Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Birleşmiş Milletler Arap dünyasının kanayan yarasını durduramıyor

21.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Katliamın ardından neredeyse 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, Suriye iç savaşı hâlâ gündemde. Ülkenin son muhalif bölgesi İdlib’i sayıları 700.000’i aşkın insan geçtiğimiz hafta terk etti; kalabilecekleri mülteci kampları ise sınırlı. Kampta yer edinemeyen aileler dondurucu hava koşullarına rağmen yol kenarlarında yatıyor. Doğu sınırına milyonlar dayanmış Türkiye ise, Esad’ı destekleyen Ruslarla karşı karşıya kalma pahasına, çaresizce binlerce askeri birliğini Suriye devletini yavaşlatma umuduyla sınırın öbür tarafına gönderdi. Bunun sonucu 13 askerimiz Suriye’de şehit düştü.

Birleşmiş Milletler özel temsilcisi Geir Pedersen, Suriye anayasasını yeniden hazırlamak için komite oluşturdu, fakat Esad rejimi anayasa değişimine gidilmeyeceğini belirtti bile. Rejim İdlib'e yaklaştıkça, 1 milyon sivil daha kaçmaya hazırlanıyor. BM önceliğin artık Suriye olduğuna hemfikir.

Birleşmiş Milletler başarısız

2011’den beri 13 Birleşmiş Milletler temsilcisi Orta Doğu’daki iç savaşları çözmek için görevlendirilmişti; bunların dördü Suriye, altısı Libya ve üçü Yemen’de idi. Suriye’de savaşın sakinlemesinin tek sebebi rejimin düşmanlarını başarıyla “katletmiş” olmasıydı, oysa ki; Birleşmiş Milletler değil. Libya ve Yemen ise barışı sağlamakta başarısız ülkeler oldu. Birlemiş Milletler’in çabaları yetersizdi. BM’nin Suriye’de yapabildiği tek şey ise gücün savaşan taraflardan birinin eline geçmesini sağlamak oldu.

Günümüzde savaşların neden son bulduğu ile ilgili akademi dünyasında tonlarca araştırma yapılıyor. Bir çalışma, anlaşmaya varırken kadınların bulunmasının barış sağlamada daha etkili olduğu sonucuna varmış. Başka bir çalışma ise, başarısız ateşkesler ile devamında gelen başarının bağlantısına dikkat çekmiş. Yani eğer “başarısız olduysan, tekrar dene” mesajını veriyor.

Araştırmalara göre anlaşmaya gidilmesi zor

Genelde savaş, taraflardan birinin savaşı sürdürmenin kazanmaktan daha maliyetli olduğu kanaatine varmasıyla son buluyor. Bunun savaş sırasında verilmesi zor bir karar olduğu unutulmamalı. Savaşçıların silahlarını indirip evlerine gitmesi o kadar da kolay değil. Kaybetmek ölümle sonuçlanabilir. 1997 yılında Kaliforniya Üniversitesi profesörü Barbara Walter’ın yaptığı bir araştırmaya göre, son yarım yüzyılda çözümlenmiş savaşların yalnızca %20’sinde anlaşmaya gidilmiş, %55’inde ise Barbara’nın not ettiği üzere “gruplar sonuna kadar, ölümüne savaşmayı tercih etmiş.”

Eğer dışarda kalanlar barış sağlamak istiyorsa, bu orantıyı değiştirmek zorunda. Bu konuda genelde akla 1995’de Amerika’nın önayak olduğu Dayton Anlaşması gelir. Dayton Anlaşması, 1991-1995 tarihleri arasında sürmüş olan Hırvatistan ve Bosna savaşlarını sona erdiren antlaşmadır. Fakat, Amerika ve NATO müttefikleri kendilerine gelince anlaşma yanlısı oldukları söylenemez. Kendileri savaşta sözde “düşmanlarının” üzerlerine bombalar atmıyorlar mıydı? Hiroşima ve Nagasaki’de ne yaşandı? Suriye için “Elimizde hiç koz yok buna eminiz” diyor BM temsilcisi Pedersen. Diplomatik çabalar, silahlandırılmış bile olsa ne yazık ki sonuçlanamıyor.

BM Barış Operasyonları başarısız

Amerika, ne Afganistan’da ne Irak’ta şansı olmasına rağmen barışı sağlayabildi. Birleşmiş Milletler “Barış Gücü” savaş sonrası barışın ve huzurun yerleşmesini sağlamayı amaçlar ve BM Barış Operasyonlarının aksine, daha başarılı olmuştur. BM Barış Operasyonları, savaşı sonlandırmayı hedeflemektedir. Kıbrıs’taki coğrafi kavga, 1990’lardan beri kanlı olmasa bile hâlâ çözümlenememiştir. Fakat yine de hâlâ korunması gereken bir barış vardır. BM savaş sırasında tarafları nadiren çözüm aramada kendi başlarına bırakır. Fakat çözüm önermekte de başarısız olduğunda savaşı sonuçlandırmak ve BM’yi ülkeye sokmak adına Esad gibiler için yeterli sebep olmaz ve savaş devam eder.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Haziran 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Dezavantajlı şartlarda yemek pişirip Instagram fenomeni olan Taha Duymaz sosyal medyanın gündeminde. Taha Duymaz çektiği videolarla sosyal medyayı ikiye böldü.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Haziran 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Simpsons çizgi filmi yine geçmişte yaptıkları bölümlerden kesitlerle gündemde. ABD Başkanı Donald Trump'ın öldüğü sahne ve polis binasının yakılması bugün tekrar payla...

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Haziran 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

YouTube'da faaliyet gösteren Gerçek Hikayeler isimli kanal ''çocuk istismarı'' yaptığı gerekçesiyle Twitter'da gündem oldu. Kanal için birçok kullanıcı, kanalın şikaye...

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Haziran 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Haziran ayında burçların aşk hayatını neler bekliyor?

Yazarlar
Website Security Test