Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Virüs’ü Türkiye’ye ''Umre''ciler mi taşıdı?

20.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kabul etseniz de etmeseniz de, büyük bir felaket yaşıyoruz.

Hepimizin başı dertte..

Tam bulaşıcı virüsün ülkemizi gerçekten “teğet” geçeceğini düşünüp keyiflenirken tüm beklentilerimizi “Umre” denilen dini gezi yıktı-yaktı.

Bir kez daha gördük ki, şu din insanlara neler yapıyor, neler yaptırıyor!

Gerçekten akıl dışı.

Bizim gibi yaşı 60’ların üzerinde olanlar ilk kez ortada fol yok-yumurta yokken “ölüm” riski ile yüzleşirken, ülkemin bir kesiminin en büyük derdi meğer başkaymış.

Neymiş?

Umre!!!

Tam olarak 21 bin kişi.

Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklar onay vermiş.

Gitmişler gelmişler, gelirken uçakları diğer iç hat uçuşları ile birleştirilmiş.

Bütün bu kalabalık, havaalanlarından diğer toplu ulaşım araçları ile evlerine ulaşmış.

Ve şimdi bu nur yüzlü, bilge insanlar, pamuk yanaklı ihtiyarlar evlerinde umre tebriklerini kabul ediyorlar.

Ne güzel!..

Sanki evcilik oyunu oynuyorlar.

Herkes çok mutlu(!)

Bana göre, idrak yokları ciddi şekilde dar.

Algı bozuk.

Yargı karman çorman.

Ve bütün bu arızaların tek sebebi TABU'lar.

Din, İslam..

Tuhaf olan bütün bu Umreciler aynı zamanda yaşlı.

Tam da risk grubunda olanlar.

Kendi ölümlerine koşmuşlar.

Olabilir, anlarım..

Keşke yalnızca kendileri ölmüş olsa.

Bunlar ölürken yanlarına yancı da çekecekler.

İşte bu kötü!!!

Çünkü umrecilerin ölümü gerçekten hak ettiğini anladık da, evlerdeki diğer insanların, komşuların kabahati ne?

Dedim ya din çaresiz dert.

Bir tür fikir kanseri.

Lütfen beyninizde akla yer açın.

İman ve inançtan biraz gerçeklere ve bilime de yer kalsın..

 

10 bin gencini çöpe attın Türkiye!!!

Cansu Ayhan isimli öğrenci yazdı.

Umre’ciler için Ankara’da boşaltılan öğrenci yurtlarından birinde kalıyordu.

Okuyalım:

Gece saat 04.00’te odana gelip kalkın diye uyandırılıyorsun. Bu da yetmezmiş gibi sokağa atıyorsun 3 yurt dolusu öğrenciyi.

Yaklaşık 3bin kişiyiz.

Peki neden?

Umreden gelenleri karantinaya almak için. Tüm eşyalarımız, bilgisayarlarımız, ilaçlarımız, kitaplarımız orada kaldı.

Başka zaman “bi kızın saat akşam 10’da 11’de dışarıda ne işi var diyenler yaptı bunu bize.

O kadar vaka varken Umreye gidilmesi de oradan dönüş alınması da çok yanlış. Kusura bakmayın ama buna saygı duymam.

Elbette herkesin inandığı değerler vardır ancak bu durum değeri de geçiyor. Farz olan bir durum olsa başımızın üstüne bu bir ziyaret.

Bu kadar olay sırasında da gerekli değildi. Keyfi yapılan bir şey yüzünden gecenin 04’ ünde  sokakta kaldık. Kovulduk. Ama hala bizden anlayış bekleniyor. Uyku sersemliğiyle o saatte yaşanılanlar kolay değil.

Karantina için Ankara’da bir sürü hastane var, sıra öğrenci yurduna gelinceye kadar. Kaldı ki Umre dönüşleri belliydi, bizi uyarabilirdiniz kovmak yerine. Takdir edersiniz ki gece o saatte yurttan kovulmak hiçbirimizin aklına gelmedi. Gelemezdi de.

Haberlerde olaylar o kadar sevimli gösterilmiş ki inanamadık. Oradan gelen herkes potansiyel bir taşıyıcı.

14 gün boyunca benim yatağımda yatacaklar, benim duş aldığım yere, lavaboya girecekler, kullandığım musluğa dokunacaklar. İstediğiniz kadar dezenfekte edin o virüs kuytu köşelere girecektir. Ve biz 3 hafta sonra o yere geri dönmek zorundayız. Ne kadar hijyen sağlayacaksınız bizim için, sağlığımız için?

3 bin öğrencini ne de güzel çöpe attın; teşekkürler Türkiye.

Kimse oturduğu yerden de yorum yapmasın rica ediyorum.

Siz şimdi bu yazıyı sıcacık evinizde okurken, ben üstümde t-shirt ince bi ceket ve bez ayakkabıyla yanıma alabildiğim üç beş kıyafetle terminalden yazıyorum. Saçma ve cahil yorumlarınız sizin olsun. Yanımızda olan, maddi manevi destek olup bize evini açan, moral veren herkese teşekkür ederim bir kez daha.

Belki dün gece 10 bin; yaşı 50-60 olan vatandaşının gönlünü kazandın ama 10 bin öğrencini, geleceğe umut olacak, ışık tutacak, ailelerinden sıcak evinden yatağından kilometrelerce uzakta olan gencini kaybettin Türkiye.

Teşekkür ederiz bize sahip çıktığın(!) için.

 

Şaka gibi; 39 yaş altı ölen yok

İtalya, bir haftaya kalmaz Çin’i geçer. 15 Mart itibariyle İtalya’da hayatını Covid-19 nedeniyle kaybeden kişi sayısı: bin 809.

13 Mart tarihli araştırmaya göre hayatını kaybeden ilk bin 16 kişinin

Yaş ortalaması: 79.4

En genci: 39

En yaşlısı: 100

Kadınların yaş ortalaması: 84

Erkeklerin yaş ortalaması: 79

30-39 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:1 kişi.

Kadın:1 kişi.

40-49 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:2 kişi.

Kadın:2 kişi.

50-59 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:19 kişi.

Kadın:6 kişi.

60-69 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:62 kişi.

Kadın:18 kişi.

70-79 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:286 kişi.

Kadın:76 kişi.

80-89 yaş arası hayatını kaybeden;

Erkek:306 kişi.

Kadın:139 kişi.

90 yaş ve üzeri hayatını kaybeden;

Erkek:50 kişi.

Kadın:48 kişi.

***

Hastalığa yakalanıp hayatını kaybedenlerin oranı:

0-38 yaş arası yüzde 0; yani hastalığa yakalananlardan 0-38 yaş arası hayatını kaybeden yok..

39-40 yaş arası yüzde 0,1

40-49 yaş arası yüzde 0,1

50-59 yaş arası yüzde 0,6

60-69 yaş arası yüzde 2,7

70-79 yaş arası yüzde 9,6

80-89 yaş arası yüzde 16,6

90 yaş ve üzeri yüzde 19.0..

***

Hayatını kaybedenlerin;

Yüzde 26,1’nin (bir) ağır hastalığı var.

Yüzde 25,7’sinin  (iki) ağır hastalığı var.

Yüzde 47,0’sinin (üç) veya daha fazla ağır hastalığı var.

Ölenlerden sadece 3 kişinin başka hiçbir hastalığı yok.

***

Hayatını kaybedenlerin;

Yüzde 37,2’si kalp hastası.

Yüzde 26,5’inde atrial disritmi.

Yüzde 8.2’si inme, beyin damar hastası.

Yüzde 76,5’i yüksek tansiyon hastası.

Yüzde 37,3’ü şeker hastası.

Yüzde 4.5’i demans.

Yüzde 9,7’si kronik akciğer hastası.

Yüzde 19,4’ü son 5 yıldır devam eden kanser hastası.

Yüzde 2,6’sı karaciğer hastası.

Yüzde 17,5’i böbrek yetmezliği hastasıydı.

***

Hayatını kaybedenlerin;

Yüzde 83’ü nefes darlığı.

Yüzde 80’i yüksek ateş.

Yüzde 45’i öksürük.

Yüzde 4’ü ishal.

Yüzde 4’ü hemoptizi (kan tükürme) şikayetleriyle başvurdular

***

Hayatını kaybedenlerin yüzde 98,8’i nefes almakta güçlük çektiler.

Hayatını kaybeden en genç iki kişinin yaşları 39.

Birincisi erkek, psikolojik hastalığının yanı sıra şekeri ve obezitesi var. İkincisi ise kadın, tümörü var.

(Kaynak: Istituto Superiore di Sanità resmi internet sitesi)

 

Biraz da İYİ HABER..

Günlerdir içimiz dışımız coronovirüs oldu.

Kaç kişi hastalığa yakalandı, kaç kişi öldü, şunu şöyle, bunu böyle yapın..

Şöyle beslenin, şunları kullanın, böyle yaparsanız şöyle olur!!!

Bakıyorum herkes felaket tellallığı yapıyor.

Kınamıyorum ama kızmıyorum da değil..

Çünkü kimse bardağın dolu tarafını görmüyor. İyi gelişmeler de var, yeterince konuşulmuyor.

Bakın Gözlem okurlarım;

- Çin son coronavirüs hastanesini kapattı.  Yeterli yeni vaka yok.

- Hindistan'daki doktorlar coronavirüs tedavisinde başarılı oldular.  Kullanılan ilaçların kombinasyonu: Lopinavir, Retonovir, Oseltamivir ve Klorfenamin.  Küresel olarak aynı ilacı önerecekler.

- Erasmus Tıp Merkezi araştırmacıları coronavirüse karşı bir antikor buldu.

- 103 yaşındaki Çinli bir büyükanne, Wuhan, Çin'de 6 gün boyunca tedavi edildikten sonra COVID-19'dan tamamen iyileşti.

- Apple 42 Çin mağazasının tamamını yeniden açıyor.

- Cleveland Clinic, günler değil saatler olarak sonuç veren bir COVID-19 testi geliştirdi.

- Yeni vakaların sayısının azaldığı Güney Kore'den sürekli iyi haberler geliyor.

- Uzmanlar, sadece Avrupa'nın en yaşlı nüfusa sahip oldukları için İtalya'nın sert bir şekilde vurulduğunu söylüyor.

- İsrail'deki bilim adamları bir coronavirüs aşısının gelişimini ilan edecek gibi görünüyor.

- 3 Maryland coronavirüs hastası tamamen iyileşti;  günlük yaşama döndüler.

- Kanadalı bilim adamları ağı, Covid-19 araştırmalarında mükemmel ilerleme kaydediyor.

- Bir San Diego biyoteknoloji şirketi, Duke Üniversitesi ve Singapur Ulusal Üniversitesi ile işbirliği içinde bir Covid-19 aşısı geliştiriyor.

- Tulsa County'nin ilk pozitif COVID-19 vakası düzeldi.  Bu bireyin iyileşme göstergesi olan iki negatif testi açıklandı.

- Yeni Delhi'deki Safdarjung hastanesinde tedavi gören 7 hastanın tümü iyileşti.

- Yeni iyileşmiş Covid -19 hastalarından alınan plazma, Covid-19 ile enfekte olmuş diğerlerini tedavi etmede kullanılacak.

Yani yaşadıklarımızın tümü kötü haberler değil.

Yapmamız gereken birbirimize sahip çıkalım, önce kendimizin sonra da en hassas olanlarımızın güvenliğine odaklanalım.

 

Başta İtalya, dünya “savaş triajı”na geçiyor

İlk İtalya’da geçildi ve koronovirüsten ölen ve teşhis konulan hasta sayısı arttıkça tek tek “savaş triajı” moduna geçiyorlar.

Bu çok kötü, hatta en kötüsü de denilebilir.

Çünkü; savaş triajı demek, en azından 80 yaş üzeri ve/veya genel sağlık durumu kötü olanların yoğun bakım ünitelerine alınmaması anlamına geliyor.

Peki nedir bu triaj?

Pratik hayatta hekimden mesleğini en iyi şekilde uygulaması istenir.

Normal koşullarda hayatı tehlikede olan bir hasta ve yaralının hastaneye kabulü şarttır. Şüpheli durumda olanların da hastaneye kabul edilmesi ve yatırılması gerekir

Özel hastaneler de olanaklar elverdiğince acil vakaları kabule mecburdurlar.

Gruplar halinde sınıflandırmak anlamına gelen, Fransızca bir terim olan “triyaj”, tedavi önceliğine göre savaş süresince yaralı askerleri kategorize etme ihtiyacını tanımlayan Napolyon’un cerrahı, Baron Dominique-Jean Larey (yaklaşık 1812) tarafından kullanılmıştır.

Pek çok afet ve savaş durumunda da uygulanmıştır.

Bir hekim için neye mal olursa olsun ümitsiz bir hastanın yaşamını korumakta ısrar etmesi, başka bir yerde gereken kaynakları harcamak anlamına geleceğinden ahlaki bir tutum değildir.

 Ve.. Felaket durumunda belirtilen öncelikler konusunda “yaralı bir kişiyi terk etme” kararı, “ölümcül tehlikede bir kişiye yardım konusunda eksiklik” olarak değerlendirilemez.

 

Sıralama yapılır

Triaj da renk sınıflaması yapılır.

Kırmızı renk en acil iken, sarı ikincil acil, yeşil hafif vakalardır.

Ümitsiz vakalar ise siyah olarak belirlenir.

 Mantık şudur: Sağlık çalışanları ne yapabiliyorlarsa onu yapmalıdırlar; en iyi olan şey en iyi rakamdır.

Tabi ki, doğal afet triyajı, savaş triyajı ile aynı değildir.

 Silahlı çatışma, devamlı yeni yaralananların olmasını gerektirir haftalar veya aylar sürebilir.

Savaş sona erene kadar hiç ara vermeyebilir.

Virüsle yaptığımızın bir savaş olduğunu düşünürsek triaj da savaş triajı olarak adlandırılabilir.

 

Hızlı karar önemli

Savaşta sınırlı sayıda sağlık çalışanlarıyla, hastanın sel gibi aktığı

hastaneler ya da tesisler çabucak bunalacaklardır. Doktorlar ve hemşireler yorulacaklar, hasta olacaklar ve bazen de doğal olarak korkacaklardır.

Kaynaklar sınırlıdır ve hekimler çözüm bulmak ve tedavi kararlarında hızlı karar vermek zorundadırlar.

Savaş triyajı, sivil pratikte daha az duyulan “şerefle ölüme terk et” mantığını da içermektedir.

Triyaj dinamik bir işlemdir; sürekli olarak hastaların yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Triaj sorumlusunun kararları aciliyet nedeniyle tartışmaya açık değildir.

Onun için umarız ülkemiz böyle bir karar alınmadan sorunu çözer..

(Kaynak bilgi: Prof. Dr. İ. Hamit HANCI)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 4 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

VELİ VELİOĞLU

31.03.2020 - 15:18
Bu gerizekalı yazar hakikaten mal ulan kendin diyosun umreye gidenler yaşlı diye bunların hepsi taşıyıcı diye madem yaşlı madem taşıyıcı niye 15 gündür 21.000 insandan sadece 137 mi öldü.Yok kimse kusura bakmasınmış falanmış filanmış beynini bi sorgula mantıklı düşün biraz.Umreden gelen 21.000 kişi avrupadan gelen 350.000 bin kişi şuana kadar suudi arabistan ölü sayısı 5 avrupayı sayamıyoruz.Din düşmanısınız islam düşmanısınız hepiniz boğulun çöplüğünde bitiremiyeceksiniz daha güçlü olacağız daha sağlam geliyoruzBİZBİZEYETERİZ

ahme hacıoğlu

25.03.2020 - 01:37
Lan adimisin sen he vatan haini vatan millet düsmani sen bölemi yazar oluyorsun milleti isyana çagirip dine dusman olarakmi he arkadasim mademki dinine rabbine inancin yok ozaman git onlar gibi oblarin ülkesinde yasa bunlari yazarken önce sen milletini dinini ve vatanini dusunde ole yaz tammi ve tarihinide iyi oku
Diğer Yazarlar

Yazarımız eski Milli Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ve CHP'li belediyelerin yardım toplamasıyla ilgili...

Emekli Albay Soner Aydın, İdlib’de çatışmanın riskine dikkat çekerek, bölgedeki gelişmeleri Gözlem için yazdı…

Yazarlar
Website Security Test