Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Şimdi ‘kriz belediyeciliği’ ve ‘dayanışma’ zamanı

27.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs salgını konusu, tümüyle gündemimizi teslim aldı. Artık bu konunun dışında başka bir konuyla ilgilenemiyoruz. İnsanlar haklı olarak can derdine düştüler. ‘Önce sağlık’ özdeyişi, herhalde şimdiye kadar, hiç bugünlerdeki kadar anlamlı olmamıştı.

Hem bireyler, hem kurumlar ve hem de toplum olarak, yeni olağanüstü koşullara adapte olmaya ve sorunların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Bu durum ister istemez yepyeni duruşları, tavırları ve örgütlenmeleri de gündeme taşıyor.

 

31 Mart’ın birinci yılında

Aslında coronavirüs olayı gündemi ele geçirmeseydi, bugünlerde yerel yönetimlerin bir yıllık hizmetini konuşuyor olacaktık. 31 Mart yerel seçimlerinin birinci yılında, kentlerin ve ülkenin içinde bulunduğu siyasal ortam tartışılacaktı. 31 Mart’ın seçmene ve partilere verdiği mesajlar irdelenecekti. Belediye başkanları ardı ardına basın toplantıları yaparak, bir yıllık dönemlerini anlatacaklardı. Kentlerde yaşayanlar da, belediye başkanlarına ara dönem karnesi vereceklerdi.

Ancak şimdi bunların hiçbiri yapılamıyor. Bütün dikkatler coronavirüs salgınıyla mücadeleye odaklanmış durumda. Toplumsal seferberlikle, hep birlikte, bu sorunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz.

Doğal olarak bu seferberlikte yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor. Yerel yönetimler, öncelikle, bulundukları kentlerde toplumsal seferberliğin önderi ve katalizörü olmak durumundadırlar.

 

Kriz belediyeciliği

İçinde bulunulan durum, öyle her zaman karşılaşılacak bir durum değil. İşte bu nedenle de, klasik belediyecilik anlayışıyla üstesinden gelinebilecek bir durum da değil. Doğrusu, yeni bir çalışma tarzını, örgütlenme anlayışını ve her şeyiyle farklı bir belediyeciliği gerektiriyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in gündeme taşıdığı ifadeyle, bu olağanüstü duruma ve günlere uygun belediyeciliğe, ‘kriz belediyeciliği’ demek doğru olacaktır. Bu dönemde yerel yönetimlerin tüm olanakları, yaşanan krize yönelik seferber edilmelidir.

Bu sürecin önemli bir sorunu da, merkezi yönetimle yerel yönetimler arasındaki eşgüdümün doğru bir şekilde ve gerektiği ölçüde hayata geçirilebilmesidir. 31 Mart’tan bu yana geçen bir yıllık sürede, merkezi yönetimin muhalif belediyelere ve başkanlara hiç de olumlu yaklaşmadığı görüldü. Merkezi yönetim bu olağanüstü dönemde tavrını değiştirmelidir. Başta büyük kentlerin başkanları olmak üzere, ayrımsız tüm yerel yönetimleri kucaklamalıdır.  

 

Dayanışmanın önemi

Coronavirüs salgını ile mücadelede, sağlıkçılar ve konunun uzmanları tarafından en çok gündeme getirilen konu ‘sosyal izolasyon’dur. Yani bireylerin kendilerini kalabalıklardan ve insanlarla temastan tecrit etmesidir. Elbette bu durum sağlığımızı korumamız açısından önemlidir ve yerine getirilmelidir. Ancak bu durum, insanların moral değerler açısından yalnızlaşması anlamına gelmemelidir.

Günümüzün en temel değeri ‘dayanışma’dır ve altı özenle çizilmesi gereken kavram da ‘toplumsal dayanışma’dır. İçinde bulunduğumuz günler, ancak toplumsal birliktelikle ve sosyal dayanışmayla üstesinden gelinebilecek zor bir dönemdir.

Bu konuda İzmir’de ortaya çıkan ilk hareketlenmeleri, atılan ilk adımları doğrusu çok önemsiyoruz. İzmir, her zaman olduğu gibi, bu konuda da yine tüm ülkeye öncülük yapacaktır. Başkan Soyer’in dayanışma çağrısı anlamlıdır. Kent Konseyleri’nin ve İzmir Dayanışma Gönüllüleri gibi sivil girişimlerin çabaları sahiplenilmeli ve büyütülmelidir. Yerel yönetimler, bütün bu çabaların ortaklaştırıcısı olmalıdır.

 

Öncelik insanı yaşatmak

İçinde bulunduğumuz olumsuz durum, giderek daha da ağırlaşabilir. Yaşanan sorunların üstesinden gelebilmek daha da zorlaşabilir. İşte bütün bu olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmak ve güçleri birleştirmek gerekiyor.

Bütün bu uğraşılarda en öncelikli konu; elbette insanımızı yaşatmaktır, yurttaşlarımızın sağlığının korunmasıdır. Bu büyük seferberlikte, merkezi yönetimden yerel yönetimlere, kurum ve kuruluşlardan tek tek bireylere kadar, hemen herkese önemli sorumluluk ve görevler düşüyor. Ancak bu bilinç ve sorumlulukla hareket edilirse başarıya ulaşılabilir.

Merkezi yönetim, muhalefetin eleştirilerine ve uyarılarına kulak vermelidir. Merkezi yönetimle yerel yönetimlerin eşgüdümü sağlanmalıdır. Yerel yönetimlerin öncülüğü ve koordinasyonu ile sivil dayanışma ağları oluşturulup, ülke ölçeğinde yaygınlaştırılmalıdır. Böylesi bir birliktelik ve seferberlikle, zor dönemi aşacağımıza inanıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Haziran 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

YouTube'da faaliyet gösteren Gerçek Hikayeler isimli kanal ''çocuk istismarı'' yaptığı gerekçesiyle Twitter'da gündem oldu. Kanal için birçok kullanıcı, kanalın şikaye...

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Haziran 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Haziran ayında burçların aşk hayatını neler bekliyor?

Yazarlar
Website Security Test