Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

BM’nin ateşkes çağrısı karşılıksız kalmıştır

27.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs üç ayda bütün insanlığı esir aldı… Emperyalist devletler ve onların taşeronları “demokrasi, insan hakları, özgürlük” maskesi altında, “mazlum insanları zalimlerden korumak” bahanesiyle hedeflerindeki ülkeleri yakıp yıkarken bu durumu hesaba katmadıkları anlaşılıyor. Oysa yıllar önce bilim insanları böyle bir tehlikenin ortaya çıkabileceği konusunda devletleri ve insanlığı çeşitli şekillerde uyarmışlardı.

Birleşmiş Milletler (BM)’in kuruluş amacı; bütün devletleri ve halkları insani değerlerde buluşturmak, barışı ve güvenliği sağlamaktır. Buna rağmen günümüzde 40’tan fazla ülkede savaşlar ve çatışmalar devam etmektedir. BM bu savaşların önlenmesi konusunda zamanında gerekli önlemleri alamamış, görevini yerine getirememiştir. Bu virüsün hedef gözetmeden bütün insanlığa saldırması, hızla yayılması ve çare bulmakta zorlanılması üzerine BM Genel Sekreteri “bütün savaşların durdurulması ve küresel ateşkesin sağlanması” zorunluluğunu ifade etmiş, ardından BM Suriye Özel temsilcisi Suriye genelinde “tam ve acil” ateşkes çağrısında bulunmuştur. Ancak aradan günler geçmesine rağmen BM’nin 193 üyesinden hiçbirisinin bu çağrılara yanıt vermediği, devlet yönetimleri üzerinde etkisi olan kurum ve kuruluşların, STK’ların, basının, üniversitelerin, bilim kuruluşlarının, çağrıları desteklemedikleri, dikkate bile almadıkları hayretle görülmektedir.

Savaşlar; insanlığın, dünyamızın ve hatta evrenimizin “bağışıklık sistemini” bozmuş; insani düşüncemizi, insani değerlerimizi, insanlık için mücadele yeteneğimizi elimizden almıştır. Savaştan uzak insanlar marketlere saldırarak ihtiyaç maddesi stoklarken ve ev hapsinden sıkılırken, savaş yaşanan ülkelerdeki masum insanlar; yıkıntılar arasında, en temel ihtiyaç maddelerinden yoksun ve son derece sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi vermekte, fırsatını bulanlar ülkelerinden kaçmaktadırlar. Devlet yapıları bozulmuştur, yönetimler vatandaşlarının -bırakalım sağlık hizmetini- ekmek, su, elektrik gibi en temel ihtiyacını bile karşılamaktan aciz durumdadırlar. Giden-gelenin, giren-çıkanın hesabının tutulamadığı bu sağlıksız ülkelerde korona virüsün kontrolsüz bir şekilde hızla yayılmakta olduğunu tahmin etmek zor değildir. Savaşlar nedeniyle dünya çapında nüfus göçü kontrol altına alınamayacak derecede artmıştır. Fırsattan yararlanan yasa dışı örgütler insan kaçakçılığını meslek edinerek kontrolsüz göçün artmasına katkı sağlamaktadırlar. Ülkelerin nüfus yapısını değiştirerek bölgeyi şekillendirmeye çalışan güçler buna göz yummakta, hedef ülke yönetimlerini teşvik etmektedir. Bundan en çok etkilenen, en çok göç alan ülkelerden birisi de bizim ülkemizdir. Savaşlar durdurulamadığı, göçler engellenemediği ve insanların yerinde kalması sağlanamadığı sürece insanlığa musallat olan bu virüsün yayılmasının önlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle ateşkesin sağlanması ve savaşlara ayrılan bütün kaynakların dünyamıza musallat olan bu salgınla mücadeleye yönlendirilmesi konusunda küresel çapta çaba göstermek, yönetimlere baskı uygulamak bütün insanlığın görevidir. Bu olmazsa, zaman içinde bu virüs zaten devletleri buna mecbur bırakacaktır. Ama gereksiz kayıplar engellenemeyecektir. Nitekim şimdiden 20 Fransa, 2 Hollanda askeri Litvanya’da korona virüse yakalanmış, ayrıca Fransa salgın nedeniyle Irak’ta görevlendirdiği bütün askerlerini geri çekme kararı almıştır.

Günümüzde savaşlar terör örgütleri kullanılarak yürütülmektedir. Dünyayı kendi çıkarlarına göre şekillendirme planları yapan güçlerin terör örgütlerine sağladığı silah, mühimmat ve finans desteği engellendiğinde savaşlar da hızını kaybedecektir. BM öncelikle teröre desteğin kesilmesi için çaba sarf etmelidir. Emperyalist güçlerse projelerinden ve teröre destekten vazgeçmeyecekler, hatta bu virüs salgınını fırsata çevirerek nüfuz alanlarını genişletmeye çalışacaklardır. Bu durumdan en çok hedefteki ülkeler etkilenecektir. Bunlardan birisi de bizim ülkemizdir. Bölgesel işbirliği sağlanabildiği, bölge kaynakları insani yardım için müşterek kullanıldığı ve insanlığın selameti için çalışıldığı taktirde bölge ülkeleri salgından ve bölünmeden kurtuluş fırsatı bulabilir. BM’nin ateşkes çağrısını desteklemesi gereken ülkeler; öncelikle savaşı topraklarında yaşayan ve tehdit altındaki ülkelerdir. Bu ülkelerin kaderine karar veren yöneticiler bile bu virüs karşısında güvende değildir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar
Yazarlar
Website Security Test