Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Murat Kışlalı: ''AKP her adımda erken seçim hesabı yapıyor!''

1.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gazeteci Murat Kışlalı, GÖZLEM’in gündemdeki ve Ankara Kulislerindeki konularla ilgili sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM– CHP İstanbul milletvekili İlhan Kesici, sosyal medya hesabında, “Virüs salgınından önce ekonomimiz kıştan çıkıp “karakış”a giriyordu. TBMM 2020 Yılı Bütçesi kapanış konuşmamda da aynen böyle söylemiştim. Şimdi salgınla birlikte geliyor olan artık karakış değil “nükleer kış”tır. Hafazanallah” ifadelerini kullandı. Görüşünüz?

K– Kesici acilen ekonomik program hazırlanmasını da istedi. “Bizde ne çok etkilenecek sektör hizmetler olur. Bunun başında da turizm ile esnafımız gelir. En acil işlerden birisi de çiftçilerin durumunu iyileştirmek” dedi. Prof. Seyfettin Gürsel en az 3 milyon çalışanın daha işini kaybedeceğini, işverenin ücretsiz izne çıkaracağı işçilere devlet tarafından bağlanacak 1.170 liralık aylığın da yetmeyeceğini söyledi. TÜRMOB hazırladığı raporda yaklaşık 2 milyon esnaf için getirilen teşviklerin çok yetersiz olduğunu, 2019 sonunda 4.4 milyon olan işsiz sayısının bu yılın sonuna doğru 10 milyona ulaşacağını bildirdi. Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Orhan Turan da 2020’de negatif büyüme beklediklerini, (IMF yüzde 5 küçülme bekliyor) büyük işletmelerin yüzde 11’inin, küçük işletmelerin yüzde 36’sının faaliyetlerini durdurma kararı aldığını, üyelerinin yarısından fazlasının cirosunun da yüzde 50 azaldığını ifade etti. Türkiye’nin bu yıl döndürülecek 170 küsur milyar dolar dış borcu var. Ekonomist Mahfi Eğilmez doları 7 liranın altında tutmak için hükümetin 27 milyar dolar harcadığını, bu gidişle Haziran sonuna kadar rezervlerde döviz kalmayacağını açıkladı. Tablo iyi gözükmüyor.

GÖZLEM– CHP Genel Merkezi’nin “CHP’li belediyelere karşı sürdürülen suçlama kampanyasına, gereken cevabı veremediğine dair” eleştiriler var; ne diyorsunuz?

K– Yapılanlar ve engellemelerle ilgili genel merkezden ciddi sosyal medya kampanyaları yürütülüyor. Ancak CHP’de şöyle bir tespit de yapılıyor: Genel Merkez’in başarısı belediyelere yansıyor. Ama belediyelerin başarısı aynı şekilde partiye yansımıyor. Bu süreçte belediye başkanları yıldızlaşıyor. CHP’nin sağ kesimden de oy alma yönünde yürüttüğü politikalar, başkanların CHP ile anılmaktan ziyade, artık illerde partinin geri plana düşmesi ve başkanların öne çıkması şeklinde tezahür ediyor. Bu yüzden genel merkez bu süreçte CHP’nin başkanları sahiplenmesi konusunda biraz daha bilinçli bir şekilde kenara çekilmiş olabilir mi? Olabilir. Bu Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisinin de politikada yöneticilerini, “sorumluluk verip, yaptıklarını izleme” şeklindeki yönetim biçimine uyuyor. Ama tabii CHP genel merkezi her zaman daha protest, sahaya dökülen, daha örgütlü bir muhalefet yapabilirdi. Sonuçta yasağa rağmen ekmek dağıtmaya bizzat genel başkan gitse, bunu polisin engellemeye kalkması, buna ilişkin görüntüler sade seçmen üzerinde kim bilir ne kadar etkili olurdu.

GÖZLEM– Cumhurbaşkanı Erdoğan “Geldiğimiz noktada salgını yatay seyre geçirmeye başladığımızı görüyoruz” dedi. Görüşünüz.

K– İktidarın salgına ilişkin verdiği rakamlarla ilgili çok ciddi soru işaretleri var. e-devlet’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi Vefat Bilgisi Sorgulama bölümünden günlük vefat sayılarına baktığınızda 1-15 Mart tarihleri arasında İstanbul’da 2019 yılında 3 bin 218 kişi, 2020 yılında ise 3 bin 171 kişi hayatını kaybetmiş. 2020’de bu dönemde ölen sayısı 2019’a göre yüzde 1,5 düşmüş. Yani aşağı yukarı aynı. Oysa 16 Mart ile 25 Nisan arasındaki verilere bakıldığında, 2019 yılında 8 bin 454 kişi ölmüşken, bu sayısı 2020 yılında 11 bin 798’e çıkıyor. Bir yılda yüzde 40’lık bir artış var! Günlük ortalama ölü sayısı bir yılda 206’dan 288’e çıkmış. 2019’a göre 2020’de toplam 3 bin 344 fazladan ölü var! Sadece İstanbul’da. Oysa Sağlık Bakanlığı’na göre 25 Nisan 2020 tarihine kadar tüm Türkiye’de coronavirüsten vefat edenlerin toplam sayısı 2 bin 706. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye’deki ölümlerin yarıdan fazlası (yüzde 54’ü) İstanbul’daydı. Eğer İstanbul’da coronavirüsten ölen sayısı yukarıda hesaplandığı gibi 3 bin 344 ise, tüm Türkiye’de ölenlerin 2 bin 706 değil 6 bin 145 kişi olması gerekiyor. Öte yandan Sağlık Bakanlığı’nın verilerinin doğru olduğu savıyla hareket edildiğinde, Türkiye’de salgındaki günlük vefat sayısının önceki on günlük ortalamanın altına indiği, dolayısıyla vefat sayısı itibarıyla zirve noktasının görülüp bir düşüşe geçtiği görülüyor. Bu da bizim daha önceden zirve noktası olarak tahmin ettiğimiz Nisan sonu – Mayıs başı takvimine uyuyor. Tabii koronavirüse bağlı vefat sayılarının 0 seviyesine inmesi için daha uzunca bir süre beklenmesi gerekecek.

GÖZLEM– Ankara kulislerinde bir “erken seçim beklentisi” var mı? “Birlik ve beraberliğin olması gereken” bir süreçte, sürdürülen “gerilim politikasını” bu sebebe bağlayanlar var; olabilir mi?

K– Şöyle bir algı var. AKP attığı her adımda bir erken seçim hesabı yapıyor. Örneğin toplumda tepki toplayan bakanların istifa ettirilmesi kimilerince iktidarın icraatını “temize çekmesi” anlamına geliyor. En son Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can’ın, “AKP’nin coronavirüs ile ilgili icraatının AKP’nin oy oranını yükselttiğine ilişkin sosyal medyadaki paylaşımları” aslında bu düşüncenin bir tezahürü. İktidarın aklında ekonominin daha da kötüleşeceği düşüncesiyle corona ile ilgili başarı algısı yaratıp erken seçime gitme düşüncesi olduğu ifade ediliyor, anlaşılıyor. İktidarın yaptırdığı anketlerde de sonuçların kendileri açısından gayet olumlu olduğu, AKP’nin bu süreci başarısız yönetmediği algısının seçmenlerde karşılık bulduğu ifade ediliyor. İstanbul Ekonomi Araştırma’nın anketine göre Nisan 2020 itibarıyla Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 48, Millet İttifakı artı HDP artı SP’nin oy oranı yüzde 42. (Ayrıca Gelecek Partisi 0.5, DEVA Partisi 0.3 görülüyor.) Öte yandan ekonominin bu kadar kırılgan olduğu, işsizliğin had safhaya ulaştığı, AKP politikalarının, son coronavirüs salgının da etkisiyle özellikle oy aldığı dar gelirli kesimi yalnız bırakmak zorunda kaldığı bir dönemde iktidarın bir erken seçim kararı alması bana hâlâ çok zor geliyor.

GÖZLEM– Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde danışmanlığını ve basın sözcülüğünü yapan Akif Beki, Karar Gazetesi'nde yayımlanan yazısında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “Din ve mezhep ayrımcılığı yaparak halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İBB Başkanı olduğu dönemde hapis cezası almasına yol açan ‘Din ve mezhep farkı gözeterek halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasını hatırlattığına” dikkat çekti. Beki, “İBB’nin hazırlattığı 23 Nisan kitapçığında yer alan görselde herhangi bir ayrımcılık ibaresi bulunmadığını, figürlerin üstüne oklarla din ve mezhep vurgusu ekleyenin İBB değil, iktidar destekçileri olduğunu ve asıl ayrımcılığı onların yaptığını” yazdı. Beki, “İmamoğlu’na, Erdoğan’la aynı suçtan soruşturma açtırılması tesadüf mü? Paralel bir mağduriyet hikayesinin pişirildiğine dair burunlarına hiç mi koku gelmiyor? Ya iktidara oyun oynanıyorsa… Destekçileri, iktidara geçmişini inkar ettiriyor, dün neyle suçlandıysa bugün aynı şeyle muhalefeti suçlatıyorlar” dedi. Görüşünüz?

K– Aklı selim hiç bir görüş sahibinin, ne kadar gönülden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP taraftarı olsa da, özellikle son süreçte CHP’ye ve CHP’lilere yakıştırılmaya çalışılan “paralel yapı” yaftasını makul ve gerçekçi bulabileceğine inanmıyorum. Nitekim AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, her ne kadar sonradan Erdoğan ile ters düşmesinin mümkün olmadığını açıklasa da, internetten yayınlanan ‘BideBunuDinle' programında Yavuz Oğhan ile Akif Beki'nin “FETÖ-PKK benzetmesi var CHP'li belediyeler için, bunun için ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Yok, bunu kabul etmemiz mümkün değil, yanlış olur” yanıtı vermişti. Ancak ben Erdoğan’ın oyuna getirilmekten ziyade, “paralel yapı” yakıştırmasını açıkça kendisi yaptığı için, bu tür suçlamaların da kendi mesajı sonrası şekillendiğini ve arttığını düşünüyorum. Öte yandan Ankara’da AKP kulislerinde çok sayıda üst düzey yönetici ve milletvekilinin, açıkça ifade edemeseler de, Erdoğan’ın bu yaklaşımını doğru bulmadıklarını ve partiye zarar verdiğini düşündüklerini de biliyoruz.

GÖZLEM– İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, durup dururken, “HDP ile PKK’yı özdeşleştiren ‘HDP, PKK’nın uzantısıdır’ açıklamasını” yaptı, Sizce sebebi ne olabilir?

K– İnfaz düzenlemesi ile ilgili İyi Parti sıkıntı yaşadı. Uzun süredir CHP ile olan ittifak İyi Parti’yi köşeye sıkıştırdı. HDP bir süredir CHP’ye açıktan destek veriyor. Özellikle belediyeler konusunda. Bu da İyi Parti’yi çok zor durumda bıraktı. İnfaz görüşmelerinde CHP ile İyi Parti bir araya geldi. HDP de buna “Hayır” deyince “İyi Parti’nin, HDP ile aynı blokta olduğu algısı” ortaya çıktı. Akşener’in çıkışı bu yüzden.

GÖZLEM– Diyanet İşleri Başkanlığı ile Baroları karşı karşıya getiren ve doğrudan “Anayasa’nın laiklik ve insan hakları şemsiyesi altında olan” bir konudaki karşılıklı suç duyuruları ve açıklamalar hakkındaki görüşünüz?

K– Şaşılacak bir durum değil. Pek çok konuda “ulema”yı referans alan Cumhurbaşkanı, burada da açıkça tarafını ifade etti ve “Diyanet İşleri Başkanı'mıza karşı kullanılan üslup İslam'a karşı kasıtlı bir saldırı halini almıştır. Saldırı, devletimize yapılan bir saldırıdır. ... Millete ve ülkeye hiçbir katkısı bulunmayan bu yalancı iftiracı siyasi anlayışın tamamen tasfiye olacağına inanıyoruz. Ülkemizde siyaset alanında yeni bir dönemin kapıları aralanacaktır. Artık tünelin ucu Allah'ın izniyle görüldü” diyerek kanımca bahsettiğiniz Anayasa’daki laik düzenin geleceğine ilişkin bir yol haritası çizdi. Bu noktadan sonra yargı nezdinde karşılıklı suç duyurularından hangilerinin etkili olacağını kestirmek zor olmasa gerek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Türkiye'de nereye meteor düştü? Meteor düşmesi nedir? Düşen meteor görüntüleri haberimizde. Türkiye'de birçok noktadan görülen meteor düşmesi haberi sosyal medyada hız...

Günlük Burç Yorumları Aşk 28 Mayıs 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

AK Parti Rize İl Başkanı İshak Alim, bölgenin yerel televizyonu Çay TV'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yayına bağlanan Rize Valisi Kemal Çeber ise Alim'...

Günlük Burç Yorumları Aşk 27 Mayıs 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Twitter hesabından yapılan paylaşımla iktidarın gündemine oturdu. Soyer'in hesabından atılan tweet ve sonrasında yaşananl...

Günlük Burç Yorumları Aşk 26 Mayıs 2020 Salı. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Çilek sosyal medyada dolaşan bir video nedeniyle Twitter'da gündem oldu. Dolaşan videoda çileğin içinden kurtçuklara benzeyen böcekler çıktığı görülüyor. Sosyal medya ...

Yazarlar
Website Security Test