Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Fukuşima’nın izleri artıyor eksilmiyor!

13.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

11 Mart 2011... Nükleer faiciasının ikincisinin yaşandığı tarih. Yer Japonya... Deprem ve tsunaminin ardından Fukuşima’da yaklaşık 160 bin kişi radyoaktif maddeden etkilendi, evlerini terk etmek zorunda kaldı...

Başka neler oldu, Fukişima sonrası hatırlayalım; 10 yıl içerisinde 250 milyar doları bulması beklenen bir maliyet ortaya çıktı...

Santralde çalışan 300'den fazla işçi yüksek dozda radyasyona maruz kaldı...

Japonya’da bugün bile toprakta ve suda yüksek seviyede radyasyona rastlandığı raporlarla ortaya konuyor...

2013 yılında açıklanan sağlık taraması sonuçlarına göre 95 bin çocuğun yüzde 44’ünde tiroid anormallikler olduğu saptandı yine Fukuşima kazasına bağlı olarak...

Santralden 30 kilometre uzaktaki Minamisoma kentindeki bir lisenin bahçesinde yapılan ölçümlerde normalin 2000 katı radyasyon tespit edildi... Oysa ideal seviye 100 katı olması...

Her ne kadar Japonya resmi makamları radyasyon bulguları ile ilgili verileri kasıtlı olarak saklıyor olsa da bu konuda yapılan raporlamalar 9 yıl geçmesine rağmen dünyaya yayılan radyasyonun artmaya devam ettiğini gösteriyor...

Japonya'da nükleer felaket öncesinde 54 nükleer reaktör ülkenin elektrik ihtiyacının yüzde 29'unu karşılıyordu... Ülke olarak biz de enerji ihtiyacımızı nükleer santrallerden karşılama hevesi içerisinde adımlar atmış bulunmaktayız...

Ancak Fukuşima’da yaşanan nükleer facia sonrası ortaya çıkan şu gerçeklere bir daha bakalım; Tahliye emri kaldırılan Namie ve Litate bölgelerindeki radyasyon seviyesi uluslararası kuruluşlar tarafından çizilen sınırın beş ila 100 kat üzerinde ve gelecek yüzyıl da dahil etkileri on yıllar boyunca görülmeye devam edecek.

Namie'deki Obori bölgesinde ortalama radyasyon seviyesi saatte 4.0 μSv. Bu seviye o kadar yüksek ki bir yıl boyunca günde sekiz saat boyunca o bölgede çalışan bir işçi, yüzün üzerinde göğüs röntgenine eş değer bir etki altında kalıyor.

Tahliye emirlerinin kaldırıldığı Namie kasabasındaki bir anaokulu ve okulun karşısındaki bir ormanda ortalama radyasyon seviyesi saatte 1.8 μSv idi. Bu alanın yüzde 28'inde çocukların maruz kaldığı senelik radyasyon dozu, uluslararası olarak kabul edilen maksimum sınırın 10-20 katı.

Türkiye’de nükleer santral kurulması ile ilgili Nükleer Karşıtı Platform’un uyarıları ise önemli. Son yıllarda uygulanan neoliberal politikaların; elektrik enerji sektöründe yapılan özelleştirmelerin, enerji sektörünün piyasalaştırılması, kamunun tasfiye edilerek piyasa talepleri doğrultusunda yeniden yapılanmasının kötü sonuçlar doğurduğu görüşünde Platform.

Uluslararası nükleer enerji şirketlerinin eskimiş teknolojisinin ülkemize getirildiğini savunan Nükleer Karşıtı Platform, çıkar gruplarının tercih ve baskıları ile enerji alanında uygulanan yanlış politikaların kötü sonuçlarının çözümünün nükleer santrallerde arandığı görüşünde... Platformun en çarpıcı uyarısı ise Türkiye’nin nükleer santrallerden üretilecek elektriğe kesinlikle ihtiyacının olmadığı...

Eyy yönetenler nükleer gerçeği bu... Artık pişmanlık duyacağınız, altından kalkamayacağınız icraatların peşine düşmekten vazgeçin ve de Fukuşimayı unutmayın!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 11 Ağustos 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 10 Ağustos 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Yazarlar
Website Security Test