Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: ''Kılıçdaroğlu’nun anlayışı Gandhi gibi, ama mücadele tarzı?''

22.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gazeteci Murat Kışlalı, GÖZLEM’in Ankara kulislerine düşen ''CHP muhalefeti'' ve ''ülke gündeminde olan konular'' ile ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM– CHP muhalefeti eleştiriliyor, AKP iktidarının çok hatalı ve yanlış karar ve uygulamalarında bile Ana Muhalefet olmanın gereğinin yerine getirilemediği” öne sürülüyor; “Genel Merkez’in sesi çok zayıf çıkıyor, yerel yönetimler ve CHP’li belediyeler çoğunlukla yalnız bırakılıyor” deniliyor. Görüşünüz?

K– Aslında ben bu konuda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilinçli olarak iki ayaklı bir strateji izlediğini düşünüyorum. Genel Başkan olmadan önce kendisiyle en fazla haber yapmış muhabir benimdir. O açıdan düşünce sistemini iyi biliyorum. Kemal Bey demokratlığı en içten özümsemiş politikacılardan birisidir. Son derece bireysel sonuçlara odaklıdır. Bilinçli olarak belediyelerin kendi politikalarını oluşturmasını ve bu politikalara göre siyasi ortamı sürdürmelerini arzu eden bir düşünce yapısı vardır. Yönetimlerin özellikle yerel olarak şekillenmesini ister ve genel stratejiyi çizdikten sonra halk için en iyisi olduğunu düşündüğü şekilde yerel yönetimlerin kendi başlarına ama kolektif bir şekilde icraatlarını gerçekleştirmesini ister. Dikkat ederseniz, 11 büyükşehir belediyesi olarak yapılan ortak açıklamalar kesinlikle onun siyaset anlayışının bir tezahürüdür. Vermek istediği mesaj çok açık: “Ben, mevcut iktidarın tam tersine, sizin işlerinizi kolaylaştırmak üzere ortamı sizin için en uygun ve olumlu kılacak şekilde düzenlemekle yükümlüyüm. Size hizmeti getirecek olan yerel yönetimlerdir. Benim tek işlevim, bu hususu gerçekleştirecek ortamı sağlamaktır.”

Kendisinin eleştirilecek pek çok yönü olabilir. Ama bu süreçte üstlendiği işlevin, hiçbir şekilde eleştirildiği gibi pasif olmadığını, tam tersine çok ileri bir şekilde bilinçli olarak kurgulanmış demokrat bir yöntem olduğunu düşünüyorum.

GÖZLEM– Soruyu biraz daha açalım; Genel Merkez Toplantılarından sonra yapılan “Parti sözcünün basın toplantısı”, Grupta Genel Başkan’ın konuşması ve parti yöneticilerinin “muhalif” birkaç gazeteye günlük konularla ilgili verdikleri görüşler ve birkaç TV’de ekrana çıkan milletvekillerinin konuşmaları yeterli bulunmuyor. “Oturarak, kürsüden konuşarak muhalefet yapılmaz. Hele yazılı ve görüntülü basının yüzde 90’ı karşınızda ise ve sizin haberlerinize yer vermiyorsa. Rahmetli Demirel, rahmetli Ecevit, rahmetli Özal, durmadan yurdu dolaşır, vatandaşla kimseleri araya sokmadan yüz yüze konuşur, doğrudan temas kurarlardı. Bugün medyadan çok büyük destek alan Erdoğan bile öyle yapıyor” deniyor, ne dersiniz?

 

K– Kemal Bey’in muhalefet anlayışıyla ilgili bu eleştirilere ben de katılıyorum. Tarzı genel olarak stratejiyi belirleyip uygulamayı yöneticilere bırakmak şeklinde. Bunun tezahürü, bahsettiğiniz şekilde sıkıntılar çıkmasına neden oluyor. Kemal Bey’in genel başkanlığa geldikten sonraki ilk yurtdışı seyahatini Cumhuriyet muhabiri olarak ben de izlemiştim. Berlin’e yaptığı bu seyahatini deneyimli gazeteciler Şükrü Küçükşahin ve İsmail Küçükkaya ile beraber takip etmiştik. Kemal Bey’e ilk sorduğum soru, “Partinin programını oluşturacak bir, deyim yerindeyse ‘gölge kabine’ oluşturup oluşturmayacağı” ile ilgiliydi. Türkiye’nin nasıl yönetilmesi gerekiyordu? Ortaya, ülkenin belli başlı sorunları ve konuları ile ilgili, her konunun uzmanı yöneticilerin değerlendirmelerinden oluşacak bir program çıkarılacak mıydı? Maalesef Kemal Bey’in bu tarz bir analitik yaklaşımı yok. Bana, “bu tarz bir görevlendirme yapsa, yöneticilerin seçim bölgelerini unutup, halkla bağlarını koparacaklarını düşündüğü için bu tarz bir görevlendirmeye gitmeyeceğini” açıklamıştı. Maalesef bu anlayışın yansımalarını halen kendisinin muhalif politika değerlendirmesi içerisinde görmeye devam ediyoruz. Kendi fikri olan Aile Sigortası dışında, “Ülkenin belli başlı sorunlarıyla ilgili halkta karşılık bulan çözüm programlarının olmaması, şu anki muhalefetin en büyük eksikliklerinden birisidir” diye düşünüyorum. Kemal Bey’in anlayışı hakikaten Gandhi gibi, ama mücadele tarzı, yaptığı yürüyüş dışında, onun gibi değil.

GÖZLEM– Bir örnek verelim; Sokağa çıkma kısıtlamaları ve yasakları sürecinde, hatta amatör gruplar bile sokaklarda caddelerde konser vererek, evlere kapanmış aileleri neşelendiriyor, moral veriyor. Buna karşılık 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için Kadıköy Belediyesi’nin bandosuna “bayram günü konser verme” izni verilmiyor. Tepki “cılız” birkaç açıklama ile kalıyor. Neden yurttaki CHP’li “belediye bandosuna sahip” onca il ve ilçe belediyesi varken, “hepsi beraber izin için” İçişleri Bakanlığı’na müracaat etmiyor da, “Kadıköy” yalnız bırakılıyor ve Genel Merkez “suskun” kalıyor?..

K– Son derece haklısınız. Daha ilerisine gidelim. Niçin Kemal Bey ve CHP’nin ileri gelenleri, 23 Nisan’da, iktidarın dayatmasına nispet, oluşturulacak bu bando gruplarının başında bizzat sokak sokak dolaşıp gösteri yapmazlar? Sokak hareketi böyle başlar. Polislerin Kemal Kılıçdaroğlu’nu veya CHP’nin ileri gelen politikacılarını sokakta bando başında gösteri yapmaktan alıkoymaya kalkmalarını gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz? Maalesef Kemal Bey’in muhalefet anlayışında bu tarz yaklaşımlar yok. Kendisi hakikaten pasifist bir muhalif. Türk halkının eninde sonunda sağduyusuyla doğru yolu bulacağına inanıyor. Evet doğru. Ama eni yerine sonu olmasının telafisinin bedeli gittikçe büyüyor.

 

GÖZLEM– Bu konularda tecrübeli bir gazetecisiniz; Sizce Ana Muhalefet Partisi’nin bir “İletişim, Halkla İlişkiler ve Propaganda sorumlusu” gerçekten var mı; varsa ne yapıyor?

K– Maalesef Kemal Bey’in en büyük özelliği, yukarıda da anlatmaya çalıştığım, politika uygulamasında bireyselliğe verdiği öncelik. CHP’nin elinde kaynaklar var. Muhalif iletişim yöntemleri sınırlı. CHP’nin niye bir TV kanalı, gazetesi veya muhalif olan kanal, gazete ve diğer iletişim araçlarını destekleyecek organize bir yapısı bulunmaz? Bunu anlamak mümkün değil.

 

GÖZLEM– İçişleri Bakanı istifanın kapısından döndü. Döner dönmez de İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında soruşturma açtırdı. Sizce, Süleyman Soylu, “bu gerilim politikasını” Coronavirüs canavarı ile mücadele günlerinde, hem de “birlik / beraberlik çağrıları” yapılırken neden sürdürüyor?

K– Erdoğan’ın çıkarlarına hizmet etmenin yanı sıra Soylu’nun “kendi politik ajandası olduğunu” da düşünüyorum. Soylu’nun AKP’ye geçmeden önce Erdoğan’ın ne kadar karşısında olduğu ortada. “Erdoğan bu süreçte, Soylu’nun istifasına izin verseydi başına nasıl bir dert alırdı, başkanlık seçiminde kaç puan kaybederdi ve benzeri soruları” ciddi biçimde düşünmüştür.

 

GÖZLEM– İnfaz Yasası geçen hafta sonunda çıktı ve aradan 3 gün geçmeden İzmir’in Torbalı ilçesinde cezaevinden tahliye edilen mahkum, tartıştığı arkadaşını kafasını taşla ezerek öldürdü. Hapisteki Gazeteci meslektaşlarımız ve HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise “Coronavirüs tehdidi” altındalar ve Demirtaş’ın sağlık sorunları da var; Tahliye talepleri reddedildi. Görüşünüz?

K– Geçen hafta söylemiştim. Benim en büyük kaygım buydu ve üç gün içinde böyle bir haber Türkiye’nin gündemine düştü. Maalesef çok olağandışı bir dönemden geçiyoruz. Duyarsız olma pahasına söylemek isterim ki, af konusunun ne kadar yanlış olduğunu düşünüyorsam, fikirlerine hiç bir şekilde katılmamakla birlikte Selahattin Demirtaş gibi bir politikacının da hapiste olmasını o kadar haksız buluyorum. Adaletsizliğin bu kadar genel geçer bir durum olduğu nadir dönemlerden birinden geçiyoruz maalesef.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Haziran 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Dezavantajlı şartlarda yemek pişirip Instagram fenomeni olan Taha Duymaz sosyal medyanın gündeminde. Taha Duymaz çektiği videolarla sosyal medyayı ikiye böldü.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Haziran 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Simpsons çizgi filmi yine geçmişte yaptıkları bölümlerden kesitlerle gündemde. ABD Başkanı Donald Trump'ın öldüğü sahne ve polis binasının yakılması bugün tekrar payla...

Günlük Burç Yorumları Aşk 2 Haziran 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

YouTube'da faaliyet gösteren Gerçek Hikayeler isimli kanal ''çocuk istismarı'' yaptığı gerekçesiyle Twitter'da gündem oldu. Kanal için birçok kullanıcı, kanalın şikaye...

Günlük Burç Yorumları Aşk 1 Haziran 2020 Pazartesi. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri. Haziran ayında burçların aşk hayatını neler bekliyor?

Yazarlar
Website Security Test