur (ihracat 180 milyar dolar, ithalat 210 milyar dolar), 2020 yılının Ocak ayında ise dış ticaret açığı 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar dikkate alındığında, cari açığın, öngörülen rakamın oldukça üzerinde olacağını söylemek mümkündür.

Elbette bir diğer sorun, dış kaynağın hangi sektörlerde kullanılacağıdır. Esas olan, kaynakların öncelikle reel sektörün gelişmesinde kullanılmasıdır. Ekonomik kalkınmanın gereği budur.

Enflasyon ve faiz 2020 yılı performansını etkileyecek diğer faktörlerdir. Ocak ayının %1,35’lik enflasyonu yıllık enflasyonu %12,15 e çıkarmıştır. Ekim 2019 ayında % 8,55 e kadar gerileyen enflasyon son 3 aydır yükselme eğilimini sürdürmektedir. Önümüzdeki kısa dönemde de düşüşe geçeceğine dair bir işaret yoktur. Bununla beraber piyasada, enflasyonun yıl içinde tek haneye ineceği görüşünde olanlar da vardır. Gıda fiyatları, doğal afetler, kur baskısı ve tüketimin ne ölçüde teşvik edileceği, enflasyon düzeyinde belirleyici olacaktır. Bunların en azından birinde, kurlarda, bir artış eğilimi görülmektedir. Büyümeye bağlı ithal talebinin artışı yanında, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de kurları etkileyecek dış faktörler olarak ortaya çıkacaktır.

Enflasyon artışı, faiz hadlerindeki indirimleri zorlaştıracaktır. Mevduatlara negatif faiz verilmesi halinde, kaynakların arazi, altın gibi ekonomik açıdan verimsiz alanlara kayması ihtimali vardır. Bu itibarla, faiz kararları alınırken, enflasyondaki gelişmeleri dikkate almak kaçınılmaz olmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test