Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Faiz seviyesi ne kadar olmalıdır?

6.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TUİK’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalara göre, enflasyon Şubat ayında  % 0,35 ve yıllık bazda %12,37 oranında artmıştır. Bu artış oranı piyasa beklentilerinin oldukça altındadır. Bu arada en büyük fiyat artışlarının da günlük yaşamı yakından etkileyen gıda, sağlık ve eğitim sektörlerinde meydana geldiğini belirtmekte yarar vardır.

Ama üzerinde asıl durulması gereken konu, enflasyonun faiz hadlerine ve döviz değerlerine yapabileceği muhtemel etkilerdir. Merkez Bankası, 2019 Temmuz ayında %24 olan politika faizini(bir haftalık repo faizi) kademeli olarak %10,75 e kadar indirmiştir. FED’in, hemen hemen aynı günlerde faiz oranını yarım puan düşürerek %1-1,25 bandına çekmesini, Şubat ayı enflasyonunun beklenenden düşük çıkmasını ve baz etkisiyle Nisan ayından itibaren enflasyonun gerileyeceğini düşünen piyasalar, Merkez Bankası’nın kontrollü bir şekilde de olsa faiz indirimine devam edeceğini düşünmektedir.

Mevcut haliyle bile faiz oranları enflasyon seviyesinin altındadır. Bir başka ifade ile ülkede negatif faiz uygulaması vardır. Halkın mevduat gelirleri, enflasyon karşısında değer kaybetmektedir. Mevduat sahiplerinin böyle bir durumu, uzun süre kabullenmeleri beklenmemelidir. Çözülen mevduatın bir bölümünün tüketime, altına ve önemli bir kısmının da dövize yönelmesi mümkündür. Tüketime gidecek miktarın, piyasayı bir ölçüde canlandıracağı düşünülebilirse de, enflasyona da olumsuz etki yapacağı açıktır. Dövize yönelmenin sebebi tek başına ticari kazanç elde etmek değildir. Ana nedenlerden biri, belirsizlikler karşısında varlıklarını koruma duygusudur. Ülkede siyasi ve ekonomik istikrar kalıcı şekilde tesis edilemediği sürece bu eğilimin süreceğini söylemek mümkündür. Böyle bir durumda döviz fiyatlarını baskılamak akla gelebilir. Ancak,ülkemizin net döviz rezervleri ve döviz varlıklarına sahip diğer kamu kuruluşlarının kaynakları buna yeterli düzeyde değildir.Kaldı ki,döviz bazında yapılan güvenlik harcamaları da,döviz talebini arttıracak niteliktedir. Aynı şeyi enflasyon hadleri için de söylemek doğrudur. Düşüş eğilimi kalıcı olmadıkça, faiz indirimlerinin olumlu etkisini sağlamak ta kolay olmayacaktır. Aksine, enflasyon haddi ile faiz oranları arasındaki fark genişledikçe, mevduatın bozulma ve dövize yönelme olgusu da artacaktır.

Kaldı ki, döviz talebini arttıracak başka gelişmeler de söz konusudur. Bunların başında ekonomik büyüme ihtiyacı vardır. Türkiye, ekonomik büyümesini kendi imkanları ile finanse edebilecek durumda değildir. İthalat yapmak ve bunu dış kaynakları kullanarak gerçekleştirmek durumundadır.2019 yılında % 0,9 olarak gerçekleşen büyüme oranının bu yıl % 5’lere çıkması söz konusudur. Nitekim geçen yılın son çeyreğinde % 6’lık bir büyüme oranı sağlanmıştır. İthalat,2019 yılı Ekim ayında %8, Kasım ayında % 9,7, Aralık ayında % 14,9, Ocak 2020 de %19 ve Şubat’ta %9,93 oranında artmıştır. Son 5 aydaki dış ticaret açığı yaklaşık 7 milyar dolardır. Dış kaynak talebi arttıkça, maliyetinin de yükselmesi ve enflasyonu yukarı çekmesi doğaldır. FED’in faiz indirimleri ve coronavirüsünün piyasalara yaptığı tahribatın önlenmesi için likiditenin arttırılması kararlarının kaynak maliyetini azaltacağı düşünülse de, sürdürülebilirliği tartışma konusudur.

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz;

Enflasyon kalıcı bir şekilde düşüş eğilimine girmedikçe, faiz hadlerini düşürmek mevduatın çözülmesine ve ekonomiye katkısı çok sınırlı olan alanlara kaymasına sebep olacaktır. Asıl çözüm, ekonomik ve siyasal istikrarın sağlanması, yapısal reformların tamamlanması, kaynakların reel sektörlere kaydırılması, doğrudan yabancı yatırımların girişine uygun bir ortamın hazırlanması ve dış ilişkilerin ekonomik işbirliğini destekleyecek şekilde yapılandırılmasıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 31 Mart 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 30 Mart 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Gazeteci Murat Kışlalı, Ankara kulislerinde konuşulan ve tartışılan konularda GÖZLEM’in sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test