Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Özfatura’dan Erdoğan’a ''One Minute!..''

28.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’ya, Başkanlık süresince de, öncesinde de, sonrasında da “Burhan Abi” demişimdir.

Bir ara seçildikten sonra “Başkanım” dediğimde; “Boş ver Hamdi, bana yine Burhan Abi” diye seslen uyarısında bulunmuştu.

O gündür bugündür Burhan Özfatura benim için hep “Burhan Abi” olmuştur.

Kendisini İzmir Defterdarı iken tanımıştım. Sonra Demokrat İzmir Gazetesi’nin Dinç Bilgin tarafından satın alınıp günlük bir ekonomi gazetesine dönüştürdüğü “Rapor Gazetesi”nde birlikte çalıştık.

Özfatura, İzmir’de iki dönem;1984-1989 ve 1994-1999 yıllarında Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı.

İzmir O’nu mert, doğrudan şaşmayan, para-pul konularında son derece namuslu-dürüst, iyi bir dini bütün insan olarak tanıdı.

Doğru bildiğini, muhatabı kim olursa olsun açık açık söylemekten hiç çekinmedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Otoyolu açılışı için geldiği İzmir’de, “suyla” ilgili açıklamaları belli ki Burhan Abi’yi biraz kızdırmış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; “One Munite” demekle kalmayıp, İzmir’in içme ve kullanma suyu ile ilgili, “gerçekler anlatıldığı gibi değil” dercesine bir açıklama yaptı.

Özfatura’nın “One Munite” (Bir dakika) demesi, yani “Dur Bakalım” anlamında kullandığı bu deyim; Cumhurbaşkanımızın “İzmir’i susuzluktan kim kurtardı. Suyu kim getirdi? Biz getirdik. Yoksa İzmir bugün susuzluktan kırılıyor olacaktı” sözlerinden sonra gündeme geldi.

Ve Burhan Abi, İzmir’in suya kavuşmasının ayrıntılarını anlatan bir açıklama yaptı.

 

24 saat suya nasıl kavuştuk

İşte “One Munite” ile gelen ve kenti 24 saat kesintisiz suya kavuşturan gelişmelerin ayrıntıları:

Yıl 1990…

İzmir çok ciddi su sıkıntısı çekiyor. Burhan Abi’nin deyimiyle sıkıntı o kadar ciddi ki, kente günde ancak 5 saat su verilebildiğinde kendimizi şanslı sayıyor, seviniyoruz. Günün 19 saati çatlasak da, patlasak da sususuz.

Mahallelerde, hatta Alsancak’ta, Birinci Kordon’da, Göztepe-Güzelyalı, Buca, Karabağlar, Bornova, Karşıyaka, Bayraklı kısacası tüm İzmir’de ESHOT tankerlerle su dağıtıyor. Kuyruklara girip, elimizde bidonlar-leğenler-kap-kaçaklarla eve su taşıyoruz.

Tek çare var; Tahtalı Barajı.

Bu baraj bugün de hala İzmir’in su ihtiyacının neredeyse yarısını karşılar durumda.

O yıllarda Tahtalı Barajı inşaatı Devlet Su İşleri tarafından başlanmış ama 1990 yılına gelindiği halde bir türlü tamamlanamamış.

İşte bu aşamada, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan  Özuatura, “kendi göbeğini kendi kesme” kararı alıyor ve Tahtalı Barajı’nın yapımını üstleniyor.

Tahtalı’nın bitiş tarihi 1996.

Burhan Abi, Egeli Gazete’de Mustafa Yılmaz’a sonrasındaki gelişmeleri şöyle anlattı:

“Büyükşehir Belediyesi olarak devraldık ve Barajı 1996’da tamamladık. Ayrıca dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’dan Yeşildere Caddesi’nin de tahsisini istedim. O da benim bu isteğimi yerine getirdi. Tahtalı Barajı’ndan alınan suyun isale hatlarını Yeşildere’nin altından geçirerek 1997 yılında kent merkezine ulaştırdık. 1999’da görevi bıraktığımda İzmir artık 24 saat su alan bir kent haline gelmişti. Allah’a şükür yaklaşık 23 yıldır bu durum değişmedi” dedi.

 

Şebekemiz mükemmel

İzmir’in su sorununun 1996’lı yılların ortasında Tahtalı Barajı’nın devreye girmesiyle bittiğini ifade eden Özfatura şu bilgileri de ekliyor:

“Biz yeraltı su kaynaklarına önem verdik. Bizden sonra gelen yönetimler de bunu yaptı. Ayrıca o dönemde PETKİM Barajı’nı da bir isale hattı döşeyerek kullanmaya başladık. Su altyapısını da duktil boru ile değiştirerek dünya standartlarına getirdik. İzmir’de yaşayan herkes 1997 yılından itibaren bu kentte ufak tefek boru arızaları hariç hiç bir su sorunu yaşanmadığına şahit. Aksi yöndeki açıklamaları anlamak mümkün değil.”

Burhan Abi, şöyle demeye getiriyor:

“İzmir 97’den beri hiç susuz kalmadı. Su sıkıntı nedir bilmeden yaşadı. İzmir; ‘su sıkıntısını çözmesiydik, bugün susuzluktan kıvranacaktı’ aşamasına hiç gelmedi. İzmir’in su sorununu AK Parti değil, 1997’de yerel yönetim olarak biz çözdük. Sonra seçilen Büyükşehir Belediye Başkanları da, yer altı kaynaklarını geliştirerek devam ettiler. Manisa Gördes Barajı sonradan yapıldı. Devlet olarak zaten yapmak zorundasınız. İzmir’i susuzluktan kurtaran biziz demek doğru bir yaklaşım değil. Zaten İzmir tam 23 yıldır, yaşadığımız kuraklık dönemleri de dahil susuz kalmamış, su sıkıntısı çekmemiştir.”

 

 

Alayınızın vicdanına!..

Sizi bilmem ama önceki gece 9 şehit ile başlayıp, sabaha karşı 33 ile noktalanan (o da doğruysa) Suriye’de yaşadığımız felaket saldırısı nedeniyle gözüme uyku girmedi.

Sizi bilmem dedim ama eminim ki, çoğunuz, tıpkı benim gibi sabahı-sabah etti diye düşünüyorum.

Şehitlerimiz için, böyle bir acının yaşanmadığı süreçte sarf edilen “bir-kaç tane” daha öncesinde kullanılan “kelle” sözcüklerine hiç girmiyorum.

Kim ne söylediyse O’nu bağlar.

Ama son yaşanan 33 evladımızın şehit düştüğü saldırı anında ve sonrasında “yandaş kanallar” olarak tanımlanan ekranlardaki rezalet, bilin ki biz acılı Türk halkını çok daha derinden yaraladı.

Saat, Cuma sabaha karşı 05.10..

Balkondayım, ama gözüm ekranlarda.

Acıdan yüreğim parçalanıyor, kalbim sıkışıyor. İnanın sinirimden oturamıyorum.

Şöyle kanallar arası sörf yapmaya kalkıştım.

Keşke yapmasaydım.

Kanal değiştirdikçe öfkem bir kat daha arttı, şekerim adeta tavan yaptı..

Utandım arkadaşlar, utandım..

Nasıl bir zihniyet bu, nasıl bir acıyı paylaşmak bu; anlamakta zorlandım?

***

Sırasıyla..

Atv’de tek satır yok. Ekranda “Kara Ekmek” diye saçma sapan bir yerli dizi oynuyor.

Star’da da durum aynı. Sanki şehit düşen bizim evlatlarımız değil de, O’nun bunun çocukları. Ekranda Güvercin adlı yerli dizi.

TV8’de Seda Sayan ile yemekteyiz.

360’da yerli dizi “Seksenler.”

Kanal 7’de dini bir program.

Beyaz Tv’de Kuran-ı Kerim.

A2’de Adanalı; yerli dizi.

Show’da Zemheri; yerli dizi.

TRT 1’de devletin milli kanalında İncir Ağacı adlı dizi.

Kanal D’de yerli dizi “Tatlı İntikam.”

***

“Allah bela….zı vermesin” demekten başka söylenecek ne var ki?

Utanmazlar!..

Acılar da sevinçler de ortak paylaşılırsa değerlidir.

Gün acıyı paylaşmak günü ama bizim yandaşlar şehit olanlar sanki bizim evlatlarımız değilmiş gibi; “çal çal oynasın” modunda.

Ey “renkli camcılar…”

 

Madem acımızı bizle; Türk halkı ile paylaşmayı beceremiyorsunuz, hiç olmazsa ekranlarınızı milli yas tutar gibi “karartmak” da mı aklınıza gelmedi!.

Bu kadar mı yürekleriniz kabuk bağladı, bu kadar mı vicdanlarınız karardı!..

Ayıp, günah, 33 vatan evladımıza, şehitlerimize bu kadar saygısızlık olur mu?

 

Virüsten ölümlerin nedeni 5G’ mi?

Koronavirüs (eski adıyla 2019-nCoV, şimdi COVID-19) nedense bizim ülkemizde hiç tartışılmıyor.

Sadece konuşuluyor. Ne söylenirse inanmamız isteniyor. Ancak, koronovirüsün ülkemize ulaştığı ama bu gerçeğin gizlendiği görüşü hakim.

Oysa ciddi sayısal ölümlere neden olan bu virüsü konuşmakla, tedbir almakla kalmayıp tartışıyor.

Soner Yalçın yazdı, şöyle deniliyor:

5G, yeni nesil kablosuz telefon teknolojisi Çin Mobil Araştırma Enstitüsü (CMRI) tarafından başarıyla tamamlandı. 2020 yılında dünyada faaliyete geçmesi bekleniyordu.

ABD merkezli küresel medya, geçen yıl ısrarla 5G'nin sağlığa kötü etkisi olduğunu ve öldürücü kanser-grip benzeri semptomlara neden olduğunu yazmaya başladı. Şu da yazıldı: 5G sadece 4G'den sonraki yeni nesil mobil bağlantı değil; özellikle askeri teknoloji; bir biyolojik silahtı bu. Ki bunlar yazılırken daha ortada koronavirüs yoktu!

Peki, 5G sunumu için seçilen test şehri hangisiydi; koronavirüsün ortaya çıktığı Wuhan!

Wuhan, 18-27 Ekim 2019 tarihleri arasında Military World Games'e ev sahipliği yaptı. Ve bu etkinlikte ilk kez 5G'yi kullandı.

Aynı gün…

18 Ekim 2019'da New York Johns Hopkins Center, Dünya Ekonomik Forumu ve (aşı imparatoru) Bill ve Melinda Gates Vakfı ile ortaklaşa salgın hastalıklar simülasyonu “Küresel Bir Salgın Egzersizi”ne ev sahipliği yaptı. Bu simülasyon için hangi virüsü seçtiklerini tahmin edin? Koronavirüs!

5G denemesi mi koronavirüse yol açtı?

Yoksa koronavirüs mü, 5G teknolojisinin önüne geçmek için piyasaya sürüldü?

Belki milyonlarcamızın yaşamına mal olacak ama bu sorunun yanıtını bir gün mutlaka öğreneceğiz.

Çünkü;

Koronavirüs kelimesi, sadece COVID-19'u değil, birçok virüs türünü ifade ediyor. Tahmin edin, aşı geliştirmek için kullanılabilecek koronavirüs için patent sahibi kim; Pirbright Enstitüsü. Ve bilin bakalım sahiplerinden biri kim; Bill ve Melinda Gates!

 

18 Ekim 2019’a dikkat

Şimdi sıkı durun..

Ne tesadüf ki;

Çin’de 18 Ekim’de hem de Wuhan kentinde 5 G kullanılıyor.

Aynı gün New York’ta Dünya Ekonomik Forumu (aşı imparatoru) Bill ve Melinda Gates Vakfı ile ortaklaşa “Salgın Hastalıklar Simülasyonu ve Küresel Bir Salgın Egzersizi”ne ev sahipliği yapıyor.Ortada henüz esamesi bile okunmazken seçilen virüsün adı koronovirüs!.

Ardından Çin Wuhan’da aniden ABD’de similasyonu yapılan koronovirüs salgını başlıyor, insanlar toplu halde ölüyor. Virüs tüm dünyaya yayılıyor.

Aşı geliştirme çalışmalarına başlanıyor.

Bu aşıyı geliştirme işi de Bill ve Melinda Gates’in büyük hissedarı olduğu enstitüye veriliyor.

Yani salgın hastalıklar simülasyonunu düzenleyen de..

Konusunu “kronovirüs” olarak seçen de..

Bu virüsün aşı patentini alan da..

Aşıyı geliştirip tüm dünyaya satacak olan da..

Aynı kişi; Bill ve Melinda Gates ile ortakları!..

 

CUMHUR İTTİFAKI ŞUBAT 2020’DE 38.8’E KADAR GERİLEDİ

AK Parti’den yüzde 7.3’lük oyu kim çaldı?

Moda deyimle, “Bugün; Şubat 2020’de Seçim Olsa” çalışması yapıldı ve yeni kurulan ve kurulacak olan partilerin en çok AK Parti’yi etkileyeceği açıklandı.

Oy kaybı yüzde 7.3 olarak belirlendi.

Siyasal veri analiz kuruluşu Polimetre, bugün yapılacak bir Milletvekili Genel Seçimi’nde siyasi partilerin beklenen oy oranlarının 2018-Haziran Genel Seçiminde aldıkları oy oranlarıyla karşılaştırıldığı “Bugün Seçim Olsa Siyasi Partilerin Oy Oranları’ çalışmasının sonuçlarını açıkladı.

***

Buna göre; Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi, Ali Babacan ve Çoban Ateşi Hareketi de Yeni Partiler (YP) başlığında toplandı ve ilk kez yeni kurulan ve kurulmakta olan üç siyasi partinin oyları tek parti gibi hesaplandı.

***

Yeni Partilerden en fazla oy kaybı yüzde 7.3 ile AK Parti ve yüzde 1.0 ile MHP’de gerçekleşiyor. Yeni Partilere, CHP’den yüzde 0.6, İYİ Parti’den yüzde 0.4 ve HDP’den yüzde 0.3 oranında oy geçişi hesaplandı.

***

 2020-Ocak tarihinde “Yeni Kurulan ve Kurulmakta Olan Partiler” nedeni ile AK Parti+MHP oy oranı yüzde 39.1’ e geriledi. Bugün (2020-Şubat), Türkiye genelinde Milletvekili Seçimi olsa AK Parti+MHP’nin alabileceği oyların toplamı yüzde 38.8 olarak açıklandı.

***

CHP’nin oy oranı 2018-Haziran Genel Seçiminden bugüne ülke genelinde, yüzde 2.5 arttı. Yine aynı dönemde CHP, HDP ve İYİ Parti oylarında artış, AK Parti ve MHP oylarında azalış oldu.

***

Ortaya çıkan verilere göre, AK Parti, oy oranının yüzde 30’lara gerilemesine rağmen hala birinci parti. MHP yüzde 8.9 oyu ile ülke barajının altında. Cumhur ittifakının toplam oy oranı ise yüzde 38.9.

Polimetre, 2018-Haziran ve 2019-Aralık sürecinde Cumhur ittifakı ortaklarının oylarındaki azalmayı ekonomik nedenlerle açıklanabileceğini belirtirken, 2019-Aralık ve 2020-Şubat dönemindeki partilerin oylarındaki değişikliğin en önemli sebebi olarak kurulan ve kurulmakta olan yeni partiler olarak gösterdi.

***

Araştırmayı özetlersek..

  • Bugün (2020-Şubat) Genel Seçim olsa, AK Parti oy oranı yüzde 30.0 olmakla birlikte hala birinci partidir.
  • MHP oy oranı (yüzde 8.9) yürürlükteki ülke barajının altındadır.
  • Cumhur İttifakı oy oranı yüzde 38.9’da kalmaktadır.
  • Cumhur İttifakı dışındaki partilerin oy oranları en az yüzde 60.7 olarak hesaplanmaktadır.
  • 2018-Haziran ve 2019-Aralık sürecinde Cumhur İttifakı ortaklarının oylarındaki azalma ekonomik nedenler ile açıklanabilir.
  • 2019-Aralık ve 2020-Şubat dönemindeki partilerin oylarındaki değişikliğin en önemli sebebi kurulan ve kurulmakta olan yeni partilerdir.
  • AK Parti oransal olarak en fazla Erzurum, Kahramanmaraş, Konya, Sakarya, Sivas, Gaziantep, Şanlıurfa, Kocaeli, Bursa ve Ankara illerinde oy kaybetmektedir.
  • AK Parti’nin oy oranı sadece Hakkari ve Şırnak illerinde artmaktadır.
  • CHP oy oranının en çok arttığı il Hatay (yüzde 5.4), en az arttığı il ise İzmir’dir (yüzde 0.2).

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test