Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyasetin gündemini tartışmaktan sorunların çözümünü konuşamıyoruz

9.5.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yayın kurulu üyemiz ve yazarımız Emekli Albay Soner Aydın, Türkiye'de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

Bunca sorun arasında yeni bir gündem oluşturmayı yine başardık. Yeni gündemimiz “darbe”. Bilen de bilmeyen de inanan da inanmayan da tartışmaya katıldı. İktidar ve iktidara yakın taraf; Özgür Özel’in “saray rejiminin, saray düzeninin sonu geliyor…” ve Canan Kaftancıoğlu’nun “Önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde… İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır” sözlerinin bir darbe beklentisi, darbe sinyali olarak sarf edildiğine halkımızı inandırmaya çalışıyor. Buna karşılık muhalefet kanadı ve muhalefete yakın duranlar bu sözlerin darbeyle ilgisi olmadığını ispat etmek için çabalıyor. Günlerdir bu tartışmayla yatıp kalkıyoruz. Üstelik tartışmayı da bilmiyoruz. Tartışma somut veriler üzerinden değil genel, yüzeysel siyasi polemiklerle, kavga tarzında yapılıyor. Siyasete özgü bu tartışma yöntemiyle konuyu özünden saptırıp, darbeden başka her konuya giriyoruz. Öyle ki; tartışmayı cumhuriyetin kuruluşuna kadar götürenler bile var. Bazılarıysa ait olduğu camia adına “haddini bildirmekten”, “boğazın sularının serin ve derin olduğundan” bile bahsedebiliyor. Siyasi rakiplerin birbirlerini düşman gibi göstermesini yadırgamıyor, kınayamıyoruz. Kimse bu çıkışların toplumda nasıl duygular oluşturacağını, insanları nasıl birbirine düşman edebileceğini, asıl önemlisi milletin devletine, siyasetçisine ve birbirine güvenini ve insanımızın moralini nasıl etkileyeceğini düşünmüyor, hesap etmiyor. Ülkemizin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü hedef alanların bu durumdan nasıl yararlanacağını düşünen ve tartışan da yok. Bu tablodan benim çıkardığım sonuç; birileri bilinçli ya da bilinçsiz her yöne çekilebilecek bir cümle sarf etmiştir, diğerleri bunu gündemimizi değiştirmek, asıl sorunların üzerini örtmek için fırsat olarak kullanmaktadır. Sanki iki taraf da adeta tek merkezden yönlendiriliyormuş gibi…

Ülkemizde 1950 yılından bu yana siyasetçinin üslubu, yöntemlerdeki yanlışlıklar, siyasi sistemimizin ve devlet yönetimimizin hata ve eksiklikleri, Atatürk’ün ortaya koyduğu kurucu değerlerimizden uzaklaşmamız ve ortak milli değerler etrafında birleşmekteki başarısızlığımız iç ve dış çıkar odakları tarafından sürekli istismar edilmiş, darbeler ve darbe sonrasında kurulan sistemler ülkemize yarar sağlayamamış, bu günlere gelinmiş ve sonuçta derin bir darbe korkusu oluşturulmuştur.

Bence darbeler döneminin artık kapanmış olması gerekir. Bunca darbe tecrübesinden sonra gereken önlemlerin alınmış olması, darbe teşkilatlanmalarını erken haber alacak istihbarat sisteminin kurulmuş olması, güvenlik güçlerinin muhtemel kalkışmalara karşı hazırlanmış olması gerekmektedir. Ben; bunca yıldır devlet yönetiminde, TSK’da, emniyette, bürokraside ve hukuk sistemimizde yapılan yapısal değişikliklerin ve kadrolaşmanın boşuna olmadığını, hatta bunun ötesinde, darbeye karşı sivil mukavemetin bile planlamış ve hazırlanmış olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle; kimsenin darbe yapmayı göze alamayacağı, kalkışsa bile başaramayacağı, halkımızı birbirine düşüreceği, daha derin sorunlara neden olacağı ve herkesin de bunun farkında olduğu kanaatindeyim.

Bu tartışmaların bende bıraktığı izlenim; bazı siyasetçilerin nerelere çekilebileceğini, nasıl istismar edilebileceğini hesap etmeden konuştukları, bazılarının kabadayı üslubuyla rakiplerine tehditler savurarak kendilerini topluma kabul ettirebilecekleri yanlışında ısrarcı oldukları ve ülkemizin hayati sorunlarını milletimizin dikkatinden kaçırmak için temelsiz konuların gündeme getirildiğidir. Ülkemizde siyasetçinin gündemini tartışmaktan, ülkemizin sorunlarına çözümü konuşmaya sıra gelmemektedir. Belki de kimsenin sorunlarımızın nasıl çözüleceği konusunda bir fikri, bir projesi yoktur. Siyasette sanki herkes yerinden memnunmuş gibi, kaygılarının tabanı genişletmekten ziyade mevcut seçmen sayısını korumak olduğu görüntüsü verilmektedir.

Siyasi rakipleri darbeci, vesayetçi, terör yanlısı gibi göstermenin ülkemize hiçbir yararı ve halkımızın çok büyük kesiminde karşılığı yoktur. İçinde bulunduğumuz koşullarda halkın kutuplaştırılması, memnuniyetsiz kitlelerin artması, iç ve dış politikada tıkanıklıkların aşılamaması, sorunların çözümü yolunda milli birlik oluşturulamaması halinde darbe değil ama Allah korusun dışarıdan müdahaleye varabilecek bir iç çatışma bile yaşayabileceğimiz gözden uzak tutulmamalıdır. Bizim başımıza gelmez denmemelidir. BOP’un hedefinde olan Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da; maruz kaldıkları iç ve dış etkiler sonucunda düzenleri bozulan, bunca yıldır devlet yapısını oturtamamış, halkının huzur ve güvenliğini tesis edememiş petrol zengini ülkelerin benzer süreçten geçtikleri akıldan çıkarılmamalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Yazarlar

Tecrübeli gazeteci, Sözcü yazarı Uğur Dündar'ın yıllar önce bir röportaj sırasında attığı yumruklar sosyal medyada gündem oldu.

Günlük Burç Yorumları Aşk 5 Haziran 2020 Cuma. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Günlük Burç Yorumları Aşk 4 Haziran 2020 Perşembe. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Dezavantajlı şartlarda yemek pişirip Instagram fenomeni olan Taha Duymaz sosyal medyanın gündeminde. Taha Duymaz çektiği videolarla sosyal medyayı ikiye böldü.

Günlük Burç Yorumları Aşk 3 Haziran 2020 Çarşamba. Astroloji tüm burçlar ve yükselenleri.

Simpsons çizgi filmi yine geçmişte yaptıkları bölümlerden kesitlerle gündemde. ABD Başkanı Donald Trump'ın öldüğü sahne ve polis binasının yakılması bugün tekrar payla...

Yazarlar
Website Security Test